Marmaris Bülten
MARMARİS TE CANLI MÜZİK
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
İNSAN IRKI VE KANLI SİVAS
İNSAN IRKI VE  KANLI SİVAS

             Yazıma bu başlığı atarken, inanın içim acıyor. Peş peşe yaşadığı talihsizliklerden dolayı güzelim Sivas şehrimiz, bu tanımlama ile anılır olmuştur. Oysa ki, suçlu olan şehirler değil, Şehirleri kirleten biz insanlarız.
             1960’lı  yıllardı. Babamın görevi dolayısıyla Sivas’ da bulunuyorduk. Kayseri - Sivas maçından sonra çıkan kanlı çatışmayı hatırlıyorum. Henüz çok küçük olduğumdan, benim için tam bir travma olmuştu. Sivas’ta yaşayan ne kadar Kayserili varsa evleri talan edilmiş, yaşayanlar maddi manevi zarar görmüştü. Bizim oturduğumuz evin sahibi de Kayseriliydi. Ev sahibimiz zarar görmesin diye babam kendisi asker olduğu için evin kapısında aylarca asker bekletmiş ve hemen yan tarafımızda oturan ev sahiplerimizi, aylarca kendi oturduğumuz evin bodrumunda barındırmışlardı. Olayın olduğu gün caddelerden ellerinde sopalarla yığınlar halinde gelen insan selini hala unutamıyorum.
             1993 yılına geldiğimizde,  bu sefer de başka bir kanlı olayla karşılaşıyoruz. Her sene yapılan geleneksel Pir Sultan Abdal şenlikleri başlamış insanlar yurdun dört bir yanından şenliklere katılmak için heyecanla günlerce hazırlık yapmışlardı. İçlerinde Aziz Nesin, Asım Bezirdi, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok, Hasret Gültekin gibi ünlü isimler, şairler, yazarlar, tiyatro sanatçıları, halk oyunları ekibi ve daha bir çok sanatçı ve sanatsever, dönemin valisi Ahmet Karabilgin ‘in daveti üzerine şenliklere katılmak için kente gelmişlerdi. Söylenilene göre, günler öncesinden organize olan karşıt görüşlü guruplar tarafından 2 Temmuz 1993’te; 35 aydınımız yakılarak can verdi. Yobazlar, yakarak, karanlıklara doğan ışığı, söndürebileceklerini zannettiler. Oysa ki, “Güneş balçıkla sıvanmaz!..” 35 can da karanlıklara ışık olan çok değerli insanlardı. Ama içlerinden ikisi benim için, daha farklı anlam ifade ediyordu…
             
 Genç kızı çocukluğundan tanırım. Ailelerimiz sürekli bir aradaydı. Ailenin tek kız çocuğuydu, mutlu bir çocukluk geçirmişti. Üniversitede çok arzu ettiği bölümü kazanmıştı. Hem okuyor hem de halk oyunları ile ilgileniyordu. Semah ekibindeydi. Okulunun bitmesine yakın aşık olmuş, evlenmek üzere ailesinin iznini istemişti. Birbirlerini deli gibi seviyorlardı. Fakat ailesinden izin çıkmamıştı, gerekçe ise delikanlının Alevi olmasıydı. Evlenmelerine bir türlü yanaşmıyorlar, olayları mümkün olduğu kadar ağırdan alarak, bir şekilde birbirlerinden vazgeçmelerini umuyorlardı.
             Pir Sultan Abdal şenliklerine birlikte gittiler, Semah döneceklerdi. Yobazlar oteli yaktığında birbirlerine sarılı vaziyette bulundular. Delikanlının odası yangın merdivenine çok yakındı. Yangın büyümeden kendisini dışarıya atmış, daha sonra sevgilisi aklına gelince ona bakmak için geri dönmüştü. Genç kızın odası daha iç kısımdaydı. Yangının hızla büyümesi, kurtulmalarını engelliyor ve birlikte can veriyorlardı.
             İki sevgilinin cenazesini yan yana gömdüler ayrılmasınlar diye. Genç kızın ailesi, soranlara nişanlısı diyor. Acaba bir şeyleri anlatmak için ölmek mi gerekiyordu?
             Ön yargılarından arınamayıp, Alevi olduğu için kızlarını teslim etmedikleri delikanlı, kızlarıyla birlikte ölümü seçmişti. Işıklar içinde uyusunlar…
             Günümüzde Sivaslıyım diyenlere şu soruyu soruyorlar; Yananlardan mısın, yakanlardan mısın? Uyan halkım, silkelen, kendine gel!..
             
YERYÜZÜNDE BİR TEK IRK VARDIR O DA İNSAN OLABİLMEK! Dili dini ırkı mezhebi rengi, ne olursa olsun tek gerçek; İNSAN olmak, olabilmeyi başarmak…
      
       Sivas tarihinde şanssızlıklar yaşamıştır.  Belirli bir guruba ait bir katliamı o şehre mal etmek, nüfusun tamamını bundan sorumlu tutmak, orada yaşayan aydınlara büyük haksızlıktır.
         Alevi - Sünni, Türk - Kürt, Laz - Çerkez, Siyah - Beyaz, Müslüman – Hıristiyan diyerek,  lütfen kimseyi ötekileştirmeyelim ve yobaz zihniyetle, birlikte mücadele edelim.

“Güneşin ak yüzüne bir duman çöktü / Bir türkü çığlıkta ateşe düştü
Kuytu bir köşede bir çiçek küstü / Döktü yaprağını boynunu büktü

Şu Sivas’ın elinde sazım çalınmaz / Güllerim yandı yüreğim dayanmaz
Kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz / Bilmez misin ki türküler yanmaz

Gün gelir sanma hesap sorulmaz / Dayanır kapına Pir Sultan ölmez.”

                                                     Hülya Dedeoğlu - İzmir

İNSAN IRKI VE  KANLI SİVAS
tarih Tarih: 30.06.2011, 23:40 okunma Okunma: 3417
Yorumlar
insan insan dedikleri/el ayakla baş değil
insan manaya derler/el ayakla baş değil
kaygusuz abdal
sorunumuz kamil insan sorunudur.madımak'ı yakanlar,K.Maraş'ta gebe kadınların karınlarını yaranlar insan mı? madımakta geride kalanların yakılacağı besbelli iken itfaiye merdivenine binip kaçanlar insan mı?saygılar..
Tarih: 30.06.2011 - 23:12 | Gönderen: hüseyin cava
Sivas...Güzel şehrim.Ozanlar şehri.Mesleğimin ve evliliğimin ilk üç yılını geçirdiğim Şarkışla.İlk oğlumun doğduğu yer.Bugün sorduklarında bile baba memleketi yerine SİVASLIYIM diyecek kadar sever.Talihsiz bir olayla anılmamalı.İnsanlar ötekileştirilmemeli ama yobazlara da gerekli ceza verilmeli.35 canın hesabı sorulmalı.Onların bir can borcu vardı yaradana.Ödeyip gittiler.Kalanlar bu vicdanla nasıl yaşıyorlar acaba?
Tarih: 01.07.2011 - 00:14 | Gönderen: Bihter Bilir
Öncelikle Hülya hanım yazınızdan dolayı sizi tebrikediyorum.
Evet bende SİVAS'lıyım ve SİVAS'lı olmaktanda gurur duyuyorum.Kuşadası'nda da Sivas'lılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanlığı yaptım.
1993 ten beri içimizi acıtan bir yaraya parmak bastınız.Ben sünniyim ama beni bilen bilir asla ama asla din dil ırk meshep ayırmam.Yıllarca Sivas'ta aleviler ile sünniler iç içe yaşamışlar ve aynı işte ortak olmuşlardır,kız alıp kız vermişlerdir.İki tane kendini bilmeyenin birşekilde olayları abartarak kötüneticelendirmesine sebebep olması gercekten canımızı acıttı ve acıtıyorda.
Bu olaydan en çok tabiki ölen ve aileleri zarar görmüştür.Şuan hala mahkemesi sonuçlanmamış bence bir çogu suçsuz içerde yatanlar ve aileleri zarar görmüştür.Biz SİVAS'lılarda çok üzüntü içerisindeler.Sizin de dediğinizgibi yaşanan bu olumsuzlukları Şehirlere maletmek yanlış.Ben SİVAS ımı seviyorum.Ben Türk insanını seviyorum.Ben İNSANI seviyorum.
Tekrar yazınız için teşekkür ediyor tebrik ediyorum.
Tarih: 01.07.2011 - 12:42 | Gönderen: ÖMER KOÇ
Can senin ağzından yazayım..Çocuktum..
"Bizi yakıyorlar" dedi babam..Ağlıyordum izlerken..Çığlıklar tekbir sesleri arasından yükseliyordu inatla..Sarının ve kırmızının en iğrenç tonu kaplamıştı ekranı..Ardından ölüm gibi bir gri..Sazı sözü yakmaya çalışanlardı onlar.Kalbime kibriti çakanlardı..Uzaklarda bir yerde ölürken çocuk aklım, yiten canlar göğe yükseldi..Yankısı bize kaldı..Bağır bağır bağıramıyorum artık..Ama 18 yıl sonra o meydanda bulunanlar!Koşun!Sizi insan olmaya çağırıyorum !..Vee yazdığın gibi şehirler asla şuçlu değildir..Sivas'dan ne yiğitler -güzel insanlar çıkmıştır...Dip Not; Sivas ta canların yanmasında rol oynayanların biri dağlarda ''donarak '' can verdi..Etme bulma dünyası..
Tarih: 01.07.2011 - 15:05 | Gönderen: Erkut Aksoy
İçim acıyarak kaleme almış olduğum yazım ile ilgili yorum yapan dostlara ayrı ayrı teşekkürler.Bu yazıyı merak edip okuyanların, yorum yapanların,hatta yazının yayınlanmasında katkısı bulunan AjansSevgi - Bülten Gazetesi'nin sahibi Ata beyin benimle aynı duyguları paylaştığını biliyorum.
18 yılı geride bıraktık.Gerçek sorumluların hak ettikleri cezaya çarptırılması en büyük dileğimdir.Sevgi,saygı ve dostlukla...
Hülya Dedeoğlu-İzmir
Tarih: 03.07.2011 - 02:13 | Gönderen: Hülya Dedeoğlu
Çok Güzel Hülya Hnm. Marmaris Bülteni Kutluyorum, Seni İkna Edebildikleri için. Hayırlı Olsun, Yüreğin ve Parmakların hep Böyle Olsun....
Tarih: 07.07.2011 - 12:42 | Gönderen: Hilmi GİDER
Kaleminize sağlık....
Akıl yoksa neyleyeyim insanı,
Sevgi yoksa neyleyeyim canı...

Tabiki Sivas'lılara mal edilecek konu değil. Ama Sivas'lılar kentlerine bu kara lekeyi çalanlara hesap sormalıdır. Medenice, akıllıca..Sessiz kaldığı sürece bu utancı yaşayacaktır..
Tarih: 02.07.2011 - 23:53 | Gönderen: Atıf MUTLU
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales