Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
MARMARİS CHP KADINLARI ÖZGECAN İÇİN BULUŞTU
MARMARİS CHP KADINLARI ÖZGECAN İÇİN BULUŞTU

            Adalıoğlu: “AKP iktidarında, ülkemiz devasa bir ‘kadın mezbahası’ haline getirilmiş, Ahlak ve namus söylemleri ile kirletildi, derin bir kan denizine dönüştürüldü!..
            Gürgan:” politiktir kadın cinayetleri. İktidar ilişkisinin bizim küçük hayatlarımıza yansımasıdır. Baba, koca, eş, sevgili. Canı isterse dövebilen, canı isterse öldürebilen, ‘Öyle yaşamayacaksın, böyle yaşayacaksın’ diyebilen muktedirin evlerdeki, sokaklardaki prototipidir.


            Cumhuriyet Halk Partisi Marmaris İlçe Kadın Kolu üyeleri, Mersin’de hunharca bir cinayetle katledilen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ı anmak ve cinayeti protesto etmek için bugün (16 Şubat 2015) 19 Mayıs Gençlik Meydanı’nda toplandı.
            Yaklaşık 50 kişinin katıldığı buluşmada, basın açıklaması yapan İlçe Kadın Kolu Başkanı Canan Adalıoğlu;” Yüreği bu hunharca katliama dayanamadığı için burada bulunan değerli dostlar, Bu gün burada Özgecanımız ve Özgecan gibi, çığlıklarını kulaklarımızda sürekli duyduğumuz, binlerce, on binlerce kadın için bir araya gelmiş bulunuyoruz. AKP iktidarında, ülkemiz devasa bir ‘kadın mezbahası’ haline getirilmiş, ahlak ve namus söylemleri ile kirletilmiş, derin bir kan denizine dönüştürülmüştür. Hepimiz çok öfkeliyiz, hepimiz çok üzgünüz, hepimiz mağduruz. Mevcut İktidar eliyle yürütülen bu mağduriyet durmadıkça da öfkemiz ve kızgınlığımız durmayacak. Tabi ki tepkilerimiz de durmayacak, İktidar biz kadınlardan korksun, artık bıçak kemiğe dayandı. Bu daha başlangıç, bundan sonra mücadelemiz durmaksızın devam edecek.” dedi.
            Söz alan CHP Muğla Milletvekili Aday Adayı Müjgan Gürgan da;”Sizleri Bu gün Annelik ve Kadınlık Duygularımla Selamlıyorum. Halk Ozanımız Neşet Ertaş Der ki, Kadınlar İnsandır, Biz de İnsan Oğluyuz.” Bu nedenle; Her Öldürülen Kadınla İnsanlık bir kez daha Ölüyor!..  Öncelikle ben bir anneyim ve anne duyarlılığıyla hissettiğim acının ve hiddetin içerisinde dönüp duruyorum. Biliyorum ki kızımız Özgecan'ın acılı ailesine söyleyeceğimiz hiçbir şey onları teselli etmeyecek, acılarını hafifletmeyecektir.  Bir anne olarak; kızımız Özgacan'ı bu kadar ahlaksız ve acımasız bir saldırıda kaybetmiş olmaktan ve genç kızımıza yapılanlardan dolayı, sorumluluk duyan her Türk vatandaşı gibi üzülerek özür diliyorum. Bir kadın olarak, toplumun hassasiyetleriyle oynandığını ve kadının elinden hak ve özgürlüklerinin alınmaya çalışıldığını görüyor ve karşı karşıya kaldığı her türlü şiddete yeter artık diyerek karşı duruyorum. Biz kadınlar, özgürlük ve haklarımızı söke söke almasını da biliriz elbet. Kadınlarımız aslında naif oldukları kadar da güçlüler. Buna inanıyorum. Kadınlarımızın yasama ve yürütmede gerektiği şekilde çoğunluğu sağlamalarının günü geldi. Sürekli erkeklere öncelik tanımanın zamanı geçti. Kadını ötekileştiren, özgürlüklerini ve haklarını elinden almaya çalışan zihniyete karşı içimizde var olan güçle mücadele edebiliriz. Kadın cinayetlerindeki ve kadına yönelik şiddetteki korkunç artış, ne yazık ki topluma yön verenlerin dilindeki tecavüzle başlamaktadır.

Hepimiz gayet iyi biliyoruz bu ülkede kadın olarak nefes almanın ne kadar zor olduğunu, günden güne ne kadar daha zorlaştığını. Kadınlar daha yüksek bir sesle haykırıyor bir kez daha, ‘Kadın cinayetleri politiktir’ diye. Evet, politiktir kadın cinayetleri. İktidar ilişkisinin bizim küçük hayatlarımıza yansımasıdır. Baba, koca, eş, sevgili. Canı isterse dövebilen, canı isterse öldürebilen, ‘Öyle yaşamayacaksın, böyle yaşayacaksın’ diyebilen muktedirin evlerdeki, sokaklardaki prototipidir. ‘Kadına seçme ve seçilme hakkını ilk biz verdik’ diye böbürlenen bir ülkede, seçimleri yapanlar daima erkekler oldu. Ne seçmemiz istendi ne de seçilmemiz aslında. Epey zamandır istemediği gebeliği sonlandırmasından, ne giyeceğine, nasıl konuşacağına, nasıl güleceğine kadar kadınların hayatına dair her konuda ahkam kesen yine sizler ve bir kısım işbirlikçiniz kadınlar… ‘Batı’nın teknolojisini alalım ama ahlakını almayalım’ diye diye cep telefonlarından tecavüz izleyen, chat odalarında 12 yaşında kız çocuğuna musallat olan ucubelerin ortalıkta gezdiği bir toplum yarattınız. Bir erkeğin annesinin diz kapağından dahi tahrik olabileceğini utanmadan söyleyebildiniz. Hamilelerin sokağa çıkmasının edepsizlik olduğunu ileri sürdünüz, 6 yaşındaki kız çocuğuyla evlenmek mümkündür, zifaf ergenliğe ulaşınca olur diyebildiniz. Kızlı erkekli okumayı tahrik edici bulduğunuz için yasaklamaya çalışmaktasınız. Kadını eve kapatıp sadece çocuk doğurmasını istiyorsunuz. Kadın erkek eşitliğine inanmadığınızı haykırıyorsunuz. Yüce dinimizi siyasi bezirgânlıklarına ve ticaretlerine alet eden zihniyetin sonucu olarak bu cinayetler yaşanmaktadır. Oysa ki dinimizin, her şeyden önce bireyin özgür iradesiyle seçimlerini yapması gerektiğinin altını çizdiğinden hiç bahsetmiyorlar. Bu zihniyetin kurgulamış olduğu oyun çok tehlikeli bir oyundur. Bu zihniyetin uzantısı olan bazı kişiler utanmadan, üzüntü duymadan bizlerin bu tür olayları kanıksamamızı istedikleri gibi, bizleri susturmak da isteyerek "Çenenizi kapatın" diyebiliyorlar. Bunu söyleyen bir kadın olamaz. Hatta sağlıklı bir insan da olamaz. İslam dinine inanmış da olamaz. Bu olayı sıradanlaştırmalarına izin vermeyeceğiz. Sizlere buradan kadın sözü veriyorum; bu olayın takipçisi olacağım. Sizlerden, yani tüm kadınlardan da takipçisi olmanızı istiyorum. Tecavüz, cinsel istismar da dahil olmak üzere, kadına yönelik şiddetin gün geçtikçe arttığına, kadın cinayetlerinin önlenmesinde hiçbir şekilde yol alınamadığına ve durumun giderek kötüleştiğine üzülerek şahit oluyoruz. Bunun temel gerekçesinin kadınları hayatın her alanında ikincilleştiren söylemlerin politik olarak benimsenmesi ve bu söylemlerin bilinçli olarak ön plana çıkarılmasıyla doğrudan alakası olduğunu biliyoruz. Kadın-erkek eşitliğini sağlamak için bütüncül politikalar üretilmedikçe, failler caydırıcı bir şekilde cezalandırılmadıkça ve toplumda yükselen şiddet kültürüne karşı önlem alınmadıkça bu sorunun çözülemeyeceğine inanıyoruz.
             Bu kapsamda; 1) Özgecan Aslan'a tecavüze yeltenip, yakıp, genç yaşta hayatına son veren faillerin Türk Ceza Kanunu’nun öngördüğü en ağır yaptırımla cezalandırılmasını istiyoruz. Soruşturmanın ve dava sürecinin şeffaflıkla ve yasalara uygun biçimde yürütülmesini talep ediyor, bu ve benzeri olayların tekrar etmemesi için tüm ilgili kurumları acilen sorumluluk almaya davet ediyoruz.
            2) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumları; kadınların güçlendirilmesi ve kadın - erkek eşitliğinin sağlanması için acil harekete geçmeye ve bu süreçte kadın hakları ve kadına yönelik şiddet konularında deneyim sahibi sivil toplum kuruluşlarını dikkate almaya çağırıyoruz.
            3) Kadına yönelik şiddetle mücadelede İstanbul Sözleşmesi ve CEDAW Sözleşmesi başta olmak üzere ilgili uluslararası sözleşme ve belgelerin dikkate alınmasını istiyoruz.
                İnsan Haklarının, en temeli olan Yaşama Hakkının kadınların elinden alınmasını istemiyoruz! Tecavüzden, şiddetten ölen bir kadın daha istemiyoruz.” dedi. Ata SEVGİ AjansSevgi Marmaris

_____________

MARMARİS'TE
NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR?..
Tıklayın!
www.marmarisbulten.com/Haber/marmariste_nereye_gidilir_nerede_kalinir/

_____________

MÜŞTERİNİZ BİZDEN
KAZANMAK SİZDEN!.. 
Tıklayın!
www.marmarisbulten.com/Haber/musteriniz_bizden_kazanmak_sizden/

MARMARİS CHP KADINLARI ÖZGECAN İÇİN BULUŞTU
tarih Tarih: 17.02.2015, 01:20 okunma Okunma: 925
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales