Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
ÜLKEMDE (TÜRKİYE’DE) KADIN OLMAK
ÜLKEMDE (TÜRKİYE’DE) KADIN  OLMAK

                      "Bizim kadınlarımız; / Korkunç ve mübarek elleri, / İnce,küçük çeneleri,kocaman gözleriyle, / Anamız,avradımız,yarimiz / Ve sanki hiç yaşanmamış  gibi ölen, / Ve soframızdaki yeri, / Öküzümüzden sonra gelen. / Ve dağlara kaçırıp uğruna hapis yattığımız..."
                                                      
Nazım Hikmet Ran
                     ..................
     
                  Değerli usta, işte böyle dile getirmiş kadınlarımızı güzel dizelerinde. Peki ya o günlerden bu yana, nerelere vardı kadına bakış?
                          8 Mart Dünya Kadınlar Günü; Her kutlanan özel gün gibi sembolik olarak kutlamalar rafında yerini almış, yılların tozuna terk edilmiş, her yıl üstü silkelenen ve tekrar yerine konan, çoğumuzun anlamından haberi bile olmadığı ilgisizliğe itilmiş, değerli bir gündür aslında…
            
            Bu anlamlı günün tarihçesi, ABD’ de katledilen kadın işçilerin acı hikayesine kadar dayanır.
                         1857 yılında Newyork'taki bir fabrikada, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu 40 bin kadar dokuma işçisi, haklarını kazanabilmek adına greve gitmişler ve polislerin müdahalesiyle fabrikaya kapatılan işçiler, çıkartılan yangında yanarak can vermişlerdir. Işte bugünkü 8 Mart, bu katliamda yaşamını yitiren 100’ün üzerinde kadın işçinin dramıyla başlamıştır aslında.
                          Dünya Kadınlar Günü; 26 - 27 Ağustos 1910'da Kopenhag'da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda ilk kez  ortaya atılarak kabul edilmiş ama tarihi kesinleşmemiş olan bugün, BM Genel Kurulunda 1977’de 8 Mart olarak ilan edilmiştir.
     
                   Kadınlar için oldukça umut verici bir başlangıç olsa da; atılan nutuklar, verilen sözler, adına yazılanlar çizilenler, o günden bugüne kadınlarca yaşanılan olumsuzluklara tam çözüm olamamıştır.
           
            Bizim kadınlarımız; yaşlarından önce büyüyen, çocukluk dünyalarını yaşayamayan, genç kızlık rüyalarını ufacıcık pencereden seyreden, henüz cinselliği bile tanımazken para karşılığı babası yaşındakilere gelin edilen ya da berdele verilen, toprakta ırgat, yatakta kadın, söz hakkı elinden alınmış, ailede arka plana atılmış kadınlarımız, gerçekten bilebilirler mi kadın haklarını?
           
            Peki, ya ülkemizde kadına şiddet halen iç yarasıyken, bu konuda atılan adımlar yasalarda isim olmaktan öteye gidememişken, kadınların korunma taleplerine duyarsızlık halen devam etmekte olup kadınlar sokak ortasında katledilirken, sığınma evleri halen yeterli işleyişe kavuşamamışken, babası yaşındakilerin cinsel istismarına maruz kalan küçük kızların kendi arzusu ile erkeklerle beraber olduğu kabul edilirken, kadın katledenlerin, çocuklara cinsel istismarda bulunanların cezaları anlamsız sebeplerle hafifletilirken…
                           Dekolte giyim bile tecavüze tahrik  olarak görülürken, 4+4+4 sistemi ile kız çocuklarının eğitim hakları ihlale çalışılırken, kürtaj ve sezaryen cinayet olarak algılanılıp, kadınların seçeneklerine müdahaleye kadar varılırken, namus erkeğin elinin kiri, kadının alnının lekesi olmaya devam edip, namus  suçu islediğine karar verilen kadınlar, töreler gereği toprağa kurban edilirken...
                           Hamilelikte  
yüzlerce kadın tıbbi yardım alamaz ve  birçoğu yaşamını yitirirken, ülkemizde çalışan kadınlar, halen sosyal haklarından yoksun kalırken, kreş, kadın emeği ve istihdamı konusunda sorumlularca verilmiş sözler balon olurken…
                            Yaşamak, evine, sofrasına sahip  çıkabilmek için; evinde dünyanın en ağır işçisi, sokakta ekmek savaşçısı kadınlarımıza, “Kadın Hakları Günü’nüz kutlu olsun.” demekle vefa borcumuzu ödeyebilir miyiz sizce?
           
             Oysaki kadınlarımız; omuzunda taşıdığı mermi, kucağında bebesiyle cephede sırt sırta savaşmamış mıydı erkeği ile? Unuttuk mu; Nene Hatun’u,Halide Edip Adıvar'ı,Erzurumlu Kara Fatma'yı?
            
            Dünya'nın 7 harikasından biri olan Tac Mahal bile bir kadına mezar olarak yapılmamış mıdır? Hep sevgiden bahsederiz, peki neden hala kadını incitmeyecek, hak ve hukukunu çiğnemeyecek kadar sevebilmeyi beceremeyeniz?
                            Kadın, kaşık düşmanı mıdır halen? Elmanın yarısında mı kalmıştır sadece? Oysaki kadın; anne, eş, yar, bacı, evlat, sabırla şevkatle koruyan, bağışlayan, anlayan, kısacası canımıza can katan değilmidir?..
          
             Bilirim ki,
zordur benim ülkemde kadın olmak, hem de çok zor!
                     
Her ne kadar söz yerini bulmuyorsa da,
bir gün gerçek anlamda kutlayabilmek dileğiyle, tüm kadınların bu özel günü kutlu olsun.
                            Huzurla kalınız.
       
                                                     Nur Niemela - USA
____________________
Kargo Gönderiniz mi var? Tıklayın!..
http://www.marmarisbulten.com/Haber/MNG_KARGO_MARMARiSTE_DE_LiDER/

MÜŞTERİLERİNİZİN
SİZE ULAŞMASINA KESİN ÇÖZÜM!..
 bir tık yeter!..
http://www.marmarisbulten.com/Haberler/is_Dunyasi_Rehberi/
  

ÜLKEMDE (TÜRKİYE’DE) KADIN  OLMAK
tarih Tarih: 11.03.2013, 02:20 okunma Okunma: 2421
Yorumlar
365 günün 1 günü "Kadınlar Günü"yse, geri kalan 364 gün kimlerin günüdür? Çözüm var elbette... Bütün günler kadınlara armağan olsun...
Tarih: 14.03.2013 - 23:00 | Gönderen: Mustafa BULUT
Sevgili Nur Niemela - Yazınızı geç fark ettim ama kutlamaların ve o özel günün önemini özetleyen son nokta gibiydi belki de zamanlamanın geç kalışı hoş bile olmuş... Hepimizin yazdıklarına son noktayı sen koyup finalde kalemi kırmışsın. Hep diyorum yine söyleyeceğim sen kaliteli yazıyorsun. Gösterişten abartıdan uzak konuyu en güzel şekli ile anlatıyorsun. Marmaris Bülten senin gibi bir yazara sahip olduğu için çok şanslı... Seni kutluyorum. İzmir'den sana ve gazete çalışanlarına sevgiler.
Tarih: 11.03.2013 - 10:17 | Gönderen: nur saylan
GÜNCEL OLAN KONUMUZ KADINLAR GÜNÜYDÜ. HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ YİNE YAZILDI, ÇİZİLDİ VE BUGÜN YİNE UNUTULDU MAALESEF KADINLARIMIZ. HEP ANADIR DERİZ, HEP EŞTİR DERİZ, HEP KARDEŞTİR DERİZ, HEP ARKADAŞTIR DERİZ....DERİZDE NE YAPARIZ KADINLARIMIZ İÇİN..BENCE KOCAMAN BİR HİÇ. ANNELER GÜNÜNE KADAR RAFA KALDIRIRIZ KADINLARIMIZIN OLMASI GEREKENLERİNİ. AKLIMIZA GELİNCE BİRAZ KONUŞUR, YİNE UNUTURUZ. GÖRSEL BASINDA ŞİDDET GOREN KADININ HABERİNİ BÖRÜNCE HATIRLARIZ YİNE KADINI....SİZİ BU GAZETEDE YAZDIĞINIZ BAZI YAZILARDAN TAKİP ETMİŞTİM. SADECE BU KONUDA DEĞİL, YAŞADIĞIMIZ DÜNYA VE İNSANLAR İLE İLGİLİ BU KADAR DUYARLI OLUŞUNUZ AÇIKCASI BİR İZMİRLİ OLARAK BENDE FARKLI DUYGULAR OLUŞTURUYOR. NUR HANIM, SADECE ÜLKEMİN DEĞİL, TÜM DÜNYANIN SİZİN GİBİ DUYARLI İNSANLARA İHTİYACI OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM. KENDİSİNİ AYDIN ZANNEDEN ANCAK VATANINDA YAŞAMASINA RAĞMEN OLAYLARA DUYARLI OLAMAYAN AYDINLARA İNAT, DÜNYANIN BİR UCUNDAN ABD'DEN UZANARAK BİZLERİ AYDINLATTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYOR, SİZİ TEBRİK EDİYORUM...
Tarih: 11.03.2013 - 14:49 | Gönderen: BÜLENT ADIYEKE
Nur hanım kadınlar gününün karanfil verilip hoplayıp zıplamaktan ibaret olmadığını, haklarını savunurken yanarak can veren 129 kadının anısına kutlanılmaya başlandığını özetlemiş ve günümüzde yurdumuzdaki kadınların sorununa ustaca değinmişsiniz. Elinize, yüreğinize sağlık. Kutluyor ve teşekkür ediyorum...
Tarih: 13.03.2013 - 10:25 | Gönderen: Hülya Sezgin
Kalemine ve yùregine saglik sayin Nur Niemela' sizinde dediginiz gibi tùm kadinlarin bu ozel gùnù kutlu olsun...
Tarih: 11.03.2013 - 02:04 | Gönderen: kadir kankiliç
nur hanım..anlam ve duygu yüklü yazınızdan dolayı teşekkür ederim..erkek egemen bir dünyada 2.sınıf insan davranışı gören kadınlarımız umarım hak ettikleri yeri alırlar.tanrı evrende bütün insanları dil din cins ırk mezhep farkı gözetmeksizin eşit yaratmıştır.kadında öyledir.erkekle eşit yaratılmıştır.hatta kadın erkekten bir adım öndedir aslında..çünkü kadın bir kere anadır..kadın varlık sebebidir evrenin..ancak kadın tanrının ulu buyruklarına rağmen din tüccarları ve baronlarınca 2.hatta 3.sınıf duruma düşürülmüşlerdir.kadını ayaklar altına almakta en çok kullanılan vasıta ne yazıkki din olgusu kullanılarak yapılmıştır..ve ne acıdırki kadınlarımız da bu gönüllü köleliğe razı edilmişlerdir.kadınlarımıza modern ortaçağları yaşatanları ulu tanrı asla affetmeyecektir.
güzel yazınızdan dolayı sizi kutlarım..bu tür yazılarınızın devamın bekleriz..saygıyla olsun sizlere..
Tarih: 11.03.2013 - 08:23 | Gönderen: mehmet şentürk
DEĞERLİ NUR NİEMELA BİZ KADINLARIN DUYGULARINI TEK KALEMDE YAZMIŞTIR,BİZİ BU KADAR GÜZEL SAVUNAN BU DEĞERLİ ARKADAŞAMA TEŞEKKÜR EDER, KENDİSİNİ DE TEBRİK EDERİM.
Tarih: 11.03.2013 - 02:03 | Gönderen: İNCİ SARIÇAM
Tebrik ediyorum.Yazınızı okurken hem duygulasndım,hem hüzünlendim,hem de Kadınlar Günü'nün kaynağını öğrendim.Evet,benim Ülkem'de kadın olmak bu denli zor,yazınızda da belirtmiş olduğunuz gibi 'kadın' son derece kutsalken.....
Tarih: 11.03.2013 - 01:19 | Gönderen: nur koskosoğlu
öncelikle nur hanım bir bayan olarak yüregindeki sözcükleri yazı ya dönüştürmüş tebrik ederim allah hütala kadını erkegin kaburga kemiginden yaratmış neden başkemigin den yaratsam başta olmaz ayak kemiginde yaratsam ayak altında ezilmesin diye kal hizasın dan kaburga kemiginden yaratılmışki koltuk altın da kalpde kollansın sevilsin diye cenneti müjdelerken kadın ların ayagının altındadır der yaradan o sebebden tüm kadınlarımız aslında kalbimizin anahtarıdır erkek kadınsız kadın erkeksiz olmassa demekki cuvaldızı kadına igneyi kendine batır canın yanıyorsa bırakın şittdeti ölümlü insanlar olarak kadın hakkıyla gitmemek lazım ve kadının gözyaşlarını melekler sayarak üzülürlermiş allah şittdet gören kadın larımızı korusun amin
Tarih: 11.03.2013 - 01:50 | Gönderen: ümit korkmaz
başarılar çok guzel yazı kadın hakları böyle olmalı bu ülkede
Tarih: 18.07.2013 - 07:22 | Gönderen: arda kızılboğa
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales