Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
BİR DÜŞ BİR GERÇEK
BİR DÜŞ BİR GERÇEK

            “Kim demiş ki olmaz diye?/  Yeter ki sen candan iste, Bir ışık ver gözlerime, / Ötesini hiç düşünme!.. ” Olur olur, bal gibi olur…
             Çocukluğumuzda değerli sanatçımız Asu Maralman’dan, ne kadar da keyif alarak, dinler ve söylerdik bu şarkıyı. Birde hayatımızın içerisinde, hayale dokunmak var. İşte şimdi ben, tam da onun ortasındayım!
            Oldum olası içimdeki binlerce çocuklarım, onlara hayallerim ve bir insan olarak sorumluluklarım. Yazma eylemine soyunduğum sürede, hayatımın içerisinde ki tüm biriktirdiklerimden feyz alarak hep faydalı işler içerisinde bulunmak istedim. Sevgi ile yazılmış ilk romanımın hayalleri,  tek tek gerçek oldu.
            Düşünsenize bir kütüphane açılıyor, bambaşka bir şehirde. Kurdelası kesilirken, kütüphanenin yapılışında büyük emeği olan bir iş adamı kütüphaneye giren ilk kişi ve elinde benim kitabım Meşk - i Nar…
            Meşk - i Nar adlı romanımın yolculuğu sırasında, sevgi duraklarında beni bekleyen dostlar oldu. Onlara hep teşekkür ettim ve yaratanıma da şükürlerimi sundum. Önce Marmaris, Marmaris’ten İzmir, İstanbul, Bursa ve daha birçok yerler ve özel kişiler.
            Bu yılın Mart ayında; Marmaris’te yollarımızın kesiştiği ancak birbirimize yeterli zaman ayıramadığımız Bursa Başöğretmen Ortaokulu Müdürü çok sevgili Hatice Özdemir öğretmenimiz vedalaşırken, “ Ne çabuk bitti zaman, ancak görüşmeliyiz!” dediğinde, “ Hocam, beraber çok güzel işler yapacağız.” demiştim.
            Uzaktan da olsa görüşmemizi hiç koparmadık sevgili öğretmenimle, dün Bursa Osmangazi’de; tertemiz yüreğini okulunun her köşesine koymuş bir canı, yeniden gördüm ve yaşadım. Başöğretmen Ortaokulu, her anlamda çok başarılı ve daha da başarılı olacak bir okulumuz.
            Beni bu yolculuğumda yalnız bırakmayan; Müzikolog  Yazar dostum Akın Ok ile birlikte, “Bir düş bir gerçek” projesinde bin kişilik okulun kütüphane açılışında,  yüreğimizce ve tüm ruhumuzla orada çocuklarımıza ve geleceğimize ışık olabilmenin haklı gururunu yaşadık.
            Gerçek gönüllüler olmasa ne kadar yol alınabilinir ki hayatta?..
            Kütüphaneye ismi verilen hayırsever iş adamı Ulvi İslamoğlu gibi aydınlar, Hatice Özdemir ve geçen yıl bu hayalin temelini atan eski okul müdürü Namık Budak gibi öğretmenler ve biz düş kurucuları olmasa… Var etmeye çalıştığımız zenginlik, aslında gerçek özümüzün birbirlerimize yansıması.
            Hatice öğretmenimin Marmaris’teyken aldığı kitabımı, kendi kütüphanesine koyması ve “ Gel gel!..” diyerek,  en güzel köşede bana göstermesi, o kitabı odasında bekleyen öğretmenlerinden birinin fark edip etkilenerek okuması, bir günde heyecanla bitirmesi, aynı heyecan ile Ayfer Erden öğretmenimin beni merak ederek görmeye gelmesi, Marmaris’teyken; turnuvaya gelen ve şampiyon olan Bursa Başöğretmen Ortaokulu Kız Basketbol  Takımı sporcusu öğrencilerin beni görerek heyecanla yanıma koşmaları. İşte bu duygular, gözlerimden yaşları akıtan özel ve güzel duygular…
            Yazacak hep çok şey var aslında. Gezecek çok okul, dokunulacak çok güzel yürekler. Kaç gündür içimde çocuklara ulaşabilmenin, onlara bir şey bırakabilmenin telaşıyla içimde beni ben yapanlardan bazıları, konuştu durdu.
            Önce, “Çocuklar” lafını duyar duymaz Nazım sözü ele aldı. Onu duyunca, “ Benimde Anadolu çocuklarım var.” dedi Arif. “Çocuk varsa sevgi olmaz mı?” dedi Süreya. Arkasından “Sen varsan, bende varım.” dedi Uyar. Ne yani hepiniz toplanıyorsunuz da, “Adadayım diye bir ben mi eksik kalacağım!” deyiverdi, Abasıyanık. Bach, “ Geleceğe dair sözlerim var, dışarıdan da bari ben olayım” dedi. Asaf usulca seslendi, “ Beni unutma emi!”. “Eee onlar geliyorsa, havada karada ben de muhakkak varım.” dedi Kemal. “ Hepsi tamam sa bende müziğimi, masallarımı yüklendim geliyorum.” dedi Ok…
            Sözün kısası;  Bursa Başöğretmen Ortaokuluna vardık. Ulvi İslamoğlu Kütüphanesi’ne girdik, sola döndük. OKU yazısı şeklinde tasarlanmış, dekore edilmiş kütüphanede, çerçevelenmiş son halleriyle mavi rengin tam ortasında bizi beklemiyorlar mı!..
            Yani kısaca diyeceğim o ki: “Yeter ki sen candan iste, Olur, olur bal gibi olur.” Bal öğretmenim Sevgili Hatice Özdemir ve ekibi ayrıca hayat  yolculuğumda beni hiç yalnız bırakmayan yaratanıma sonsuz şükranlarımla.
                       Yazar Emel Seçen

_____________

MÜŞTERİNİZ BİZDEN
KAZANMAK SİZDEN!.. 
Tıklayın!
http://www.marmarisbulten.com/Haber/musteriniz_bizden_kazanmak_sizden/

BİR DÜŞ BİR GERÇEK
tarih Tarih: 23.09.2014, 23:41 okunma Okunma: 1742
Yorumlar
Her şey çok güzeldi.Bir masal yaşadım sanki.
Tarih: 17.01.2015 - 00:33 | Gönderen: Hatice Özdemir
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales