Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
MUĞLA BAROSU: İÇ GÜVENLİK PAKETİ ANAYASAYA AYKIRI
MUĞLA BAROSU: İÇ GÜVENLİK PAKETİ ANAYASAYA AYKIRI

                Muğla Barosu; önümüzdeki günlerde TBMM’nde görüşülecek olan, İç Güvenlik Paketi’ne karşı bir açıklama yaparak, “Yapılmak istenen değişiklikler; kamu düzenin korunması ihtiyacının değil, toplumsal muhalefete olan tahammülsüzlüğün ürünüdür. Temel hak ve özgürlükleri zedeler niteliktedir, anti demokratiktir, Anayasaya aykırıdır.” dedi.
                Muğla Barosu Başkanı Avukat Cumhur Uzun imzalı bugün ( 7 Şubat 2015) yapılan açıklamada; “İçişleri Bakanlığı’nca hazırlanan ve 03/11/2014 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile TBMM Başkanlığı’na sunulması kararlaştırılan 1/995 sayılı “Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı“, önümüzdeki günlerde TBMM’de görüşülmeye başlanacak olması nedeni ile tekrar gündeme gelmiştir.  Kamuoyunda iç güvenlik paketi olarak bilinen bu tasarıya, mecliste henüz komisyon aşamasında iken, 10.12.2014 tarihinde yapmış olduğumuz basın açıklaması ile düzenlemeye karşı olduğumuzu duyurmuştuk.

                  Basın açıklamamızın ilgili bölümlerini, tasarının yeniden gündeme gelmesi ve önemine binaen, meslektaşlarımız ve kamuoyu ile yeniden paylaşmak istiyoruz; “Son dönemdeki yasama faaliyetlerinde,  Kamuoyuna tartışma imkânı tanımadan, doğrudan ilgili kurumların dahi görüşü alınmadan,  çoğunluğa sahip olmanın rahatlığıyla yargı erki ile sürekli oynanmaktadır. Halen mecliste bulunan ve kamuoyunda iç güvenlik paketi olarak bilinen yasa tasarısı da baromuzca  bu kapsamda ele alınmış ve  kaygıyla karşılanmıştır. Ülkemizde toplumsal muhalefet ne zaman yükselse, bu muhalefeti bastırmak için hemen polisin yetkilerini artıracak yasal düzenlemeleri gündeme getirildiğini görmekteyiz. Polisin yetkilerini artırmanın gerekçesi, daha doğrusu bahanesi bu kez de 6 - 7 Ekim Kobane Eylemleri olmuştur.

                İç Güvenlik Paketi olarak bilinen düzenlemeler ile; 1-  Polise bireysel suçlarda 24 saat, toplu suçlarda 48 saatlik gözaltı yetkisi verilmek istenmektedir. Mevcut durumda ‘’gözaltı’’ kararını savcı verir. Tasarıda ise, polise yakaladıklarını savcıya haber vermeden 24 saat (toplu suçlarda 48 saat) alıkoyabilme yetkisi verilmek istenmektedir.  Bu adım, pratikte gözaltında geçen ilk 24 saatin (toplu suçlarda 48 saatin) yargısal denetimin tamamen dışına çıkması anlamına gelecektir. Mevcut durumda savcı ve yargıç denetimi varken dahi birçok işkence vakası yaşanırken, ilk 24 saati yargısal denetimden kaçırılmış bir gözaltı kurumunda işkence vakalarının artması sürpriz olmayacaktır. Bu nedenle, bu değişiklik teklifi, açıkça işkence ve kötü muamele konusunda polise açık çek verilmesi anlamına geliyor.

                  2- PVSK’nın 4/A maddesindeki yapılmak istenen değişiklikle, 2007 yılında polise verilen, şüpheli bulduğu kişileri ve araçları durdurma yetkisi genişletiliyor ve durdurulan kişilerin üzerlerinde ve araçlarında, hakim kararı veya savcı emri olmaksızın, kolluk amirinin sözlü emri ile arama yapılmasına izin veriliyor. Böylece, polise, dilediği kişiyi durdurma, üzerinde, eşyalarında ve aracında, hakim ve savcı kararı olmaksızın, yalnızca kolluk amirinin sözlü emri ile arama yapma yetkisi veriliyor. Her ne kadar aynı maddede, yapılan arama işleminin 24 saat içinde hakim onayına sunulacağı belirtilmekte ise de bu hüküm, polisin keyfi davranışlarını engellemekten uzaktır. Üstelik, PVSK’nın 4/A maddesinde polisin kişileri ve araçları durdurması ve arama yapabilmesi için, makul şüphe bile aranmamakta ‘’mesleki tecrübeye dayalı yeterli şüphe’’ yeterli görülmektedir.

                3-Polisin olaylara müdahale ve silah kullanma yetkisinin artırılması da yapılmak istenen düzenlemeler arasında.2007 yılında Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda (PVSK) yapılan değişiklikle polisin silah kullanma yetkisinin artırılması ve duraksamadan ateş etme yetkisi verilmesiyle birlikte, 2007 yılından bu yana polisin silah kullandığı olaylarda 200’e yakın kişinin hayatını kaybettiğini de düşündüğümüzde bugünkünden daha kötü bir tabloyla karşılaşacağımızı tahmin etmek zor olmasa gerek.

                4- Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 23 ve 33.maddelerinde değişiklik yapılarak, ‘havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı olanlar dahil; demir bilye ve sapan’ ibarelerinin eklenmesi ve bunların da ateşli silah sayılması, bu maddeleri kullanmasalar bile taşıyanlara 4 yıla kadar hapis cezası verilmesi ve bu suçların CMK’nın 100.maddesindeki tutuklama için öngörülmüş kataloga eklenerek tutuklamaya başvurulmasının kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.
               5- Toplantı ve gösterilere maskeyle veya yüzü kapatan benzeri şeylerle katılmanın cezası artırılmakta ve 2,5 yıldan 4 yıla kadar hapisle cezalandırılacağı öngörülmektedir. Ülkemizde polis ve idare, yürüyüşleri engellemek için tüm bir şehrin ulaşımını durdurmakta, tamamen barışçıl dahi olsa birçok gösteriyi dağıtmakta ve bunu yaparken aşırı güç kullanmakta hiçbir beis görmemektedir. Bu durumda asıl, kolluk kuvvetlerinin davranışı bir insan hakkı ihlali teşkil ederken, getirilmesi düşünülen uygulama ile sadece kendisini korumak için yüzüne mendil tutanların, ağızlarına maske takanların dahi ağır cezalarla cezalandırılmaları öngörülmektedir. Yapılmak istenen tüm bu değişiklikler, her ne kadar ‘’özgürlük-güvenlik’’ dengesi veya uyumu gibi sözlerle sunulsa da bu değişikliklerin yasalaşması halinde temel hak ve özgürlüklerin ciddi şekilde sınırlanacağı, bireylerin hukuki güvenliğinin zedeleneceği açıktır.

                Ayrıca tasarı ile; Kolluğa, adli makamların emri dışında idari makamdan da emir alma zorunluluğu getirilmektedir.  Savcı tamamen devre dışı bırakılarak, makul şüphe adı altında, emniyet müdürü/amirinin ya da vali ya da kaymakamın emri ile polise gözaltına alma yetkisi verilmektedir. Adli kolluk çift başlı idare arasında sıkıştırılmaktadır. Valilere, soruşturmayı takip edip polise talimat verme yetkisi getirilmektedir. Anayasa’nın 120. Maddesine aykırı şekilde, Valilere sokağa çıkma yasağı koyma yetkisi verilmektedir. Birden fazla il için sokağa çıkma yasağının İçişleri Bakanlığı tarafından tesis edilmesi düzenlenmektedir.

                 Yapılmak istenen değişiklikler; kamu düzenin korunması ihtiyacının değil, toplumsal muhalefete olan tahammülsüzlüğün ürünüdür. Temel hak ve özgürlükleri zedeler niteliktedir, anti demokratiktir, Anayasaya aykırıdır. Meclisteki sayısal üstünlüğe dayanarak, Yargıya yapılan müdahaleler zincirinin yeni bir halkası, yürütmeye bağlı yargı yaratma gayretinin devamı olması nedeniyle tasarı kuvvetler ayrılığı prensibine de aykırıdır. Bu haliyle tasarıya karşı olduğumuzu ve başta Avukatlık kanunu olmak üzere yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde, mücadele edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla duyururuz” denildi. AjansSevgi Marmaris

_____________

 

MÜŞTERİNİZ BİZDEN
KAZANMAK SİZDEN!.. 
Tıklayın!
http://www.marmarisbulten.com/Haber/musteriniz_bizden_kazanmak_sizden/

MUĞLA BAROSU: İÇ GÜVENLİK PAKETİ ANAYASAYA AYKIRI
tarih Tarih: 07.02.2015, 15:45 okunma Okunma: 1071
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales