Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
HAKKINI KULLANMAZSAN BAŞKALARI KULLANIR!
  HAKKINI KULLANMAZSAN BAŞKALARI KULLANIR!

 

 

                       Kurtuluş Savaşımız dünyada emsali görülmemiş bir bağımsızlık destanıdır. Esareti kabullenemeyen Türk kadınları, gerek erkeğiyle omuz omuza savaşarak, gerek kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur-çamur demeden cepheye malzeme taşıyarak, gerek lojiktik destek sağlayarak ve gerekse direnişçilerin en sağlam halkası olarak Bağımsızlık Destanında Kahraman Türk Kadını olarak hak ettiği yerini almıştır.
                 
Büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk’ün Bağımsızlık mücadelesinde Türk kadınının gösterdiği cesareti, yaptığı fedakarlığı gözlemlememesi olası değildi.  Nitekim modern Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken yaptığı birçok devrimin en önemlilerinden biri de kadınlara kazandırdığı haklardır. 
                       
Kadınların toplum içinde erkeklerle eşit haklara sahip olmasını kabul ettirmesi ve sosyal hayatın içinde yer almalarını sağlaması Atatürk’ün en büyük devrimlerinden biridir. Atatürk, Türk kadınının sosyal hayatta olduğu kadar siyasi hayatta da seçme ve seçilme hakkı kazanması için 1930’lu yıllarda başlayarak bir dizi kanun çıkarılmasına öncülük etmiştir. Türk kadınına 3 Nisan 1930’da belediye seçimlerine katılma hakkı,  26 Ekim 1932’de muhtar, köy ihtiyar kurulu üyelerini seçme ve seçilme hakkı ve 5 Aralık 1934’de de Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı verilerek erkeklerle eşit haklara sahip hale getirilmiştir.

 

Bugün 5 Aralık 2009
                
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verileli 75 yıl olmuş.  Günümüz kadınları üç çeyrek asırdan beri kendilerine verilen bu hakkı kullanabildiklerini söyleyebilirler mi? Özgürlükleri için, bağımsızlıkları için, birey olabilmek için nineleri - anaları gibi mücadele ettiklerini söyleyebilirler mi?  Bir ülkede kadın, erkekler kadar bağımsız yaşayamıyorsa, yasama, yürütme ve yargıda söz hakkı yok sa, kadın erkek eşitliğinden söz edilemez.  Büyük kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınlara seçme ve seçilme hakkını İtalya, Japonya, İsviçre, Danimarka ve İsveç gibi ülkelerden yıllar önce vermiş olmasıyla öğünüyoruz.  Ama çağdaşlaşma yolunda bu ülkelerin neden bizim önümüze geçtiğini sorgulamıyoruz. Bu ülkelerdeki kadınların özellikle çalışma / çalışamama, sağlık ve sosyal haklara bizim kadınlarımızdan daha fazla. Bunun nedeni kadınların haklarına sahip çıkmalarındandır.  Hakkı kullanamadıktan sora, hak verilmiş neye yarar?  Nüfusunun yarısı kadın olan Türkiye’de kaç tane muhtar, kaç tane belediye başkanı, kaç tane kadın vali var?  Türkiye Büyük Millet Meclisinde neredeyse kadının adı yok.
                    
 Kadınlara seçme seçilme hakkı verildikten sonra 1935 yılında yapılan ilk seçimlerde bile 18 kadın milleti vekili olarak girebilmişti meclise.  75 yıl sonraki meclisteki kadın sayısı gerçekten yüz kızartıcıdır.  Yasama yapanlar erkeklerse, parlamentoda muhalefet yapacak kadar bile kadın yoksa ve de kadınların haklarını bile (sözde) erkekler koruyorsa, kadınların bugün yaşadıklarına şaşmamak gerekir.
                    
 Özellikle şeriatçı bir rejiminin özlemiyle yanıp tutuşan erkek egemen bir meclisten, kadını özgürleştirecek, kadına insanca yaşama hakkı tanıyacak yasaların çıkmasını beklemek hayal ötesi hayaldir. 21.Yüzyıl Türkiye’sinde kadınlar töre cinayetlerine kurban edilmekte, baskı ve şiddete maruz kalmakta, cinsel tacize uğramakta, aile ve mahalle baskısı altında ezilmektedir.  Kadınlar, 75 yıl önce Atatürk’ün kendisine verdiği değil seçilme hakkını, seçme hakkını bile özgürce kullanamamaktadır. Ya ailesinin ya da kocasının çıkar ilişkisi olduğu partiye oyunu vermekte, ya da bir çuval kömüre, 3 - 5 paket makarna ve pirince oyunu satmak mecburiyetinde bırakılmıştır.
                  
  Düşmana karşı savaş, nasıl ki topla tüfekle ve inançla kazanılmışsa, demokratik mücadele de siyasetle yapılır. Siyasi mücadelenin içinde olmak kadınların hakkı olduğu kadar görevidir de.  Görevini yapmayanların, kazanımları için mücadele etmeyenlerin şikayete de, ağlamaya da hakkı yoktur.  Seçme, seçilme, siyaset yapma, yani ülkenin dolayısıyla kendi kaderinde söz sahibi olma hak ve görevini yerine getirmedikçe, bu hakkını onların yerine erkekler kullanmaya devam edecektir.
                   
Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilişinin 75.nci yıldönümü tüm kadınlarımıza kutlu olsun.

                                                       Yüksel Erdoğru / Marmaris

  HAKKINI KULLANMAZSAN BAŞKALARI KULLANIR!
tarih Tarih: 05.12.2009, 10:22 okunma Okunma: 1823
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales