Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
İSTEYENİN YÜZÜ ZENCİ VEREN VATAN HAİNİ
İSTEYENİN YÜZÜ ZENCİ VEREN VATAN HAİNİ

İSTEYENİN YÜZÜ ZENCİ VEREN VATAN HAİNİ

Türkiye her gün biraz daha borç batağına gömülmeye ve sömürgeleşmeye doğru gidiyor. Üstelik bunun nedeni global ekonomik kriz falan da değil. Çünkü resmi rakamlar, 2002 yılında iktidara gelen AKP’nin 2008 yılı sonuna kadar dış borcu %70 artırarak 150 Milyar Doların üstüne çıkardığını göstermektedir. Bunun anlamı 2009 yılında Türkiye, Dakikada 109 bin TL faiz ödeyecek duruma gelmiştir.

Türkiye’de Fabrikalardan tutun da, küçük ölçekli iş yerlerine kadar bütün çalışma kollarındaki iş yerleri peş-peşe kapanmaktadır. Üretim durma noktasına gelmiş, insanların satın alma gücü kalmamış, ekonomi küçülmüştür. İşsizlerin sayısı rekor düzeye çıkmıştır. Üretmeden tüketen insanlar, yarınları için köşede-kenarda sakladıkları birikimlerini de eritmişlerdir. Açlık sınırında yaşayan insanlara her gün yenileri eklenmektedir.

Halkını sadaka toplumuna dönüştüren hükümetin, borçlarını ve borç faizini ödemek için kaynağa ihtiyacı vardır.Yine ve yeniden borçlanarak günü kurtarmaya çalışacaktır.

Kaynak için, IMF’nin yeşil ışık yakmasına ihtiyacı vardır.Bu ışığın yanması için de, ABD’nin onayına ihtiyacı vardır. Böyle bir iktidarın, OBAMA’ya “HAYIR” demesi mümkün müdür?

İç ve dış politikalarımızı kendimiz belirleriz, yol haritamıza karışamazsın demesi mümkün müdür?..

İçeride halk nasıl iktidara midesinden bağlı hale getirilmişse, dışarıda da Türkiye ABD’ye bağımlı hale getirilmiştir.

Bunu bizden iyi bilen Obama da, “Vermeyenin bir yüzü kara, isteyen zenci” deyip, isteklerini peş-peşe sıralamıştır. Heybeliada Ruhban Okulunu açılmasından tutun da, Ermenistan-Türkiye sınırının açılmasına; Ortadoğu’da ABD’ye destek vermeye devamdan, Filistin-İsrail probleminde İsrail’in meşru müdafaa yaptığını kabul etmemize kadar…

 Danimarka’nın eski Başbakanı Rasmussen’in NATO Genel Sekreteri olmasını veto etmemekten, Kuzey Irak’ta Kürt liderlere arka çıkmaya, eğitim ve kültürel açılımlar adı altında bölücülere taviz vermeye devam etmemize kadar.

Ulusca karşı duruş sergilenmedikçe, her istek hayata geçirilmeye çalışılacak ve olmadık rezillikler yaşanacaktır. Örnek dumanı üstünde olan, NATO rezilliğidir. Bizim güzel bir atasözümüz vardır: “Bakacağın yüze tükürme” diye.

 Başbakan önce Rasmussen’in NATO Genel Sekreterliğine “Hayır” demiştir. Sonra sözde Obama “özür dileme garantisi” verdi diye, tükürdüğü tükrüğü yalamış ve “Evet” demiştir. Rasmussen hem özür dilememiş, hem de NATO Genel Sekreter olmuştur. Bunun anlamı NATO artık Türkiye’nin aleyhine çalıştırılacaktır.

Obama Türkiye’den sadece istemiştir. Tüm bu isteklerini yerine getiren bir Türkiye’nin, sömürge olmayı kabul etmek anlamına geleceğini bilmezmiş gibi istemiştir. Üstelik Anıtkabir defterine yazdığı yazıda “Türkiye vizyonunu desteklemeyi ve ‘Yurtta barış, dünyada barış’ ilkesini gerçekleştirmeyi sabırsızlıkla beklediğini” de vurgulamışken. Bu koşullarda barış olabilirmiş gibi!..

Obama’nın tüm konuşma metinlerini 27 yaşındaki genç Jon Favreau’nun yazdığı biliniyor. Bu kez dersine pek iyi çalışmamış olmalı. Obama’ya “Türkler ‘Yurtta barış, dünyada barış’ isterler; ama, ‘YA İSTİKLAL YA ÖLÜM’ diye haykıracak kadar da özgürlüklerine düşkündürler. Sabırlarını taşırırsanız hiçbir güç önlerinde duramaz” demeyi / yazmayı unutmuş olmalı.

“Her gün ölmektense bir kere ölürüm./ Vatanım için ölürüm./Bayrağım için ölürüm.

Özgürlüğüm için ölürüm./Ben Türk kadınıyım; “Ne mutlu Türk’üm” diyenim.”

 
                      Yüksel Erdoğru / Marmaris

                        http://www.yukselerdogru.com 

İSTEYENİN YÜZÜ ZENCİ VEREN VATAN HAİNİ
tarih Tarih: 12.04.2009, 03:44 okunma Okunma: 1871
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales