Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
GAZETELER ARTIK TİCARETHANE
GAZETELER ARTIK TİCARETHANE

             İzmir Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı Erol Akıncılar, gazetelerin haber vermek yerine para kazanmak amacıyla açıldığını savundu. Akıncılar "5 kişiyle gazete çıkaranlar var. Ajanslardan haberleri topluyorlar. Hiç muhabir çalıştırmadan gazete çıkarıyorlar" şeklinde konuştu.

               Ahmet Özsoy'un sunduğu "Dünden Bugüne Gazetecilik programına konuk olan İzmir Gazeteciler Cemiyeti Onursal Başkanı Erol Akıncılar, gazeteciliğin eskisi gibi olmadığını söyledi. Basın İlan Kurumu'nun desteği olmasa gazetelerin %80'inin hayatına devam edemeyeceğini belirten Akıncılar "Emekli gazetecilerin kartları ile gazeteler açılıyor. Gazeteye denetime gittiğinizde kağıt üzerinde gazeteciler çalıştırılıyor. Gazeteden başka her şeye benzeyen gazeteler var. Gazete patronlarının satışları artıracak çalışmalar yapmaları şart" ifadelerini kullandı.

Sizi daha yakından tanıyabilir miyiz?

           Ben hep söze 'Ben Denizliliyim' diye başlarım. İzmir'de Denizlililer Derneği'nin Kurucusu ve Onursal Başkanı'yım. İzmir'de İktisadi ve Ticari İlimler Fakültesi mezunuyum. Ben 1960'lı yılların gazetecisiyim. Bizim dönemimizde gazeteciler yüksek tahsil ile beraber mesleğe başlıyorlardı. Güngör Mengi, Dinç Bilgin, Mustafa Özgür ile beraber okuduk. Ege Telgraf gazetesinde 1961 yılında yarım gün çalışarak gazeteciliğe başladım. Zaten İzmir'deki Sabah Postası, Demokrat İzmir gibi gazeteler okul gibi gazeteci yetiştiriyorlardı. 1962 yılında Nejat Türkeri beni Akşam Gazetesi'ne çağırdı. 1963'te de Demokrat İzmir Gazetesi'ne geçtim. 1968 Türkiye Gazeteciler Sendikası İzmir Şube Başkanı oldum. O dönemde TRT haber servisi kuruluyordu. Daha sonra 1969'da TRT'ye geçerek muhabirlik yaptım. Sendikada çalışırken Yeni Asır Gazetesi'nin sahibi Dinç Bilgin ile gazetecilerin haklarıyla ilgili sıkıntılar da yaşadık. Bugün malesef gazeteci arkadaşlarımız sendikaya üye olamıyorlar. 1972'de Trabzon Radyosu'nun Haber Müdürü oldum. 1974'te ise Antalya Radyosu'na geçtim. 1980'de İzmir'e televizyon denetim müdürü olarak getirildim. Muammer Yaşar Bostancı ile beraber çalıştık. Rahmetli İsmail Sivri'nin yönetim kuruluna girdim. Cemiyetin Genel Sekreteri oldum. 1998 yılından başlayarak 11 yıl boyunca İzmir Gazeteciler Cemiyeti'nin Genel Başkanlığı'nı yaptım. Görevi devraldığımda cemiyetimizin kasası destek ve gelir olmadığından, bayram gazeteleri çıkmadığından sıfırlanmıştı. Görevi ise 6 milyon para ile bıraktık. Basın İlan Kurumu'nda 13 yıl İlan Komisyonu Başkanlığı yaptım.

Objektifliği kaybettik

Konuk ettiğimiz duayen gazeteciler 'Basın medya olunca pek çok şey değişti' şeklinde görüş bildirdiler. Siz de buna katılıyor musunuz?

             Ben dünün gazeteciliğini özlüyorum. TRT'ye girdiğimde televizyon yoktu. Devamında televizyon yaygınlaşınca da paket yayınlar yapmaya başladık. Şimdi ise bilgisayar çıkınca gazeteler güç kaybetmeye başladı. İnsanlar internet sitelerinde istedikleri gazeteyi istedikleri şekilde okuyabiliyorlar. 10 sene kadar önce Türkiye'de gazete satışları 5 milyon civarındaydı. Nüfusun artışına rağmen gazete artışını sağlayamadık. Halkımız haberi bilgisayardan okumayı tercih ediyor. Şu anda gazete okumaya devam eden kitle de zamanında gazete okuma alışkanlığı edinmiş olan kitle. Gazetelerin kendilerini tekrar kabul ettirebilmesi lazım. Gazetelerin vatandaşın ilgi gösterdiği şekilde çıkması gerekiyor. Objektifliği kaybettik.

Bugün gazetecilik objektif yapılmıyor mu?

               Bugün basının bazı kesimleri hala eskisi gibi dürüst bir şekilde haber yazmaya devam ediyor. Ancak genele baktığımızda dünün gazeteciliğini göremiyoruz. Eskiden 'yalaka basın' diye bir şey yoktu. Maalesef kutuplaşmış bir basın ile karşı karşıyayız. İktidara yakın olan gazeteler hep vardı. Bugün ise 'Havuz Medyası'nın haberlerini görüyoruz. Vatandaşlarımız bıkkınlık noktasına geldi. Bizim kuşağımız gerçek gazetecilik yapıyordu. Gazeteyi gazete gibi çıkaran çok küçük bir kesim kaldı.

Gazetelerin tirajlarının yükselmemesinin temel nedeni nedir?

               Rahmetli Ahmet Piriştina döneminde Ünal Ersözlü ile beraber cemiyet olarak '3 tek sigara içmeyin. Gazete okuyun' kampanyası yaptık. En büyük gazetelerde, yerel televizyonlarda reklamlarını yaptık. Gazetelere bir katkı sağlamak için çalıştık. Gazetelerin satışı sadece %5 arttı. Cemiyet olarak kahvehanelerde okuma alışkanlığı sağlamaya çalıştık. 2-3 ay sonra ise sayfaları açılmayan gazeteler olduğunu gördük. Türkiye'de okuma alışkanlığı sağlamamız lazım.

İzmir'deki durum nasıl? Yeterince gazete okunduğunu düşünüyor musunuz?

               Bursa'da Hakimiyet ve Olay gazeteleri en az 10 bin satıyor. Samsun, Adana ve Gaziantep'te de benzer şekilde tirajların yüksek olduğunu görüyoruz. Maalesef İzmir'de yerel gazetelere olan talep çok az. Gazetelerimiz kendilerini tanıtamıyor. İzmirliler yerel gazetelerin isimlerini dahi bilmiyor. Maddi olarak zorlayıcı rakamlar da sunmuyorlar. Su 75 kuruş iken yerel gazetelerimiz 25 kuruş. Buna rağmen ulusal gazete ile beraber yerel gazete alma alışkanlığını edindiremedik. Yerel bir gazete görevlisi ile konuştuğumuzda yerelden bölge gazetesi olma çalışmaları yaptıklarını söylemişti. 'Sakın böyle bir şey yapmayın' dedim. İzmir'in gazetesini İzmirliler tanımazken Muğlalılar nasıl tanısın?

Gazeteye benzemeyen gazeteler var

                Eğri oturup doğru konuşmamız lazım. Sırf Basın İlan Kurumu'ndan daha fazla para almak için böyle maceralara atılmak doğru değil. Gazeteler artık ticarethane haline gelmiş. Basın İlan Kurumu'nun desteği olmasa gazetelerin %80'i kapanır. Emekli gazetecilerin kartları ile gazeteler açılıyor. Gazeteye denetime gittiğinizde kağıt üzerinde gazeteciler çalıştırılıyor. Bir dönem büyükşehirlerdeki gazeteler birleşme havasına girdiler. Gaziantep'te 16 gazete çıkıyor. Birleşme yerel gazetelerin kurtuluşu değil. Yerel gazetelerin sahipleri kusura bakmasınlar. Eskiden 150 bin liralık Basın İlan Kurumu'ndan ilan alınırken artık 60 bin liralık ilanlar alınıyor. İzmir'deki gazete sayısı artışı ile bu ilanların fiyatları düşüyor. Ben İzmirli bir holding sahibi olsam neden satmayan bir yerel gazeteye ilan vereyim? Gazeteden başka her şeye benzeyen gazeteler var. Gazete patronlarının satışları artıracak çalışmalar yapmaları şart. Gazete satsın ki işadamı kendisi gelsin, reklam versin. Ben 2011'de Basın İlan Kurumu'ndaki görevimden ayrıldım. Şubemizin olmadığı yerlerde ilanlar, valilikteki bir komisyon tarafından dağıtılıyor. Vali ile ilgili en ufak bir eleştiride ilan alamayan gazeteleri de gördüm.

Günümüzde basın özgürlüğü kavramını nasıl görüyorsunuz? Basın yeterince özgür mü?

                Her şey birbirine bağlı. Toplumsal olarak özgürlüklerimiz neredeyse basınımız da aynı noktada. Nasıl bireysel özgürlüklerimiz kısıtlandıysa aynı şekilde basın da kısıtlanmış durumda. Ben her zaman özgürlüklerden yana oldum. Fakat hiçbir dönemde bu kadar baskı ile karşılaşmadım. Eskiden basına yönelik olan en küçük baskıda dahi toplum ayaklanırdı. Şimdi ise basın özgürlüğünü umursamayan bir kısım toplum olduğunu görüyoruz. Halkımız bölünme noktasına geliyor. 'Türkiye'deki basın özgürlüğü, dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar geniş' dediklerini, 'Cumhuriyet Gazetesi karikatürleri basacak' diye yayının engellenmeye çalıştığını gördük. Daha gazete çıkmadan baskın yapılması dünyanın neresinde görülmüş?

Gazete patronlarının gazeteci yerine işadamı olmasının da bu konuda bir etkisi olmuş olabilir mi?

            Tabii ki. Sadece İzmir'e değil ulusal medyaya baktığınızda bir gazetecinin gazete dışında başka bir iş kolu ile uğraşması utanç meselesiydi. Şimdi ise gazete patronları, asıl işi başka iş kolları olan işadamları. Tirajı 300 bin olan gazetelerin bin türlü işi var. Gazete sahibinin petrolle, AVM'lerle, müteahhitlikle ne işi olur?

Yeni yetişen gençlere neler önerirsiniz?

           Eskiden Türkiye'de 3-5 tane İletişim Fakültesi vardı. Şimdi ise 40'ı aşmış durumda. Mezun olan arkadaşlarımız iş bulamadıklarından, buldukları işte yeterli maddi tatmin yaşayamadıklarından başka iş kollarına geçmeye çalışıyorlar. 5 kişiyle gazete çıkaranlar var. Ajanslardan haberleri topluyorlar. Hiç muhabir çalıştırmadan gazete çıkarıyorlar. Kaç gazete gerçekten gazetecilik yapmaya çalışıyor? Gazetecilik manevi açıdan çok tatmin edici bir meslek. Herhalde ben de dünyaya tekrar gelirsem gazeteci olurdum. Ancak gazetecilerimizin maddi koşullarının iyileştirilmesi şart.  Yenigün Gazetesi

_____________

MÜŞTERİNİZ BİZDEN
KAZANMAK SİZDEN!.. 
Tıklayın!
http://www.marmarisbulten.com/Haber/musteriniz_bizden_kazanmak_sizden/

GAZETELER ARTIK TİCARETHANE
tarih Tarih: 22.01.2015, 22:21 okunma Okunma: 724
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales