Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
KİM Dİ VE BUGÜN KİM BU KUKLACILAR?..
KİM Dİ VE BUGÜN KİM BU KUKLACILAR?..

                Yaşamımızda şöyle bir an geçmişe dönüp, zamanı geriye saralım…
                Hani adımlarımızı küçük küçük atıp her gördüğümüz  yeni  bir nesneyi, hareketi, davranışı, yani bize yabancı gelen  her şeye doğru parmağımızı kaldırarak, “Bu neeee?” diye bağırarak sorduğumuz yıllara saralım geçmiş olan zamanı.
                O çok eski zamanlardaki bayramlarda, sokak aralarına kurulan bir sahne vardı.
                 Ebadı öyle büyük olmayan, yaklaşık iki üç sandık büyüklüğünde, içerisinde kırmızı saten kumaştan yapılmış perdelerle süslenmiş, “Kukla Şov”a,   hemen hepimiz gitmişizdir. Çocukluğumuz bayramlarının vazgeçilmez eğlencesine.
                Küçük bir sahne ve önü, seyircilerin oturacağı sandalyeler arası yaklaşık bir metre var yok. Kahvelerden, evlerden toplanarak sıra sıra dizilen ağaçtan, plastikten kırık dökük sandalyelerin dizildiği yer. Sandalyelerde anneler, babalar, dedeler, anneanneler, babaanneler, halalar, teyzeler, yan komşu Hüsne teyze, Huysuz Halit amca, aralarına sıkışmış çocuklar, derken neredeyse tüm mahalle bir arada yaşardı bu heyecanı.  Kukla şov sırasında bazen ayakta, bazen anne kucağında, bazen meraklı yüzlerle,  arkadaşının kolunu çekiştiren, ele avuca sığmayan kıpır kıpır seyre dalmış büyükler, küçükler, çocuklar, çocukluklar…
                Sahneyi, bir tipleme ile baş oyuncu ve yardımcı oyuncu kuklalar süslerdi. Zamandan, mekandan, replikten, seyirciden her şeyden habersiz... Elleri, kolları iplerle tutturulup, perde arkasında oynatan kişinin iradesi ile kolları, elleri, ayakları aşağı yukarı doğru oynatılarak,   konuşturularak, kuklalarla bir oyun sergilenirdi.
                Tüm seyirci pür dikkat, bazen kahkahalarla, bazen hıçkırıklarla, bazen de bir çok karışık duygu geçişi ile seyrederek onlar için güler ve ağlarlardı. “Sanki kuklalar bir canlı gibi!..” Oyun sonu eller, yorulana kadar alkışlanırdı.  Tüm mahalleli yüklendiği duygularla evlerine giderken, hiç kimsenin aklına gelmezdi!  Kuklaları oynatan, ipleri tutan ve konuşturan kişinin kim olduğu düşünülmezdi.
                Kim di bu kuklacı, kim di bunları oynatan, kim di bunları konuşturan, kim di bunları susturan?..
                Kim di bu perde arkasında gözükmeyen kişi veya kişiler?..
                Bir bayram daha geldi geçiyor, tatil devam ediyor. Bu aralar bir kukla oyununa giderseniz veya bir bakmışsınız oyunun tam içindesiniz. Mutlaka ama mutlaka oyun biter bitmez kukla oynatıcısını bulun, tanışın, sorun:
                 _”Kukla oynatıcısı olmak nasıl bir duygu?..
                   ……………..
                Çocuk yüreğimizde kalan gerçek bayramlar gibi, bugünün bayramlarını da tadında kutlayarak,  tüm ülkemde hep bir arada kardeşçe, barış ve sevgi dolu bayram günleri diliyoruz.
                          Yazar Birsen Tankaya Dinç - İstanbul

____________________________________________
TATİLDE NE NEREDE NEREYE? Tıklayın!..
www.marmarisbulten.com/Haberler/ne_nerede_nereye/ 

MÜŞTERİNİZ BİZDEN KAZANMAK SİZDEN!.. 
REKLAM TANITIM HABERLERİ 
tıklayın!        
www.marmarisbulten.com/Haberler/Tanitim_Reklam_Haberleri/

KİM Dİ VE BUGÜN KİM BU KUKLACILAR?..
tarih Tarih: 16.09.2016, 01:28 okunma Okunma: 1096
Yorumlar
Bayramlar bulunduğu çağın teknik gelişmelerine paralel olarak kutlamalarıda değişmektedir.
toplum yapısal,kültürel, ekonomik ve geleneksel olarak değişince, bayramlarda bundan nasibini alıyor. Şimdi kuklaların yerini başka teknolojik oyunlar aldı. Yapacak başka bir şey yok.
Tarih: 24.09.2016 - 11:15 | Gönderen: selçuk tankaya
Yazarımız bu hafta Duyguları harmanlamış. Mısralarında "Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz "Kuklacı felek usta, kuklalarda biz Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer; Bittimi oyun, sandıktayız hepimiz" diyen Ömer Hayyam'ı hatırlattı bana Yazarımızın bu haftaki Yazısı ve yazarımız her cümlesinde cümlesinde,sakladığımız yüzleşmekten çekindiğimiz unuttuğumuz esirgediğimiz Duyguları gerçekleri manevi değerleri olmakla olmamak arası karakterlerimizi ortaya çıkarmış ve farkındamısınız çok Naif bir şekilde ikaz etmiş sanki bizi...Kuklalar! Kuklacı ve Bayram Anıları...! Ben Mesajı aldım ya siz! Teşekkürler sevgili Birsen Tankaya Dinç ! Bazen bir kelime ya da bir kaç satır bile çok Şeyler anlatır ya da aydınlatır...!

Tarih: 16.09.2016 - 10:58 | Gönderen: Nevcihan Dinç
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales