Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
KOCAM ÇOCUK İSTEMİYOR AY KEDİ Mİ ALSAM?
KOCAM ÇOCUK İSTEMİYOR AY KEDİ Mİ ALSAM?

                Okullar yarıyıl tatilinde olduğu için; yoğun yüzme antremanları arasında kızım, arkadaşları ile birkaç saatlik bir program yaptılar ve ben de Bağdat Caddesinde bir kafeteryada elimde kitabım, kahvemi içerek onları bekliyorum.
                Ortam  oldukça kalabalık,  malum İstanbul burası… İçeri girenler, çıkanlar, sohbet edenler, sadece masada oturup sosyal medyalarında kaybolup yitip gidenler, derken bin kafadan binbir ses ortalığı çınlatıyordu.
                Az sonra genç bir kız  elinde kahvesiyle yan masama  geldi oturdu. Zaman geçmek bilmiyor derken, o kızın yanına bir arkadaşı daha geldi. Selamlaşmalar, öpüşüp koklaşmalar ve iki kız başladı sohbete. Çok geçmeden sohbetten sıkılınca biraz diğerleri gibi onlar da sosyal medyalarında kayboldular, kahvelerini yudumlarken…
                İlk gelen kızın arkadaşına can alıcı sorusunu duyduğum an; meraktan okuduğum kitabın olduğum satırında durdum kaldım öylece. Okumak istiyorum ama okuduğumdan bir şey anlamadığımı fark ettim?.. Aahh bu merak, ah!..
                Sonradan gelen kız;_”Canım bugün üçüncü kahvem bu, senden sonra da bir kahve sözüm daha var.”
                _  Kahve içmek iyidir insanı zinde tutar.  Canım siz çocuk yapmayacak mısınız?
                _  Ay bilemiyorum ki, aşkım istemiyor! “Evlendik artık,  daha ne çocuğu?” Boş ver yiyelim içelim, eğlenelim, yaşayalım” diyor.
                _ Peki sen istemiyor musun?
                _  Ay valla kocam istemeyince bende istemiyorum, acaba kedi mi alsam?
                Bir anlık şaşkınlıkla dinlemeye devam ederken ben, ilk gelen kız yeniden soruyor:
                _  Peki çalışmayı düşünmüyor musun?
                _  Bilmiyorum… Böyle iyi ya, ayrıca eşim de çalışmamı istemiyor.  Ne gerek var diyor. Ay canım kedi alsam?..  Onun da kılları var dökülür mü, kumunu nereye koyarım diye de düşünüyorum. Acaba bakabilir miyim, ay ne zor işler bilemedim ne yapacağımı?!.”
                Dönüp kızlara bakıyorum, çocuk istemeyen öylesine kendi halinde bir kız işte. İçimden, “Şunlara doğru sandalyemi çevirsem, “Ah güzellerim, siz yanlış düşünüyorsunuz, bak daha yaşamın başındasınız, böyle günde kaç kafeterya gezerek kahve içip vakit öldüreceksiniz, kocan nefes alma dese onu da almayacak mısın desem,  on yıl sonra kocan, “Senden sıkıldım seni de artık yaşamımda istemiyorum!” dediği zaman,  senin yaşamında elinde tutulur ne kaldı diye baktığında vakit çoktan geçmiş olacak desem… Acaba  burada benim saçımı başımı yolarak gönderirler mi gibi düşüncelere dalmışken telefonum çaldı ve  arayan kızım tabii ki, “Anne hadi gel, eve gidelim” diyor!..
                Ve ben de nereden aklıma geldiyse artık,“Ah kızım tam sohbetin dibine vuracaktık, sen aradın ya!” diyorum. O anda yan masa kızlarının bakışlarını üstümde hissediyor ve toplanarak kızlara, “Size iyi günler” diyor ve kafeteryadan ayrılıyorum.
                Sözüm doğrudan kafeterya gençliğine bu kez. Ben sizi  anlayamadım, ne yiyor ne içiyorsunuz, kitaptan uzak o sosyal medyada ne buluyor, neler okuyorsunuz da yaşamınıza  yön vermeyi bu kadar çok erteliyorsunuz?..
                Asla unutulmamalı, “Gençlik; yalnızca geçip giden dün gibidir, yarınlara eremeden…”
                                     
                         Yazar Birsen Tankaya Dinç - İstanbul

____________________________________________
TATİLDE NE NEREDE NEREYE? Tıklayın!..
www.marmarisbulten.com/Haberler/ne_nerede_nereye/ 

MÜŞTERİNİZ BİZDEN KAZANMAK SİZDEN!.. 
REKLAM TANITIM HABERLERİ 
tıklayın!        
www.marmarisbulten.com/Haberler/Tanitim_Reklam_Haberleri/

KOCAM ÇOCUK İSTEMİYOR AY KEDİ Mİ ALSAM?
tarih Tarih: 01.02.2018, 00:42 okunma Okunma: 2204
Yorumlar
Süper bir yazı olmuş yüreğinize sağlık, bu kadınlarla aynı havayı teneffüs etmek bile bana çok ağır geliyor, zavallılar bunlar çoçukta yapmasınlar kedide almasınlar asalaklar kahve köşelerinde yaşasınlar.
Tarih: 02.02.2018 - 11:02 | Gönderen: seher aydoğan
Gerçekten okurken insan dehşete kapılıyor insan . Yazık ki ne yazık gencecik yıllarının en üretken zamanlarını heba etmek, bir kedinin dağı sorumluluğunu alamamak. Yazınızı okurken karda kışta okula ulaşmak icin mücadele eden çocuklarımız geldi . Burnumun direği sızladı ...
Kaleminize sağlık
Tarih: 01.02.2018 - 18:32 | Gönderen: Güler Özcan
Gençlerimiz zahmetsiz her şeyi hazır bir şekilde bulduğu için sıkıntıya gelmiyor. Onların lugatında gelecek kaygısı yok. Aynen ağustos böcekleri gibiler desem galiba yanlış olmaz. Tabi ki içlerinde bu anlattıklarımıza uymayan çok üst seviyede kaliteli olanları var. Kardeşim acaba oran nedir? Ben bilemiyorum. Bizlerde ne kadar hata var acaba?
Tarih: 05.02.2018 - 18:41 | Gönderen: selçuk tankaya
Gençlik bir fırsat, bir servet, bir hazine; nimetler üstü bir nimet. Ama en çok israf edilen, en çok hor kullanılan, boş yere, yok yere en çok harcanan bir nimet."Elden çıkmadan önce, geçip gitmeden önce değerlendirenler kazanır." der gibi fısıldıyor sanki Sevgili Yazarımız...! Bir kere daha okuyun lütfen..! Yaşınız henüz 40 lı yaşlara varmamışsa, bir kere daha düşünün, gençliğin enerjisi hiç bitmeyecekmiş gibi gelir herşey ertelenir, çok geç olmadan der gibi sanki Bilge yazarımız, şayet 40 lı Yaşları devirmişseniz ve hele "Keşke" leriniz varsa gençlik bir kuştu elimden uçtu" türküsüne eşlik edebilirsiniz. Bu haftaki yazısında Sevgili Yazarımız, zamanı işte tam zamanı diye sesleniyor yüreklerimize beynimize iradelerimize... Tam da bu gün ne yapmak istiyorsak neyi hedeflemişsek ya da ne olması gerekiyorsa tam da bu gün..! Yarın geç olmadan! Gençken olur, gençlik geçince keşkeler kalır! Seviyorum Yazarımızı ve yazılarını...! Sadeliğini, dilini, serzenişini, seslenişini...! Teşekkürler Birsen Tankaya Dinç
Tarih: 01.02.2018 - 19:03 | Gönderen: Nevcihan Dinç
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales