Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
İSTANBUL TRAFİĞİNDE YÜZLERCE İNATÇI KEÇİ
İSTANBUL TRAFİĞİNDE YÜZLERCE İNATÇI KEÇİ

                Bilen bilir demek yerine, ”İstanbul’u yaşayan bilir” demek, daha doğru olur. Sizce İstanbul’un trafiğinde şoför olmak mı zordur,  yaya olmak mı?
                Aslında her ikisinin de ayrıcalıkları, zorlukları, kuralları  ve ustalıkları farklıdır.  Çoğumuz aynı İstanbul gibi günün değişen saatlerine göre bazen yaya, bazen de şoför oluyoruz.    
                Mesela ben.
                Her gün kızımı bıraktığım okul yolu, bir bakıyorum aynı günün akşamı değişmiş. Sabah hiç bir şeyi olmayan yol, akşama doğru kazılmaya başlanıp  kapatılmış.  “Amaan bu da şimdi nereden çıktı!” diyerek, anında alternatif yolları bir çırpıda geçiriyorum aklımdan. Bir hamle, iki hamle derken,  dalıyorum bir üst sokağa. Daha 50 metre gidemeden, bu sefer bir iş makinesi yolu kapatmış.   
                 Kadıköy’ün bitmeyen sarı damperli kamyon ve iş makineleri, neredeyse her sokakta şehri istila etmiş gibiler. Hadi anladım inşaat yapıyorsun, sokağın başına bir uyarı işareti koyman gerekmez mi? Söylene söylene kıçın kıçın, arabayla geri geri gitmek istiyorum ama nafile. Çünkü biranda arka arkaya birkaç araba oluveriyoruz.  Selektörler, kornalar, camlardan uzanan eller, kollar derken kan ter içerisinde arka arka çıkıyoruz. Bu arada  Okulda bekleyen kızım her beş dakikada bir telefon ederek, “Anne nerede kaldın, beni burada unutmayacaksın, değil mi?” diyor. Tembihleri eşliğinde, “Bekle kızım  birkaç dakikaya  geliyorum.” Diyorum, diyorum da dediğime ben bile inanmıyorum.
                Önümdeki arabayı takip ederek, aceleyle başka bir sokağa giriyorum.” Aman Tanrım bu da ne!” dememe kalmadan, tek yön olan sokaktan üzerimize doğru, yolu yardıra yardıra gelen arabayı görüyorum. Gelen şoförde öyle bir özgüven öyle bir rahatlık(!) var ki, bir anda kendimi sorguluyorum,”Biz mi ters girdik yola?” diye. Karşılıklı selektörler yanıyor, kornalar çalıyor derken iki arabada kontağı kapatıp bekliyo, karşılıklı. Tıpkı iki inatçı keçi gibi!. . “Çocukken okuduğumuz, dinlediğimiz hikayeler yaşamın bir yerinde patlak mı veriyor acaba!” diye düşünmeye başlıyorum.
                 Çalan telefonuma bakıyorum, arayan yine kızım…  Bana bir cesaret geliyor ki  akşamın karanlığında, yürek yemiş insanlar gibi bir anda iniyorum arabadan ve “Hadi ya açın yolu da gidelim,  daha yan sokağa gireceğim, orada beni ne bekliyor, başıma ne gelecek bilmiyorum!..  Saat olmuş akşamın yedisi, okulda kızım bekliyor!..” diyorum.  Ama kime ?..
                Karşılıklı söylemler başlıyor, “Kör müsün, sen girilmez tabelasını görmedin mi?  Sen çekil. Yok olmadı sen çekil!” bağrışları içerisinde bakıyorlar böyle olmayacak yeniden arabalara binerek, “Sen sağa çek, olmadı sende sola çek” diyerek sözlü trafik ikazlarıyla,  “yol mu ters, ben mi tersim diyerek” nihayet sokaktan çıkabiliyoruz.
                Ben de bir merak bir merak, yan sokakta beni nasıl bir yol durumu bekliyor diyerek basıyorum gaza. Gaz derken yanlış anlamayın ara sokak ve  arabanın göstergesi  20km’de!..
                Eyy İstanbul!..
                 Saniyeler içerisinde her anın bir macera, her anın bir olay. Gün içerisinde bazen yaya bazen şoför olarak, hak etmediğin tüm eylemleri sergileyen bizlere gösterdiğin sabır için önünde saygıyla eğilerek şapka çıkarıyorum…
                              Yazar Birsen Tankaya Dinç - İstanbul

____________________________________________
TATİLDE NE NEREDE NEREYE? Tıklayın!..
www.marmarisbulten.com/Haberler/ne_nerede_nereye/ 

MÜŞTERİNİZ BİZDEN KAZANMAK SİZDEN!.. 
REKLAM TANITIM HABERLERİ 
tıklayın!        
www.marmarisbulten.com/Haberler/Tanitim_Reklam_Haberleri/

İSTANBUL TRAFİĞİNDE YÜZLERCE İNATÇI KEÇİ
tarih Tarih: 24.12.2017, 21:54 okunma Okunma: 1997
Yorumlar
Evet..her satiri okudugumda gozumde canlandirdim bu mucadeleyi...Bu sehir o kadar guzel iken niye yasami bu kadar guclestirdi..her seyi bozan insanoglu degil mi? 70 yillarda ki o sokaklarin sakinligi ve guzelligi cocukluk anilarimda kalmamaliydi sadece...yaziklar olsun !!!
Tarih: 29.12.2017 - 05:18 | Gönderen: SCatkan
Kaleminize, yüreğinize sağlık.
Tarih: 25.12.2017 - 00:12 | Gönderen: Pınar Çağlıner
En doğrusu İstanbul'dan kaçmak.
Tarih: 26.12.2017 - 09:25 | Gönderen: selçuk Tankaya
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales