YUNUS POLİS EKİPLERİ GÖREVE H...
YOKSA HEDEF 2070' LER Mİ?
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
ANNELER EĞİTİM İÇİN ÇALIŞTILA...
BUSE ÇIKTI DOKUZA İNMEZ SEKİZ...
MARMARİS İSKELESİ ŞENLENDİ
MARMARİS 2010’U SABIRSI...
ANADOLU'NUN ÖZEL ÇOCUKLARI AC...
MARMARİS İŞ DÜNYASI ve KAMU K...
EFELİKLERİNİ İLK DÜĞÜNLERİNDE...
BU GİDİŞLE MARMARİS KENT MEYD...
TEKİRDAĞ’LILARA MARMARİ...
MARMARİS BASINI SANSÜR VE BAY...
YANLIŞ HESAP BU KEZ KADIKÖY...
ETEM ÇALIŞKAN O BİR ATATÜRK S...
ZOR OYUNU BOZDU BJK’NİN...
MARMARİS 90.YILDA DA SAVAŞTAN...
MARMARİS TARSUS ADANA VE TÜRK...
MARMARİS GİAD YENİ BAŞKANI ÇO...
MARMARİS BALEVİ MART 2012...
ÇALIŞAN KADIN SENDROMU
Birleşmiş Milletler’in yaptığı bir araştırmaya göre, “Dünyada yapılan işlerin yüzde 66’sı, kadınlar tarafından görülüyor. Buna rağmen kadınlar dünyadaki toplam gelirin yüzde 10’una, mal varlığının ise sadece yüzde 1’ine sahipler.”
Toplumsal yaşamdaki anne, eş ve iş kadını rollerini gün boyunca bir elbise gibi sık sık giyip çıkaran bizler; tüm dünya kadınlarında olduğu gibi çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalabilmekteyiz. Günümüzde ekonomik ve çalışma şartlarının artmasıyla beraber görülmeye başlanan çalışan kadın sendromu, bizlere stres reaksiyonu olarak geri dönmekte ve günümüz kadınını bir girdap içine çekmektedir. Yaşanan bu sendroma bağlı kadınlar, iş yaşamında ne kadar mutlu olurlarsa olsunlar strese bağlı hastalıkların sayısında da bir artış söz konusu olmuştur.
İşte bir türlü geçmeyen baş ağrıları, anlamsız çarpıntılar, öksürük, gaz ve yanmalar, hatta uyku bozuklukları çalışan kadınlarda görülen iş stresinin yarattığı belirtilerinin sadece birkaçıdır.
Bir de kilo artışıyla yaşanan problemlerden doğan sık sık öğün atlama, sabah kahvaltılarının işe yetişme telaşıyla yapılamaması, akşam yemeklerinin geç yenilmesi, alkol tüketimiyle yaşanan beslenme bozuklukları da eklenince tablo giderek bozuluyor.
Kadınlar bir kez bu sendroma yakalanınca bu tabloya bel ve sırt ağrıları,varis,kemik erimesi gibi sorunlar da eşlik etmeye başlıyor.Ofis işi yapan kadınlarda ise bilgisayarla haşır neşir oldukları için, görme bozuklukları, yanma kuruma, gibi şikayetler de söz konusu olabiliyor.
Ve en önemlisi de, bu kısır döngüde kadınların kapısında depresyon ve panik bozukluklar, ruhsal gerilim gibi hastalık faktörleri nöbet tutarken, kadının hem iyi bir eş, hem iyi bir iş kadını hem de iyi bir anne olmak gibi rolleri üstlenmesi giderek zorlaşıyor.
Sonuç olarak çalışan kadınların yaşadıkları bu sağlık sorunlarıyla baş edebilmesi için bu konuda bilinçli olmaları gerekiyor.
Kadın sağlığını etkileyen diğer hastalıkların başında meme kanseri, ölümlere yol açan hastalıklar arasında ilk sırada yer aldığı için;
20 yaş üstündeki tüm kadınların ayda bir kez kendi kendilerini (meme kanseri riskine karşı) elle muayene etmelerini,
40 yaşı üstündeki kadınların kontrol amaçlı mammografi çektirmeleri,
Türkiye de koroner kalp hastalıklarının ölümlerin yüzde 43’ünden sorumlu olduğu ve bunların bir bölümünün 41-58 yaş grubundaki kadınlarda görüldüğünü düşünürsek; yeterli ve dengeli beslenmenin özellikle 4 besin grubunun yeterli miktarda tüketilmesi gerektiği, alkol ve sigaradan uzak durulması gerektiği sağlık bakanlığı tarafından bildirilmiştir.
Son olarak; kendi istediğiniz hayatı yaşıyorsanız size göre mükemmel olanı yaşıyorsunuzdur zaten. Hayat sizin hayatınız ve sizin doğrularınız. İyi bir eş, iyi bir anne, iyi bir iş kadını olmak, bazen sizi yorsa da en azından kendinize bir gün seçerek, kendi kendinize “Ne yapmak istiyorum bugün?” diye sorun ve o günü kendi gününüz ilan edip yaşayın doya doya, değer vererek yaşamınıza…










