Marmaris Bülten
MARMARİS TE CANLI MÜZİK
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
DAHA NE KADAR SUSACAĞIZ
DAHA NE KADAR SUSACAĞIZ

                Akıl tutulması yaşatıldığımız yeni bir güne daha, günaydın.
                Çevremizde yaşanan olayları sorgulamayacağımız bir güne daha göz kırparken, üç maymunu oynayarak; görmüyor, duymuyor ve konuşmuyoruz.  En çok ta, “Bana ne canım, benden başka kimse yok mu!..” diye düşünerek, günlerimizi geçiştiriyoruz.  Sağdan soldan gelen komutlarla günlerini geçirmenin mutluluk olarak tariflendiği yıllar - günlerdeyiz.
                Şimdi nerede o sorgulayan kişiler, nerede o  yapılan yanlışı kabul etmeyen karakterler, nerede o geçmişin mirası insanlık değerlerini görebilen beyinler?..
                Gözlerimi kapatıp bu insanları düşündüğümde, gözümün önünde asılı olan bu resmi hiçbir yere sığdıramıyorum. Yutkunamıyor, nefes alamıyorum. Kendimdeki yaşamsal değerleri sorgulayarak,  “Bana dokunmayan yılan, bin yaşasın.” sözünü bin parçaya bölerek, yılanların önüne atıp yok etmek istiyorum.
                Hani hep derler ya yaşam tiyatro sahnesi gibi. Sırası gelen sahnede rolünü oynayıp gidecek. Bu söze bakıyorum, günümüzde rollerin çoğu, figüratif olarak dağıtılmış. “Sen burada duracaksın,  hey sen de burada susacaksın!.. Baksana beyaz saçlı adam sen de siz de giderayak el pençe başınızı sallayıp , önünüzden geçenleri selamlayacaksınız!..”
                   Bir kelimesi, bir cümlesi, bir haykırışı, bir gülüşü, hatta bir düşüncesi olmayan roller giydirilmiş bizlere, bu dönemde. Ya eskilerde, öylemiydi?.. Yakın tarihimiz Kurtuluş Savaşımız döneminde; Cumhuriyetimizin kuruluşunda hiç kimse hiç birimiz figüran olmamışız, neredeyse her birimiz ayrı ayrı  başrolde oynamışız.  Şimdiki kendini yönetmen sananların rol sandıkları, aslında o zamanlar, gerçek yaşam mücadelesiymiş. Taşıdıkları düşüncelerle; tüm güçlerini kullanarak sorgulayan, sorgulatan, konuşan rollermiş o zamanlar...
                Şimdilerde yeniden düşünüyorum ve çevremde nefes alan,  hareket eden, susan,  yiyen, içen insanlara bakıyorum.  Her şeye neden maydanoz oluyorum diye kendimi sorguluyor, garipliği acayipliği kendimde arıyorum. Verilen rolü kabullenemediğim için baş kaldırdığım için kendimle savaşıyorum. Bana ne diyemiyorum ama mahallenin delisi ben miyim diye diye, kendi kendimle savaşıyorum.  Biliyorum ki benim gibi düşünen, benim gibi sorgulayan binlerce, yüzlerce, milyonlarca kendilerinin yaşam amacını bilen insanlar da var.
                    Dünya tarihine isimlerini altın harflerle yazdıranlar; yüreklerde yaşayan, mütevazı hakkı ve hakkaniyeti yaşatan, yaşadığı her günün getirisini yaşama katan iyi insanlar. Bunlar beyaz atlara binerek gidip dönmeyen kişilerdi. Çünkü bu insanlar kendileri gibi yaşamı sorgulayan çocuklarımızın, gençlerimizin ve bizlerin beyaz atlara  binip  bu yolda ilerleyip o değerlere sahip çıkacağımızı bildikleri için gözleri arkada kalmadan tarihe imza atan kişilerdi.
 Her kişi; yaşadığı günü, yaşadığı ömrü ve yaşayacağı günleri kendi yaşam bakış ekseni çevresinde sürdürürken, her yeni güne daha bilinçli, daha aydın, daha sorgulayan, hakkı ve hakkaniyeti yaşamının odak noktası yapmaya çalışıp ve çevresinde bunları görebilmelidir.
                Kısacası, sizlere zorla oynatılan bu figüratif rollerden sıyrılıp, ne zaman bu sessizliği bozacak, gerçekleri o çakma yönetmenlere, ne zaman bağıra çağıra haykıracaksınız?..
                               Yazar Birsen Tankaya Dinç - İstanbul

____________________________________________
TATİLDE NE NEREDE NEREYE? Tıklayın!..
www.marmarisbulten.com/Haberler/ne_nerede_nereye/ 

MÜŞTERİNİZ BİZDEN KAZANMAK SİZDEN!.. 
REKLAM TANITIM HABERLERİ 
tıklayın!        
www.marmarisbulten.com/Haberler/Tanitim_Reklam_Haberleri/

DAHA NE KADAR SUSACAĞIZ
tarih Tarih: 26.06.2016, 02:29 okunma Okunma: 2408
Yorumlar
Nasil da beni duygularimi yazdiniz sanki ben yazdim kaleminize duygulariniza saglik tesekkurlerd
Tarih: 26.06.2016 - 04:23 | Gönderen: sabahat erdem
sorgulayan yargılayan milyonlar ama örgütsüz, lidersiz, cesaretsiz idealler değişti mi sorgulamak lazım.
Tarih: 26.06.2016 - 14:11 | Gönderen: selçuk tankaya
"Biliyorum ki benim gibi düşünen, benim gibi sorgulayan binlerce, yüzlerce, milyonlarca kendilerinin yaşam amacını bilen insanlar da var." Sorgulamış ve sormuş bu hafta Sevgili Yazarımız! Öyle ya biz kaç kişiyiz'i sorgulamak, duyarlı olmak duyarlılığı ölçmek harekete geçirmek sanatçılara ve sanatçı ruhlu insanlara has bir özellik. Ve Şairler ressamlar yazarlar vs sanatçılar toplumda Aykırı insanlardır. Gözlemcidir, sestir, gözdür, beyindir, cesur yürektir. Kaleminden cesaret akıtan Sevgili Yazarımızın bir çoban ateşi misali satırları uyanmamamız için hepimize Işık olması dileğiyle "Önce Vatan" diyorum.Teşekkürler Sevgili Birsen Dinç
Tarih: 26.06.2016 - 11:49 | Gönderen: Nevcihan Dinç
Sayın Birsen Tunçkaya Dinç, Sizin gibi düşünenlere tercüman olmuşsunuz.Kutlarım. İnsanlara galiba bir bezginlik, yılgınlık gelmiş galiba. Herkes başkalarından bekliyor olabilir. Ya da İNSANLAR UMUDU KESMİŞ OLABİLİR. Zira mevcut duruma alışmış ve/veya bu mevcudiyetin bir çözüm üretemeyeceğine inanmış olabilirler. Bu benim düşüncemdir. Gözlemlerim beni böyle bir kanaata yönlendirdi. Bu Nasıl çözülür? Kesin olarak bilmiyorum. Fakat durumdan ne Zaman ki büyük çoğunluk hoşnutsuz olursa-ki bu hoşnutsuzluğun çok önemli derecede artması gerekir- işte o zaman bir ivme kazanabilir. Ya da koşulların olağanüstü değişmesi de bu ivmeyi tetikleyebilir. Saygılarımla.
Tarih: 26.06.2016 - 22:12 | Gönderen: Özcan Nazlıcan
İnsanların tanık oldukları yanlışları görmezden gelerek " bananecilik" yapması sadece kendilerine özgü yaşamaları çevrede olup bitene duyarsız kalmaları günümüz özelliklerinin bir tanesidir . Bu yüzden bu hallerdeyiz ya.
Tarih: 27.06.2016 - 13:58 | Gönderen: Aysel Aykın
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales