Marmaris Bülten
MARMARİS TE CANLI MÜZİK
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
UZAKLARDA KALIŞINDAN 75 YIL SONRA...
UZAKLARDA KALIŞINDAN 75 YIL SONRA...
                Rahmetli babam, sağlığında hep duacıydı sana Sevgili Yüce Ata’m…

               Allah Ömür versin her namaz sonrasında hala hayır dualarını eder sana, sen aramızdan ayrılırken 3 yaşında olan canım anam…
                Ve ben ve biz!..Çok Sevgili Atam, rahat uyu sen!..
             Her 10 Kasım’da hüzünlensem de; bir Cumhuriyet Genci olarak seni anabildiğim, yarınlara koştuğum için de mutluyum, Atam!..
                Sayende varız… 
Sonuna dek değil, sonsuza dek emanetini koruyacağız!.. Sen rahat uyu, Sevgili Yüce Ata’mız!.. 
                                                                            Ata SEVGİ 

AjansSevgi - Bülten Gazetesi
Basın Halkla İlişkiler Danışmanlık Hizmetleri
Yenigün Gazetesi Muğla İl Temsilciliği
Tel: 0536 810 60 98 ajanssevgi@gmail.com
                                                      MARMARİS

ATATÜRK'Ü ANMA MESAJLARI

          Saygıdeğer Muğlalılar, Sevgili Gençler,

            Büyük  önder, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete uğurladığımız günün 75. yıldönümünde bir kez daha özlemle ve rahmetle anıyoruz.
            Bu anlamlı  günde, insan haklarına saygılı, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinin birer vatandaşı olarak M. Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e, sahip çıkmalı, bilimi rehber alarak çizdiği yolda milletimizi ve devletimizi aydınlık yarınlara taşımak için çalışmalı, milli ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeliyiz.
           
Bu duygu ve düşüncelerle Büyük Önderimiz Atatürk’ü, rahmetle, minnetle, şükranla ve saygıyla anıyorum. Ruhu şad olsun!
                                         Mustafa Hakan GÜVENÇER
                                                     Muğla Valisi
______________________________________________

            Cumhuriyetimizin kurucusu, istiklal mücadelemizin önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, vefatının 75'inci yıldönümünde rahmetle ve şükranla anıyoruz.
            Kendini milletine adayan Mustafa Kemal Atatürk, halkının gücünü her şeyin üzerinde tutarak onları bir hedef etrafında toplamış ve topyekun bir mücadeleyi başlatmıştır. Tüm olumsuz şartlara rağmen kazanılan zaferler sonucunda kurulan yeni Türk devletini Cumhuriyetle taçlandırarak sadece kendi milleti tarafından değil, tüm dünya devletleri tarafından da örnek alınan, sevgi ve saygı ile anılan büyük bir deha ve devlet adamı haline gelmiştir.
              Gücünü milletine olan sevgisinden, inancından ve güveninden alan Büyük Atatürk'ün başarıları, özgür ve bağımsız yaşamak isteyen diğer milletlere de yol gösterici olmuştur. Kurulan yeni Türk devletinin dünya üzerinde sonsuza kadar yaşaması için ekonomik, sosyal ve kültürel alanda yenilikler yapan Mustafa Kemal Atatürk, bugün hayatımızın vazgeçilmez unsurları olan devrimleri gerçekleştirmiştir. Bugün dünyanın en güçlü devletlerinden birisi olan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nde bağımsız olarak yaşamamızı Büyük Atatürk'e, onun her gün daha da değer kazanan fikirlerine ve gerçekleştirdiği sarsılmaz ilkelerine borçluyuz. Onun fikirleri ve kurduğu çağdaş Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır.
           
Bu duygu ve düşüncelerle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ebediyete intikalinin 75. yıl dönümünde bir kere daha rahmetle anıyorum.
                                                                      Ali Galip SARAL
                                                                  Marmaris Kaymakamı
---------------------------------------------------------------------------------

            Atatürk ve Türk Kadını
            Kadın hakları ve kadınların erkeklerle eşitliği konusunda geçen asırdan itibaren batı ülkelerinde özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de çok şiddetli mücadeleler verildi. Ülkemizde ise gerek Osmanlı İmparatorluğu, gerekse Cumhuriyet döneminde kadın hakları konusunda batı ülkelerine benzer mücadeleler yaşanmamıştır. Buna rağmen biz kadınlara birçok batı ülkesinden daha evvel bu haklar Atatürk tarafından adeta sunulmuştur. Cumhuriyet Dönemi ve Kadın Hakları teokratik bir devlet yapısının ve kadın haklarının kısıtlı olduğu bir toplum düzeninin olduğu Osmanlı İmparatorluğu' ndan, kadın - erkek eşitliğinin kabul edildiği modern Türkiye Cumhuriyeti' ne geçiş, bir çok devrimler ile mümkün olabilmiştir. Bu devrimler içinde, kadınların erkekler ile eşit toplumsal varlıklar olarak toplum içinde yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır ve Atatürk Devrimleri' nin en önde gelenlerinden birisidir.
            Atatürk “Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken, diğer bir organı işlemezse, o sosyal toplum felçlidir” demiştir.
           
Atatürk çağdaş bir düşüncenin ürünü  olan bu sözleriyle kadının toplumdaki yerini belirlemiş ve toplumun gelişmesinin kadınların gelişmesine bağlı olduğunu anlayan ve bu konuda birçok hakkı kadınlara sunan dünyadaki  tek lider olma özelliğini de kazanmıştır.
 Atatürk Türk kadınına duyduğu sevgi ve saygıyı 30 Mart 1923’de ki bir beyanatında şöyle dile getirmiştir:
            “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?
            Türkler tarih boyunca, baba erkil denilen aile yapısını gönüllerine yerleştirememişler ve benimseyememişlerdir. İşte Atatürk, milletin geçmişindeki ve özünde var olan fakat özlem haline getirilmiş bir hakkı, bir duyguyu devlet varlığına geçiren devrimci olmuştur.
Bunu da “Ey kahraman Türk Kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” sözüyle az, öz ve muhteşem bir ifade ile belirtmiştir.
             Mustafa Kemal Atatürk, Türk kadınlarının hiçbir alanda erkeklerden ve Avrupalı kadınlardan geri kalmayacakları  yolundaki inancını ise, “Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım” diyerek dile getirmiştir.

Yine Atatürk Türk toplumunun gelişmesinde aile yapısının önemini “ Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir” sözleriyle açık bir şekilde belirtmiştir.

1926 yılında Büyük Millet Meclisi tarafından kabulle yürürlüğe giren ve Türk kadınlarını "şeriat" zincirinden kurtaran Medeni Kanun ile, Türk kadınına bin yıl evvel kaybettiği hakların iade edilmesinin temeli oluşmuştur. Artık kadın güçlenmeye, kişiliğini bulmaya başlamış ve erkeğinin yanında sosyal faaliyetlere katılmıştır. Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Haklarının Verilmesi Medeni Kanun ile erkeklerle eşit haklara sahip olan Türk kadınına, 3. TBMM tarafından 3 Nisan 1930' da kabul edilen bir yasa ile belediye seçimlerine katılma hakkı tanınmıştır. 1931 yılında da Türk kadını ilk kez tıp dünyasında varlığını göstermiş ve ilk kadın cerrahımız çalışmaya başlamıştır. 4 Mayıs 1931' de ilk toplantısını yapan IV. TBMM tarafından 26 EKim 1932' de kabul edilen bir yasa ile Türk kadınına muhtar, köy ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme ve seçme hakkı tanınmış; ertesi yıl da, 8 Ekim 1934' de kabul edilen ve 5 Aralık 1934'de yürürlüğe giren bir başka yasa ile kadın-erkek eşitliği alanında bütün haklar, "Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı" nın tanınmasıyla verilmiş ve 1935 seçimlerinde de 18 kadın milletvekili seçilerek TBMM’sine girmiştir.
            Türk kadını, yüzyıllardır özlemini çektiği haklarına sahip olmada; en azimli, inançlı ve güçlü desteği Atatürk' ten almış ve çağdaş ülke kadınlarının önüne geçmiştir.
            Atatürk "Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni mevkiini salahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyakatle kullanacaktır." Sözleriyle Türk kadınına duyduğu güveni ve değeri en güzel şekilde ifade etmiştir.
            Bağımsızlık mücadelesi yapan ülkeler nasıl Atatürk' ü  örnek bir lider almışlarsa, kadın hakları uğruna uğraş  ve savaş verenler de, onu bir devrimci olarak aynı şekilde örnek almak durumundadırlar. Çünkü bütün insanlık tarihi boyunca, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir lider kadın hakları  konusunda Atatürk kadar önsezili ve öngörüşlü olmamış, onun kadar uğraş ve savaş vermemiştir.
            Cumhuriyetimizin kurucusu ve daha iyi bir yaşam hayalimizin canlı  sembolü olan büyük önderimiz Atatürk’ü rahmet, minnet ve şükranla anıyor ve biz kadınlar diyoruz ki: Bu güzel cumhuriyet içinde özgür, bağımsız ve eşit yurttaşlar olarak yaşama hedefinden asla sapmayacak, bu yolda tüm engelleri de mutlaka aşacağız. Ne mutlu bir Atatürk yetiştiren Türk kadınına, ne mutlu O'na sahip olan Türk milletine...
                                       CHP Marmaris İlçe Kadın Kolu
_______________________________________________

                      Cumhuriyet devriminin önderi M.Kemal Atatürk,Türk Ulusu'nu çağdaş uygarlığa taşımayı amaçlarken; eğitimi, egemenlerin kafasına göre yorumlanan dinsel anlayıştan, laik-bilimsel akılcı birey yetiştiren anlayışa dönüştürüp eğitim birliği yasası ile devrimcileştirmiştir.
                   Medrese yerine çağdaş okullar,harf devrimi,kadın ve insan haklarına öncelik veren medeni kanun,kadınlara seçme ve seçilme haklarının Avrupa'nın çoğu ülkesinden önce verilmesi,tatlı su aydını ve güce tapan zavallıların görmek istemedikleri gerçeklerdir.
                   1930' larda Avrupa faşist diktatörleri iktidara getirirken,Türkiye'de Atatürk insanın kulluktan yurttaşlığa yükseltildiği devrimleri gerçekleştiriyordu.

       Bugün ise devrim yıkıcıları diktatörleşip bireyi akıllarındaki şeriata göre kullaştırmak, kadını örtüp eve kapatmak için çağdışı yaşam biçimi ve eğitimi dayatırken;emperyalizmle kol kola bölücü, barış karşıtı politikalarını uygulamaya çalışmaktadırlar.
           
       Atatürk'ün manevi huzurunda,ona inanan özgür düşünceli yuttaşlar olarak bir kez daha haykırıyoruz; Atatürk devrimleri asla çağdışı rejime dönüştürülemeyecek, devrimler; gerici - bölücü feodal unsurlar temizlenerek tamamlanacaktır.
       Atatürk'ün kurduğu özgür, laik, çağdaş Cumhuriyet sonsuza kadar yaşatılacaktır.
                                               NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE !
                                Atatürkçü Düşünce Derneği Marmaris Şubesi
______________________________________________

CHP MARMARİS BELEDİYE BAŞKAN ADAYI KİM OLMALI?
AnketTıklayın! 
http://www.marmarisbulten.com/Anket/MARMARiS_CHP_iciN_ON_SEciM_ANKETi/

MÜŞTERİLERİNİZİN SİZE ULAŞMASINA KESİN ÇÖZÜM bir tık yeter!..http://www.marmarisbulten.com/Haberler/is_Dunyasi_Rehberi/

UZAKLARDA KALIŞINDAN 75 YIL SONRA...
tarih Tarih: 09.11.2013, 22:10 okunma Okunma: 1723
Yorumlar
Ne mutlu onun ışığını takip edenlere..
Işığı sonsuz lider...Sana minnettarız.
Tarih: 09.11.2013 - 20:53 | Gönderen: EMEL SEÇEN
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales