Marmaris Bülten
TATİLDE NE NEREDE NEREYE  PİZZA LUNA Paket Servis TIKLAYIN
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
BABA CAN’DIR
BABA CAN’DIR

             Güneşli bir gündü.
            Hava, buram buram bunaltıyordu, o gün…
            Çalıştığım fabrikada, diğer yan kuruluşlarımız ve ortakların yer aldığı önemli bir toplantı gerçekleşecekti. Sabah işe giderken, nedense gözümün önüne sürekli O’nunla; şimdiye kadar geçirdiğim en güzel ve gülümseten anlar, bir bir geldi geçti ve gitti… Anlayamamıştım!
            İş temposuna daldığım anlarda öğlen yemeğine doğru, bir telefon geldi annemden.
     _”Baban!.. “ diyor ve susuyordu.
     _”Anne, ne oldu söylesene toplantı var. Babama bir şey mi oldu? “ diye soruyor sonra “Olmaz,  sana öyle gelmiştir!” diyordum kendi kendime.
            Annem yine susmaya devam ediyordu ve ben susmasından anlamıştım ancak konduramadım. İçimden hala, “ Yok ona öyle gelmiştir.” diyordum.
            -“Bak toplantı var, sen iyice bak. Ben seni birazdan ararım” diyordum. Derken de, kafamın içerisinde hissettiğim örümcek ağlarının seslerini duyabiliyordum. Beynim uyuşmuştu sanki. Gözlerim taşar taşar oluyor, ağlamak istemiyordum. Eve biran önce gitmeliydim ancak gitmek istemiyordum. Ya doğruysa?..
            Apar topar çıktım.
            Mevsim, kiraz mevsimi yani Haziran. Babalar gününe bir hafta kala, ilk aşkım canım babacığım, doğum gününe bir hafta kala, kendi istediği arzuladığı gibi sessizce ayrılmıştı aramızdan. Altmışüç yaşındaydı henüz.
            _“ Şimdi onlar bilemez, her şeyi sen yap!” dediydi de, anlamadım bile nasıl yaptığımı!
            Diliyordu, bir ağacın dibinde yatmak.
            Yatırdıktan sonra bir yağmur başladıydı, Haziran ayının başında ki o günde.
O zaman üstad Cemal Süreyya’yı daha iyi anladım.
Hayatın boşluğunu.
            “ Sizin hiç babanız öldü mü? Babamdan ummazdım bunu…”
            Yaşarken, esas değerli olanın kimler olduğunu öğreniyorduk. Hatamızla, sevabımızla.
Bir gün ayrılacağımız insan, bir film şeridi gibi belki de eskilerin deyimiyle, “Hisli Kavlen Vuku” oluyordu da geçiveriyorduk, emanet hayatlarımızdan yaşadıklarımızla.  İş, güç ve zaman telaşında, anlayamadan.
            Ne zaman Haziran gelse ve yeni bir Babalar Günü düşüverse dünyaya,  eksikliğimi ve ona biraz daha yaklaştığımı daha iyi anlarım.
            Sevgiler bitmez ki, hele böylesi sevgilerin.
Seni dinliyorum bak yazıyorum, Işıklarla Can’ım Babacığım…
                           Yazar Emel Seçen – Haziran 2014 / İstanbul

_____________

MÜŞTERİNİZ BİZDEN
KAZANMAK SİZDEN!.. Tıklayın!

http://www.marmarisbulten.com/Haber/musteriniz_bizden_kazanmak_sizden/

BABA CAN’DIR
tarih Tarih: 04.06.2014, 01:38 okunma Okunma: 1515
Yorumlar
Teşekkür ediyorum. İşte o da yaşıyor !Varlıklarımızın en büyük ve en değerlileri annelerimiz ve babalarımız...
Bu yazıyı okumuş olan ve babalarını kaybetmiş olan dostlarında yüreklerine sevgilerimi gönderiyor. Hala yaşayanların ise ne kadar şanslı olduklarını bir kez daha düşünüp, bu babalar gününde sımsıkı boyunlarına sarılıp, onları ne kadar çok sevdiklerini paylaşmalarını temenni ediyorum. Sevgimle
Tarih: 04.06.2014 - 10:10 | Gönderen: emel secen
Bir baba gittiginde evin koca cinar'i gider...Yaslandigimiz dag gider,eve aksamlari sicacik somun getiren yurek gider. Bir baba gittiginde canimizdan can gider. Hayatta olmayanlari rahmetle anarken,tum babalarimizin gunu kutlu olsun.Kaleminize saglik Sn Emel Secen.
Tarih: 06.06.2014 - 01:54 | Gönderen: Nur Niemela
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales