Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
DENİZ YAYALARINA ÖZGÜRLÜK - Perviz Özdündar
DENİZ YAYALARINA ÖZGÜRLÜK - Perviz Özdündar

                İtiraf ediyorum ben bir güncel Deniz Kızı’yım!
                 Marmaris tatilimin son gününde, Marmaris - Ankara yolundan sizlerle bir tatile veda yazısı  paylaşmayı arzu ettim.
                Gelelim Deniz Kızı konusuna. Bu halimi bütün yakın çevrem bilir de, uzaklarda kalanlar nasıl öğrenmek zorunda kaldı, isterseniz biraz ondan bahsedeyim.
                Bendeniz her sabah seher vakti, şezlong lüksü yaşamadan, en az 3 saat hiç ara vermeden sadece deniz keyfi yaparak yüzme merakımla meşhurumdur buralarda. Aynı zamanda, bildiğim tüm yüzme stillerini ve aralıksız kulaç çeşitlemelerini uyarlayarak deniz vasıtalarına SAYGI duyarak, yatay halinde dubalar hizasında Marmaris Uzunyalı boyunca tüm otelleri yaşayarak yüzmekle de meşgulümdür.
                Çoğumuz için deniz içinde kalma rekoru olan bu süreç, denizle geçirdiğim yaşam dilimleri boyunca vazife haline getirilmiştir. Hatta o kadar ileri gitmişimdir ki beni bu vazifeden zevkle alıkoyanlar da denizde geçirdiğim saatleri hesaplayarak, sadece plaj çantamı yerleştirmek için kullandığım şezlongumu takip etmek zorunda kalmışlardır.
                Doğuştan protest bir ruha sahip olmanın dayanılmaz zevkiyle, sabahın erken saatlerinde  bana yani denizi öksüz bırakmayan bir Deniz Yayası’na, sadece dubalarla hizalanan yerlerin dışına taşmak herhalde haber değeri taşımaz(!).. 
                Peki haber olsaydım, nasıl oluşturulacaktı?..  Haydi şimdi hepiniz gözlerinizi yumun ve birer “Deniz Kızı” olun lütfen.
               
 Marmaris Uzunyalı Siteler mevkii tarafındasınız, sabahın seher vakti henüz Ay yeni batmış ve Güneş doğmaya başlıyor… Denize girdiğim Esra Sitesi ve Ankara Sitesi plajından her ikisini de görebilme şansına sahip, mutlu azınlıktansınız! Dubaları bir çırpıda geçtiniz, balıkçı tekneleri dışında tehlikeli hiçbir deniz aracı saati başlamadı henüz! Marmaris'in büyüleyici güzelliğini denizin tam ortasında yeşillikler, adalar, İçmeler, motorların geçiş yolu Boğaz gibi manzaraları  yakalayacaksınız! Nasıl rahatsanız öyle yüzün lütfen, hangi manzarayı istiyorsanız öyle şekil alarak yüzeceksiniz. Benim stilim sırt üstü ağırlıklıdır hiç yorulmadan periyodik kulaçlarla dalga yapmadan kuğu  gibi hızla yüzüyoruz, ancak bu tehlikeli olabilir siz yine dönün düz devam edin etrafı hep birlikte kollayalım! Henüz deniz  vasıtaları yola çıkmadı ama yine de tedbirli olalım bizi balık zannedip avlamasınlar!
                Evet yüzdük yüzdük yüzdük,  ritmik yüzünce ve rahatlayıp nefeslerde stil değiştirince yorulmuyorsunuz hele manzaraya üç boyutlu derinden bakınca şahane bir duygu hem de olağandışı tekneden değil, denizin tam ortasından üstelik uzun soluklu bir emek sonrası değil mi?.. 
                Derken denizde araç trafiği saati başladığında iki saattir yüzdüğümüzü hatırlıyor ve “Oh daha bir saat daha yüzgeçlerimiz idare edecek, hadi hayırlısı henüz balık sanıp tutanlarda olmadı bizi!” diyorsunuz.
                Bu arada, İngiliz bayraklı bir tekne yanaşıyor, anne baba ve çocukları.  İhtiyaç varsa kıyıya götürebileceklerini ısrarla tekrarlıyorlar. Çocuklar şaşkın, etrafta yat olsa oradan yakın mesafe sanacaklar o da yok! Karşıdaki Cennet Adası’na çıkmaya azimli olduğumu söyleyince, ailece alkışlıyorlar!
                Sonra bir başka küçük tekne geliyor, kaptanı küçük yabancı kızın bizi görüp boğulacağımızı düşündüğünü ve yalvardığını ve bu yüzden yolunu değiştirmek zorunda kaldığını sitemle açıklamaya çalışıyor. Doğal olarak tarafımızdan,  vicdanlı küçük kız ikna edilip rahatlatılıyor. Sonrasında başka teknelerden fotoğraflar, alkış, el sallaşmalar sonrası en sonunda adalar hizasına gelinip o doyumsuz manzara  bir tarafta Cennet Adası, Keçi Adası ve de İçmeler diğer tarafta, Marmaris Aktaş… Başınız dönüyor, adeta zevk sarhoşu oluyorsunuz. Denizin ortasında koltuk veya bebek yüzüşü hareketiyle durun dinlenin, soluklanın lütfen! Derken AMAZON adlı tekne yanaşıyor, içindekiler koro halinde en büyük tezahüratı yapıyor ve biz o ara, "Marmaris yeryüzünün cenneti, ben Marmaris'i çok seviyorum!" diye haykırıyorum, haykırıyoruz! Sonrasında Amazon Teknesi seyir defterinde yerimizi alıyoruz. Daha sonra fotoğraflar videolar çekiliyor ve hala ısrarla yardım teklifleri gelmeye de devam ediyor ve tekneler de  dikkatlice yanımızdan süzülerek geçmeye devam ediyor. Neredeyse Rodos'a kadar yüzebileceğimize eminiz!..
                Eyvah, 3 saat dolmuş, saat 10’u geçiyor olmalı, tekneler ard arda sefere başladığına göre… Saatte yok yanımızda ama birine soralım ailemiz merak edecek, ona göre yardım alalım.
                 Aslında, benim, bizlerin yardıma ihtiyacı var mı sizce? Hiçbirimizin  yok aslında. Yüzmeye devam ediyoruz ancak zaman su gibi akıp geçiyor, sorumluluklarımız var bizi merak eden bir ailemiz dostlarımız var hatta hiç açılmayan plaj çantası hala sahipsiz duruyor diyen plaj görevlisi var! Acilen kıyıya dönme hissi yaşıyorsunuz. Hemen ilk gördüğünüz tekneye doğru yüzerek, "lütfen benim için kardeşimi arayıp merak etmemesini söyler misiniz ve kıyıya dönmeme yardımcı olabilir misiniz?” diyorsunuz… Sağ olsunlar hafif şaşkın, “İnşallah akşama düşlediğimiz balıklarımız kaçmaz” edasıyla, gerekli yardımı sağlıyorlar ve yakındaki bir parasailing motoruyla, yüzmeye başladığımız kıyıya çıkarıyorlar.
                Eve gecikmeli de olsa dönebiliyorsanız, evdekilerden işiteceğiniz uyarı cümlelerini de göze alabiliyor sanız, günün anlamını ve tadını çoktan hak ettiniz. Artık sizden huzurlusu yoktur!..
                Ve aklınızda kalan tek olumsuzluk; denizde sorumsuzca ve hızla yanınızdan geçip giden jet ski gibi deniz araçlarının verdiği korku olacak!..  Bu korkulara rağmen, çok iyi yüzebilen bizler, her saat denizler kadar özgür ne zaman olacağız?...
                                                   ODTÜ’lü Yazar Perviz Özdündar

__________________________________ 

TATİLDE NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR?
www.marmarisbulten.com/Haberler/Nereye_Gidilir_Nerede_Kalinir/

DENİZ YAYALARINA ÖZGÜRLÜK - Perviz Özdündar
tarih Tarih: 02.10.2015, 16:08 okunma Okunma: 1414
Yorumlar
Yüreğinize, kaleminize sağlık. İçinizin güzelliği yazılarınıza da yansımış kaçınılmaz olarak. Cümle kurarken çekinir oldum yalnız karşımdaki bir yazar olunca J Ben de çok severim Marmaris’i, hatta anlamlandıramam neden Marmaris daha güzelken, Bodrum popülerdir diye. Öte yandan isabet diyorum hiç olmazsa daha bakir kalır diye. Babamın ölüm haberini aldığımda Bozburun’dan çıkıp Datça’ya varmak üzereydik ondan olsa gerek bir hüzün çöküyor üzerime o tarafları anınca….
“Ne mutlu Türküm diyene” sözündeki, diyene/Türk olana ayrımı konusunda farkındalık yaratmanız çok hoş olmuş, oradaki ayırımı hiç düşünmemiştim daha önce. Birlik, beraberliğe her zamankinden fazla ihtiyacımız olduğu bu günlerde katkı sağlamanız ne hoş.
Bu arada kıskandııııımmmJ)) doğma büyüme bir İzmir’li olarak….yüzme hem de stilli olarak, hem de Ankara’lı olarak, yüzme durumlarınızı…. Üç saat denizde kalabilmek ne demek, takdire şayan doğrusu. Bir şeyi merak ediyorum ama ; Marmaris’in güzelliğinden sonra, affınıza sığınarak söylüyorum Ankara’nın boğucu, sıkıcı havasına dönmek zor olsa gerek, belki de işinizi seviyor olunca sıkıntı olmuyordur???
Nilgün Arıkan - İZMİR
Tarih: 14.10.2015 - 10:48 | Gönderen: NILGUN ARIKAN
Pervizcim su perisi güzel temiz kalpli arkadaşım güzel yazında beraber yüzüyor gibi oldum. Birçok yere beraber gitmiş ve dönmüş oldum. Su gibi geçti. Aktı gitti. Sonunda her zaman olduğu gibi de denizden mutlulukla çıktık. Yine mutluyduk. İyi ki varsın güzel su gibi berrak kalpli arkadaşım . Her şeyin gönlünce olması dileğiyle.
Tarih: 04.10.2015 - 02:53 | Gönderen: Bilge Özbakır
Deniz benim icinde bir arınma,yenilenme ve şifalanma aracıdır. Neredeyse 5 yıldır artık kıyıdan denize girmek endişe veriyor bana da. Engin ,tertemiz ve masmavi sulara kendini bırakıp açılabildiğince açılmak yerine, etrafı yosun tutmuş dubalarla çevrili alanda tıpkı akvaryuma hapsedilmiş balık gibi yüzmek icimi buruyor. Teknemde yok ..,,
Pervizcim deniz yayalarına acik bir alan bulursan yada yaratırsan ki eminim başarırsın,lütfen açılışa davet et uçarak gelir,yüzerek eşlik etmekten gurur duyarım.
Muhteşem bir alana el atmışsan yüreğine ve kalemine saglık ...
Tarih: 12.10.2015 - 18:22 | Gönderen: Güler Özcan
Perviz Hanım,
Yazınızı keyifle ama biraz da endişeyle okudum .Sizin de yazdığınız gibi dikkat!! denizin şakası yoktur hele su sporları için kullanılan araçların olduğu sularda yüzerken.
Tarih: 05.10.2015 - 08:19 | Gönderen: alev yayla
Sevgili Perviz Hanım;
Yazınızı zevk ve heyecanla okudum,
Öncelikle deniz ve yüzmeye bu kadar aşık olduğunuzu bilmiyordum!
Her nekadar denizi çok sevsem de yüzmeyle aramın iyi olduğu söylenemez, sadece denizi seyretme boyutunda...
Yazınızı heyecenlı ve sürükleyici bir roman okur gibi okudum, hoş bir üslup kullanmışsınız hem merak hemde yüzme istediği uyandırıyorsunuz.
Tatilinizin bittiğine üzülürken, sizinle iş hayatınızda birlikte çalışmak isteyenlerin sevineceğini düşünerek, yazılarınızın devamını bekliyoruz.
Sevgiler,
Dr. Y.Volkan Arıncı



Tarih: 03.10.2015 - 09:40 | Gönderen: Volkan Arıncı
Perviz Hanım ;
Bende 3 saat boyunca denizi kullanmadan,şezlongta yatabilenlerdenim:) ama bu sezon sizin tarzınızı deneyeceğim. kaleminize sağlık.
Tarih: 23.12.2016 - 15:30 | Gönderen: Gülşah İslamoğlu
Perviz Hanım ;
sizi okurken ,acaba başına bir şey mi? geldi.
işte tamam şimdi birşey oldu diyerek okudum.
insanların bu hayatta severek,zevkle yaptığı birşeylerin olması çok güzel.Sizinki de ''deniz tutkusu'' kendinize dikkat edin.kaleminize sağlık
Tarih: 23.12.2016 - 16:12 | Gönderen: Gülşah İslamoğlu
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales