Marmaris Bülten
MARMARİS'TE NE NEREDE TIKLAYIN!..
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
EVETLER HAYIRLAR ARASINDA BOĞULMAMAYA ÇALIŞIRKEN
EVETLER HAYIRLAR ARASINDA BOĞULMAMAYA ÇALIŞIRKEN

                Artık gün belli yapılacak belli, 16 Nisan’da milli bir final var herkes için.
                Bugünlerde evetler ve hayırlar arasında boğulmamaya çalışırken, sizleri günlük yaşama götürerek, sıcak yaz günlerinden 12 yaşındaki kızım Ela ile birlikte dillendirdiğimiz bir anımızla sarıp sarmalamak istiyorum.
                  Biraz olsun gülümsemek,  herkesin hakkı değil mi?..
                ……………
                 _
Yuppiiii yarın ablam  Sapanca’ya geliyor, Kim bilir birlikte neler yapacağız!..
                 _ Anne, kaç gün kalacaklar?
                _ Ela Allah aşkına,”Kaç gün kalacaksın?” diye, sorulur mu gelen misafire!
                _(Ela derin bir nefes alarak) “Anne neden sorulmasın, ona göre program yapacağım.”
                _Ayıp kızım ayıp.
                _ Anne ne ayıp?
                _ Sormak kızım, sormak. (diye söylenip, tabakları yerleştirirken sözü kızım Ela alıyor)
                 ”Of anne yaa!”  diyerek yukarı katın merdivenlerini ikişer, üçer çıktım. Odamdaki kitaplığımdan defter kalem alıp yatağın üzerine zıplıyorum.  Bu arada kitaplık derken, öyle duvardan duvara kocaman kitaplık gelmesin aklınıza. Duvara kırmızı ayaklıklarla tutturulmuş yaklaşık otuz santim uzunluğunda üç kattan oluşan bir kitaplık-çık.  Mini boyuna aldanmayın, odamın tüm dağınıklığını topluyor. Dizi dizi kitaplar, kitapların üzerine ve arasına sıkıştırılmış barbiler  ve oyuncaklar hepsi bir arada.
                Konu nereden nereye geldi derken; hah tamam yarın ablam ve teyzem gelecek, ablamla yapacaklarımızın listesini yapmalıyım! Bir yandan hayal kurup, bir yandan da yapacaklarımızı yazıyorum kağıda, madde madde.  Offf Allahım çok güzel olacak!..
                Madde 1: Partilerin vazgeçilmezi pijama partisi.
                Madde 2: Gizli sırlar seansları.
                Madde 3: Genç kız tarzı konuşmalar.
                Madde 4: Arkadaşlık maceraları  gibi…  Eee artık tüm maddeleri burada sıralamayayım.
                Ablam demişken, size küçük bir sır vereyim. Ablam her türlü uçan, kaçan, sürünen böcek gibi haşerelerden korkar. Gördüğü anda bulduğu en yüksek yere çıkıp “Anneeeee!” diye bağırır.
                Ve Sabahında annemin mutfaktan gelen mis gibi yemek kokuları ile uyandım. Hıııım kek pişmiş, Limonlu galiba.  Mercimek çorbası da, hazır. Et kokusu da geliyor. Bakalım bu sefer hangi deneme sonucu, nasıl bir  hal aldı acaba?.. Annem her et yemeği yaptığında, farklı bir baharat koyup tadına bakar ve “Hıııım bu güzel olmuş ama geliştirmeye devam!” der.
                Merdivenleri ikişer üçer atlayıp alt kata inerek, “Anne geldiler mi?” dedim.
                 _Kim geldi?”
                _ Of anne yemek yapıyorsun ya, Ödül ablamlar?..
                Annem ters ters bana bakarak, “Seni duyan da bu evde yemek pişmiyor sanacak.”
                 Sinirden ayağımı yere vurarak;
                _ Anne neyin kafasını yaşıyorsun. Teyzem ablam geldiler mi, yoksa başka gelecekte mi var?
                _ Kızım  dayınlar da mı gelecek acaba, bak hiç haber vermediler.”
Ben saçımı başımı yolarak, “Anne frekans ?” deyince, annem bu kez:
                _ Ne frekansı kızım?
                Baktım ki annem yine dumur olmuş. “Anne aynı frekanstan konuşmuyoruz. Allah’ım ben anlaşılmayacak bir kız mıyım?”  İki elim saçlarımda, saçımı başımı yolarak kendimi saldım bahçeye.

                Annem arkamdan bağırarak; “Bir saate kadar gelir ablanlar.”
                 Evin açık kapısından dönüp mutfaktaki anneme bakıyorum, ellerimi havaya açarak, “Allah’ım beni baştan yarat ya da annemi resetle lütfen!” diyerek, bahçedeki kedilerin yanında buluyorum kendimi. Siyah beyaz kedime bakarak,“Zeytin gel pisipisi.” diyorum.
                Nihayet ablamla teyzem geldiler. Bahçede terasta oturuyoruz. Hoş geldin beş gittin, ay ne kadar büyümüş maşallah.  Maşallahtan sonra bana doğru okkalı tükürükler havada uçuşuyor tabii.
               
Annem ve teyzemin mutfağa gitmesiyle, ortalık biraz sakinliyor. Annem ve teyzem huzur buldukları mutfakta tencere tava sesleri arasına karışmışlar,  kahkahaları duyulmakta.
Ben ise ablamın karşısında oturmuş bekliyorum.
                Ben, “Abla hadi!” derken ablam elinde telefon , “bir dakika Ela” diyor.
                _ Abla geldiğinden beri elinde, bitmedi mi?
                _ Sen konuş Elacığım ben seni dinliyorum, aynı zamanda arkadaşlarımla da mesajlaşıyorum . Tabii ben oturduğum yerde derin derin nefesler alıyorum o anlarda. Sonrasında yemekteyiz ve yemek boyunca ablamın sağ elinde telefon, sol elinde çatal bir yandan yemek yiyor, bir yandan mesaj yazıyor. Parmaklarının hızına ulaşmak çok zor. Ablama bakarak, içimden en büyük dileğimi diliyorum, “İnşallah çatal yerine telefonu ısırırsın!..”
               
Ve ben. Bir elimde çatal bir elimde yapacaklarımızın listesi. Listeye bakıp anneme dönerek, “Anne ne kadar kalacaklar sorabildin mi?” diyorum.  Cevabı masa altından sol baldırıma annem tarafından atılan bir çimdik olarak geliyor. Ve annem yüksek sesle, “O tabak bitecek”  diyor.
……………..
                Ablam leopar desenli çantasından bir çubuk çıkarıyor. Ben merakla soruyorum,“Abla o ne?” Ablam kıkırdayarak, “Selfi  çubuğu” diyor. içimden “ben acılar çocuğuyum” diyerek şarkı söylerken ablama bakarak , “Abla anlamadım?” diyorum.   Ablam gözlerini kısarak bana, “Elacığım selfi çubuğu” diyor ve elindeki çubuğu; uzatıyor, kısaltıyor, sağa tutuyor, sola tutuyor, yukarı tutuyor, aşağı tutuyor. İçimden bir sesle “İnşallah düşerde kırılır!” diye dua ediyorum tabii.
                Ablam çubuk uzayıp kısaldıkça, saçını sağa atıyor, sola atıyor,  yan bakıyor,  yukarı bakıyor, dudaklarını büzüp gözlerini kısıyor. Bir yandan özgürlük işareti yapıyor. Sürekli elindeki düğmeye basarak kendi kendine, selfisini çekiyor. Ben de teyzeme bakarak, “Teyze ablamı doğurduğunda  promosyon mu verdiler?” diye sorguluyorum muzipçe.
                Teyzem, “Anlamadım tatlım?”diyor.
                _ Of teyze!  Ablamı doğururken hastane kampanya yaptı da, bir çocuk doğurana bir de cep telefonumu verdiler?
               
Teyzem ablamın elindeki cep telefonuna bakarak, “Ablan doğduğunda bu model yoktu, o zaman cep telefonu yeni çıkmıştı. Terlik büyüklüğünde.” diyor.
                _“Teyze, annemin ablası olduğun hemen anlaşılıyor. Biliyor musun!” diyerek, içimden bildiğim ve bilmediğim tüm küfürleri sıralıyorum ve en son amin yerine geçeceğini düşündüğüm,“İnşallah şarjın biter.” sözlerimle,  elimdeki yapacaklar listesine umutsuzca göz gezdiriyorum.
Ablam dışarı ile tüm iletişimini kesmiş, ara da bir iki kelime edebiliyor
, “ Aaaaa kabine toplanmamış yine! Aaa bilmem nereyi su basmış!..”
Artık ben elimde kalem, elimdeki listeden maddelerini birer ikişer silmeye başlıyorum. O anda ablam hayat damarları kesilmiş gibi panik halinde geldiğinden beri sesinin en yüksek perdesinden ’’Aaa şarjım bitiyor!” demez mi? Gözlerim sevinçten salisede masadaki herkesi tarıyorken, ablam el çabukluğu ile telefonuna kedi kuyruğu gibi bir şey takıyor ve ‘’Oldu işte!’’diyor.
 Ben merakla ’’Ne oldu ablası?’’derken ablam keyifle,’’Yedek şarjı iyi ki almışım!
“Telefon şarjı biter” dileğim gerçekleşir gerçekleşmez yedek şarja kurban olunca,
umutsuzluk içinde elimdeki yapacaklar listesini dört parçaya bölüp buruşturup teker, teker ağzıma atarak çiğnemeye başlıyorum. Başım da bir huni eksik!
                Annem ağzımda ki kağıt parçalarını görünce bu kez babama beni göstererek,“Bey biz bunu yaptık ama bu olmamış!..’’ demez mi?..
                Masadaki kahkaha sesleri arasında; merdivenleri sürünerek odama doğru çıkarken, “Kahrolsun yapacaklar listesi!..”cümlesi kafamın içinde uğulduyor.
                                  Yazar Birsen Tankaya Dinç - İstanbul

_____________________________________ 

"EVET Mİ HAYIR MI?"OY KULLANMAK İÇİN tıklayın!
www.marmarisbulten.com/Anket/anket_anayasa_referandumu_2017/  

____________________________________________
TATİLDE NE NEREDE NEREYE? Tıklayın!..
www.marmarisbulten.com/Haberler/ne_nerede_nereye/ 

MÜŞTERİNİZ BİZDEN KAZANMAK SİZDEN!.. 
REKLAM TANITIM HABERLERİ 
tıklayın!        
www.marmarisbulten.com/Haberler/Tanitim_Reklam_Haberleri/

EVETLER HAYIRLAR ARASINDA BOĞULMAMAYA ÇALIŞIRKEN
tarih Tarih: 14.02.2017, 01:34 okunma Okunma: 1502
Yorumlar
İyi hasret gidermeler. Kızım o listeyi boşunamı yaptı? Lütfen biraz sevgi ve ilgi...
Tarih: 14.02.2017 - 10:39 | Gönderen: selcuk tankaya
"Evetler Hayırlar Arasında Boğulmamaya Çalışırken"! Başlıklı yazısında Yazarımız neyi anlatacaktı bu hafta Sevgili Yazarımız! Ülke gündemine mi değinecekti! Yapma Sevgili Birsen Tankaya Dinç! "Evet mi? Hayır mı? Söyle bana nedir senin kararın"! Diye sende mi soracaksın? Offf kastım işte! derken...! Aman Allah'ım! Bir solukta okuduğum yazının sonunda kahkahalarla gülmeye başladım. İlahi Sevgili Birsen Tankaya Dinç! Okuyucularını ters köşe yapmayı seviyorsun öyle değil mi! Sevgili yazarımız bu hafta bir günceyi paylaşırken bir mesaj veriyor gibi geldi bana, insanız biz, iyi kötü yaşıyoruz, kavgalarımız var, gülüşlerimiz var ve en önemlisi yapalıcaklar listemiz var...! Nerden çıktı bu Evet Hayır! İşte buna sitemimiz var. Harikasın Sevgili Birsen Tankaya Dinç #Hayırlı Günler
Tarih: 14.02.2017 - 10:30 | Gönderen: Nevcihan Dinç
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales