Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
TURUNÇ DÜNYANIN GÖZDE TURİZM BELDESİ AMA
TURUNÇ DÜNYANIN GÖZDE TURİZM BELDESİ AMA

                Bu yıl turizm sezonu hemen herkes için oldukça geç başladı maalesef. Marmaris ve genelinde o özlenen; Mayıs’ta olmasa bile kimi yıllar Haziran ayında yaşanmaya başlanan canlılık bu yıl ne yazık ki Temmuz ayı başı itibarıyla görülmeye başlandı.
            
Tarih 13 Temmuz 2011, iş ve esnaf ziyareti için Turunç Beldesi’ne gittim.  Kimi sonradan görmüş,  kimi arkadaşların böbürlenerek anlattığı, kendi arabam olmadığı için de doğal olarak belde dolmuşuyla.
                Turunç’a gidip gelenler bilirler; Turunç’tan Marmaris’e gelen son araç 22.30 ‘da hareket eder. Hatırlıyorum da, geçmiş yıllarda son dolmuşu kaçırmamak için hareket saatine 5 – 10 dakika kala durakta beklediğimiz çok olmuştur, hatta kimi zaman yolcu sayısı az olduğu için,"dolmuşçu da ekmeğini kazanıyor." düşüncesiyle, hareket saati gelmesine rağmen bizim de birkaç yolcu daha çıkar mı diye, şoförle birlikte beklediğimiz de çok olmuştur.
             
Ama dün öyle olmadı maalesef, dolmuşa binmek için bulunduğum yerden yola çıktığımda; dolmuşun ileride yola çıktığını görmüştüm. Nasıl yetişeyim demeye kalmadan yine Turunç Taksi durağı önünde dolmuşçu – taksici bir arkadaşa dolmuşu 2 dakika da olsa beklemesi için telefonla aramasını rica ettim. Ve aradı da…
               
_ Alo yolcu kalmış bekleyebilecen mi?
               
_  Neyle geliyor, yürüyerek mi?
  
            _  Hee yürüyerek.
    
            _Olmaz ben duramam… 
             _ İyi durma, durma git sen!..
             .............          
                
Konuşma öncesinde, “Durur durur o.“ diyen taksici arkadaşa, “E hadi Ali (Gökçe) çalıştır bakalım arabayı.” dedim şakayla karışık…
              
El cevap; “Sırada başka araba var abi!..”
             ?...
             Sonrasında o kızgınlıkla; “Peki Ali, ben taksiye bindiğim zaman, tekrar inipte dolmuşa binmem. Yürüyerek gidiyorum Marmaris’e, inanmıyorsan başka muzip tezgahınız varsa da takip edersin görürsün!” dedim.
           
Tamamı yokuşlardan oluşan yaklaşık 3 kilometre hiç durmadan yürüdükten sonra, tepedeki Akdağ Büfe’de mola verdim ve işletmeci esnaf arkadaşımız Turab Abi’nin ikramı, yorgunluk çayını içtim. Tekrar yola çıktığımda, konudan haberi olan Turunç Belediye Başkanı Ali Fuat Fidan, bana telefonla ulaştı ve sanırım yürüyüşümün yaklaşık 4. Kilometresinde, beni bularak aracıyla Marmaris’e getirdi.
           
Olayın yalın hali bu, peki neden yazdım bunları?
               Turizmin can çekiştiğini konuştuğumuz bugünlerde, ki hemen herkesin tanıdığını ve de sevdiğini sandığım ben, bunları yaşamak zorunda kalıyorsam, Varın siz düşünün artık; Turunç’u günü birlik gezmek  isteyen ama bir de yabancıysa gelenlerin sonunu!?.
          
Siz siz olun; Turunç’a gitmek isterseniz sakın ola son dolmuşa güvenip, dolmuşa gelmeyin!.. Basit bir günlük gezi dolmuşu taksisi ve diğer çıkabilecek çeşitli ödemelerle pahalı bir geziye dönüşebilir.
          
Daha huzurlu günler dileğimizle, sağlıcakla.

                                                 GÜNCELİTE – Ata Sevgi 
   
                                                      14 Temmuz 2011

                  (İlgili yazımıza; aktuelmarmaris.com yazarı Özgül EFECİK ÖZDEMİR, 26 Temmuz 2011' de, sanki bir cevap yazısı yazmış, olabilir tabii ki. Ama “Ne yazmışız, ne anlamış, ne yazmış?” diyerek, saygılarımızla yine sizlerin yorumunuza bırakıyoruz… 
                 Gerçi yazımızda adı geçen şoför kardeşimiz Ali Gökçe, bugün (29 Temmuz 2011, Saat 16.00'da)  Turunç'taki sohbetimizde; yazıdan haberi olmadığını, yazarını da tanımadığını söyledi. O zaman Sayın Özgül Efecik Özdemir kimi dinledi ve böyle bir savunma yazısını yazdı?..
             
Hatta iyi niyetli olduğunu sanarak, sadece hatırlatıyoruz Sayın Özdemir'e; Marmaris'e ve yakın çevrenize bir sorun bakalım, medya bile olmadan medyadan - mış gibi davranarak, çıkar sağlayanlar kim, isterseniz şöyle bir bakın etrafınıza lütfen;)
            Bu da başka bir yazı konusu olabilir bizce. Ne dersiniz?.. Ata Sevgi)
__________________

“Medyayım ben,Turunç’u karalarım mı?”
İnsanları incitmemeye çok özen gösteririm.
Kelimeler dilime dökülmeden önce karşı tarafı kırmamak için ince eler sık dokurum.
Bazen fazlasıyla yanlış anlaşılırım ama olsun.
Bu haftaki yazımda da yanlış anlaşılabilirim, ama hiç önemli değil, doğru düşündüğümü savunurum her zaman.
Fırsat buldukça gazetemizin sitesinden köşe yazarlarımızın yazılarını takip ediyorum, fakat başka bir yerel sitede köşe yazılarını okumam.
Malum.!
Ama bugün okumak durumunda kaldım. Çünkü dün akşam olayın diğer kahramanından tesadüfen yazıya konu olan hadiseyi öğrenmiştim. Ama benim huyumdur karşı tarafı dinlemeden yargılamayı sevmem. Bu nedenle gazetenin internet sitesine tıkladım ve yazıyı okudum. Konu şu;
“Sayın köşe yazarı” benim de ikamet ettiğim Turunç Beldesine günü birlik “iş ve hatır ziyaretine” gelmiş. Kendisinin şahsi bir otomobili olmadığı için dolmuşla ulaşmış bu beldeye. Ve iş görüşmeleri “o kadar uzun sürmüş ki” son 22.30 dolmuşuna yetişememiş.
Taksi durağına gelip sıradaki taksiciden dolmuşu aramasını rica etmiş. Taksi şoförü de yardımcı olmak adına aramış dolmuş şoförünü. Yolcu kaldığını bildirmiş. Mesafenin uzak olduğunu ve yolcunun yürüyerek geleceğini öğrenen dolmuş şoförü diğer yolcuları bekletemeyeceğini belirterek telefonu kapatmış. Önceden tanıştığı taksiciye şakayla karışık "hadi çalıştır bakalım arabayı" demiş “sayın yazarımız”, taksicinin cevabı " sırada başka araba var abi".
Şimdi asıl mesele burada başlıyor.
Öfkelenen “yazarımız” "ben taksiye bindiğim zaman, inip tekrar dolmuşa binmem, yürüyerek gidiyorum Marmaris'e, inanmıyorsan başka muzip tezgahınız varsa da takip eder görürsün. Ben buradaki muzip tezgahı çözemedim, siz çözdünüz mü?? Neyse bunu söyleyip yola koyuluyor yazarımız yürüyerek seyir tepesine ulaşıyor. Orada mola veriyor, işletme sahibinin ikram ettiği çayı içiyor ve yola devam ediyor. Bu esnada konudan haberi olan Sayın Başkanımız kendisini telefonla arıyor ve aracıyla gelip alıyor Marmaris'e bırakıyor. “Sevgili yazarımız” olayı aynen bu şekilde anlatıyor yazısında.
Taksici arkadaş konuyu bir gece önce benzer bir şekilde zaten anlatmıştı. Ama burada yazarımızın anlatmadığı başka bir detay var.
Kendisi bu esnada “alkollüymüş”.
Alkollü olmak suç değil elbette ama bilirsiniz alkolün etkisiyle istem dışı davranışlarda bulunabiliyor. O sırada kendisi de alkolün etkisiyle yanlış davranışlarda bulunmuş olabilir. Zaten şoför arkadaşta tam olarak bunu anlatıyordu. Kendisi yazısında da belirttiği gibi Turunç Beldesinde çok sevildiğini düşünüyorsa eğer; sıradaki taksiyi sırasından çıkartıp “ücretsiz” !!!! olarak Marmaris’e bırakmasını bekleyeceğine, orada yaşayan vatandaşlarımızdan rica edebilirdi. Biliyorsunuz turizmle geçimini sağlayan bölgeler yılın 5 ayını evinde geçiriyor. Diğer kalan 7 ayın sadece 2,5 ayında iş yapabiliyor. Turizmin içinde olanlar bunu çok iyi bilirler. “Sayın yazarımız” zaten kötü giden bir sezonda insanların üç-beş kuruş ekmek derdinde olmalarını yadırgamamalı, Nitekim kendisinin de o gün Turunç Beldesine gelmekteki amacı bu.
Kabul etmek lazım o gece gerçekten bir talihsizlik yaşamış, herkesin başına gelebilir. Fakat medya hakkını kullanıp insanları karalamak, deşifre etmek yanlıştır. Çünkü ortada bir suç yoktur. Bu nedenle Turunç Beldesini pahalı olarak tanımlayarak esnafın ve o arkadaşın ekmeğine engel olmaya hakkınız yoktur.
Bu olayın en üzücü yanı bu yazının halkımız tarafından desteklenmesi. Birileri “Turunç pahalı oraya gitmeyin, giderseniz de kazıklanmayı göze alın “ diyor, biz onu alkışlıyoruz, haklısın diyoruz. Kimseye zorla bir şey satılmıyor, ya da Turunç girişinde para kesilmiyor. İsteyen para harcar, istemeyen harcamaz. Hem halk dilinde ne derler “ yiyen yemeyen belli olsun”. 

aktuelmarmaris.com Yazarı Özgül EFECİK ÖZDEMİR
____________
İNANILMAZ AMA GERÇEK!
5 YILDIZLI İÇMELER
AQUA HOTEL
 
HALKA AÇILDI!..
Ayrıntılar için lütfen linke tıklayın:
http://www.marmarisbulten.com/Haber/icMELER_AQUA_HOTEL_HALKA_AciLDi/
 

TURUNÇ DÜNYANIN GÖZDE TURİZM BELDESİ AMA
tarih Tarih: 14.07.2011, 23:16 okunma Okunma: 2471
Yorumlar
tam adamından yardım istemişsiniz :)) keşke eşime denk gelseydiniz...
Tarih: 14.07.2011 - 23:11 | Gönderen: yasemin özdemir
Degerli ATA maşallah iyi cesaretlisin geçtiğin yerde bir zamanlar ayı öküzü yedi....
Birde şeytanlar... yani cinler cirit oynar o civarda; ben olsaydım .. ovadakilere teslim olurdum. Bravoooo sana!!!!
Tarih: 14.07.2011 - 23:23 | Gönderen: gunnaz can
‎60tl alsaydı eğer emınım sıra onda olurdu:)Başkanımızın farkı ışte hayatta her şey para değıl dımı ata bey en güzel örneğınıde sız yaşamıssınız elınıze,yüreğınıze sağlık ancak bu kadar güzel anlatılabılırdı.
Tarih: 15.07.2011 - 15:47 | Gönderen: MİNE BAYRİ
Ali Gökçe'ye kaldıysa işin yandın Ata.Yeni mi öğrendin bunu.Turunç'u Ali gibi adamlarla değerlendirme.Bu gibi adam?lar bu güzel beldeyi kirletemeyecek inan.Biz de varız...Eğitimden uzak bu tip insanları eğiterek insan içine tekrar salmaya çalışıyoruz.İşimiz bu,yükümüz de sabır.
Tarih: 15.07.2011 - 20:28 | Gönderen: Berrin Molvalı
SEVGİLİ ATA SENİN DE YAZDIGIN GİBİ SEN BENDEN YARDIM İSTEDİN BENDE O SAATTEKİ GİDEN ARABAYI ARADIM VE SENİN İÇİN YARDIM İSTEDİM EGER SANA YARDIM ETMEYECEK BİR KİŞİLİĞE SAHİP OLSAYDIM BEN O İŞİ BAŞTAN YAPMAZDIM AMA SEN BURDA YAPTIGIN ŞEY BİRAZ BENİ KARALAMAK GİBİ OLMUŞ BEN KENDİMİ BİLDİĞİM İÇİN SENİN SÖLEZLERİNE KULAK ASMIYORUM AMA O SÖZLERİ SEN KENDİNE YAKIŞTIRIYORSAN SANA SADECE HELAL OLSUN DİYORUM ÇÜNKÜ BEN SANA ORDAKİ AMACIM YARDIM ETMEKTİ SEN BUNU BENİ KARALAYARAK NE YAPMAYA ÇALIŞTIĞINIA ANLAYAMDIM İŞİN AÇIĞI VE ORDAKİ TAKSİ BENİM DEĞİL BABAMIN TAKSİSİYDİ TAKSİDE O AN DURAKTA DEĞİLDİ Kİ DURAKTA OLSAYDI PARA İÇİN DEĞİL İNSANLIK ADINA BEN SENİ YİNE GÖTÜRÜRDÜM. ONUN İÇİN SANA SIRADAKİ TAKSİYİ ÖNERMİŞTİM.ÇÜNKÜ SEN O KADAR .... Kİ BENİM SANA SOLEDİKLERİMİ KAYDEĞER ALMADIN
VE "YANİ BU BİR ATASÖZÜ DEĞİL İŞİN ASLINI BİLMEDEN BAŞKASINI KARALAMANIN NE OLDUĞUNU BİLMİYORDUM AMA BURDA KENDİ BAŞIMA GELDİ HATAM VARSA ÖZÜR DİLERİM AMA BEN ATA BEYE SADECE YARDIMCI OLMAK İSTEDİM İŞİN AÇIĞI BU..
( Demiş Ali Gökçe; kişisel itham içeren kelimesinin dışında olduğu gibi yayımlıyoruz. Yazıda olayın yalın anlatımı dışında bir karalama olmadığını düşünüyoruz. Ve buradan bir sonuç çıkarıyoruz; "Siz siz olun Turunç'tan dolmuşla dönecekseniz, alkollü içecek te kullanmayın, Ali Gökçe'ye göre. Belkide söyleyemediği asıl neden bu da olabilir.
Ali Gökçe'ye bir önerimiz var ; Minibüs Kooperatifi olarak, bir karar alın ve durağınıza asın; "DOLMUŞLARIMIZA ALKOLLÜ YOLCU BİNEMEZ." diye... Ne dersiniz? YORUMU SİZİN. Bülten Gazetesi.)
Tarih: 21.07.2011 - 23:38 | Gönderen: ALİ GÖKÇE
sayın hoçam biz 15 yıldır turunça gider geliriz aliyide çok iyi tanırız sizin bahsettiğiniz ğibi eğtimden uzak deyil tam aksine insanlara yardımcı olmayı seven bir arkadaştır sizin bençe aliye kişisel bir kızğınlınız var
Tarih: 22.07.2011 - 18:15 | Gönderen: mustafa ay
değerli yorumcular............. ali gökçe ye kızgınlığı olmayan adam gösterin turunç ta ... alkolle uğraşacağına ter kokan şöförle uğraşsın ... bir zarftan 3 tl alanla uğraşsın... eczaneye gelen paketi parayla taşıyanla uğraşsın.. birde gitsin eğitim alsın . NASIL ADAM LUNUR eğitimi ...
Tarih: 23.07.2011 - 02:38 | Gönderen: herşeyi bilipte konuşmayan adam
sayın yorumcu yazılarınızı takip ediyorumda sadece ali ğökçeyi suçlu ilan etmişsiniz halbuki o koparatifin başkanı mehmetali çelik paket üçretlerini başkana sorun
Tarih: 23.07.2011 - 12:27 | Gönderen: konuşmayanadam
eğitim şart ama turunçta ali gökçeye gelinceye turunçta egitilecek bir sürü turunçlu var sayın ata akılsız başın cezasını ayaklar cekermiş
Tarih: 23.07.2011 - 12:46 | Gönderen: ..
Değerli yorumcular,ben bir eğitimciyim.Adama olmak başka bir şey,eğitimli olmak başka.Ali Gökçe'yi biraz tanırım.Yardısever yanı da çoktur.Gerektiğinde çok da işbitiricidir.Herkesin işine koşar ve doğru yolu gösterir.Ama bazen o dediğim eksik kısım eğitim devreye girer.O zaman da karşınızda duran bu iyimser,çalışkan adamdan beklentiniz artmışken bir anda tüh dersiniz. Benim kimseyse kişisel bir sorunum yok.Olayı bilmem.Ama Ata Turunç hakkında yorum yaparsa daha farklı insanların olumlu yanlarıyla yorum yapsın isterim.Ali,bana göre daha çoook yol katetmesi gerekenlerden. Bunu bir sataşmaya çevirmeye çalışan varsa ona cevap bile vermemek en doğrusu olur.Ali özür de dileyerek büyüklük etmiş.Bunu da görmezden gelmeyelim.Demek adam gibi bir yanı varmış etreftan gizlediği.Ama bazen o kalıba sığmayan öyle adımlar atıyor ki; insanın yorum yapası geliyor.Siz gelin Turunç için iyi düşünelim.Yoksa yerinde duramayan bu belde ,yerinde sayan bir köy olmaya devam eder.
Tarih: 27.07.2011 - 22:39 | Gönderen: berrin molvalı
(İlgili yazımıza;aktuelmarmaris.com yazarı Özgül EFECİK ÖZDEMİR, sanki bir cevap yazısı yazmış, olabilir tabii ki. Ama “Ne yazmışız, ne anlamış, ne yazmış?” diyerek, saygılarımızla yine sizlerin yorumunuza bırakıyoruz…
Gerçi yazımızda adı geçen şoför kardeşimiz Ali Gökçe,bugün Turunç'ta sohbetimizde;yazıdan haberi olmadığını, yazarını da tanımadığını söyledi. O zaman Sayın Özgül Efecik Özdemir kimi dinledi ve böyle bir savunma yazısını yazdı?..Hatta iyi niyetli olduğunu sanarak, sadece hatırlatıyoruz Sayın Özdemir'e; Marmaris'e ve yakın çevrenize bir sorun bakalım, medya bile olmadan medyadan - mış gibi davranarak, çıkar sağlayanlar kim, isterseniz şöyle bir bakın etrafınıza lütfen;)
Bu da başka bir yazı konusu olabilir bizce.Ne dersiniz?.. Ata Sevgi)

“Medyayım ben,Turunç’u karalarım mı?”
İnsanları incitmemeye çok özen gösteririm.
Kelimeler dilime dökülmeden önce karşı tarafı kırmamak için ince eler sık dokurum.
Bazen fazlasıyla yanlış anlaşılırım ama olsun.
Bu haftaki yazımda da yanlış anlaşılabilirim, ama hiç önemli değil, doğru düşündüğümü savunurum her zaman.
Fırsat buldukça gazetemizin sitesinden köşe yazarlarımızın yazılarını takip ediyorum, fakat başka bir yerel sitede köşe yazılarını okumam.
Malum.!
Ama bugün okumak durumunda kaldım. Çünkü dün akşam olayın diğer kahramanından tesadüfen yazıya konu olan hadiseyi öğrenmiştim. Ama benim huyumdur karşı tarafı dinlemeden yargılamayı sevmem. Bu nedenle gazetenin internet sitesine tıkladım ve yazıyı okudum. Konu şu;
“Sayın köşe yazarı” benim de ikamet ettiğim Turunç Beldesine günü birlik “iş ve hatır ziyaretine” gelmiş. Kendisinin şahsi bir otomobili olmadığı için dolmuşla ulaşmış bu beldeye. Ve iş görüşmeleri “o kadar uzun sürmüş ki” son 22.30 dolmuşuna yetişememiş.
Taksi durağına gelip sıradaki taksiciden dolmuşu aramasını rica etmiş. Taksi şoförü de yardımcı olmak adına aramış dolmuş şoförünü. Yolcu kaldığını bildirmiş. Mesafenin uzak olduğunu ve yolcunun yürüyerek geleceğini öğrenen dolmuş şoförü diğer yolcuları bekletemeyeceğini belirterek telefonu kapatmış. Önceden tanıştığı taksiciye şakayla karışık "hadi çalıştır bakalım arabayı" demiş “sayın yazarımız”, taksicinin cevabı " sırada başka araba var abi".
Şimdi asıl mesele burada başlıyor.
Öfkelenen “yazarımız” "ben taksiye bindiğim zaman, inip tekrar dolmuşa binmem, yürüyerek gidiyorum Marmaris'e, inanmıyorsan başka muzip tezgahınız varsa da takip eder görürsün. Ben buradaki muzip tezgahı çözemedim, siz çözdünüz mü?? Neyse bunu söyleyip yola koyuluyor yazarımız yürüyerek seyir tepesine ulaşıyor. Orada mola veriyor, işletme sahibinin ikram ettiği çayı içiyor ve yola devam ediyor. Bu esnada konudan haberi olan Sayın Başkanımız kendisini telefonla arıyor ve aracıyla gelip alıyor Marmaris'e bırakıyor. “Sevgili yazarımız” olayı aynen bu şekilde anlatıyor yazısında.
Taksici arkadaş konuyu bir gece önce benzer bir şekilde zaten anlatmıştı. Ama burada yazarımızın anlatmadığı başka bir detay var.
Kendisi bu esnada “alkollüymüş”.
Alkollü olmak suç değil elbette ama bilirsiniz alkolün etkisiyle istem dışı davranışlarda bulunabiliyor. O sırada kendisi de alkolün etkisiyle yanlış davranışlarda bulunmuş olabilir. Zaten şoför arkadaşta tam olarak bunu anlatıyordu. Kendisi yazısında da belirttiği gibi Turunç Beldesinde çok sevildiğini düşünüyorsa eğer; sıradaki taksiyi sırasından çıkartıp “ücretsiz” !!!! olarak Marmaris’e bırakmasını bekleyeceğine, orada yaşayan vatandaşlarımızdan rica edebilirdi. Biliyorsunuz turizmle geçimini sağlayan bölgeler yılın 5 ayını evinde geçiriyor. Diğer kalan 7 ayın sadece 2,5 ayında iş yapabiliyor. Turizmin içinde olanlar bunu çok iyi bilirler. “Sayın yazarımız” zaten kötü giden bir sezonda insanların üç-beş kuruş ekmek derdinde olmalarını yadırgamamalı, Nitekim kendisinin de o gün Turunç Beldesine gelmekteki amacı bu.
Kabul etmek lazım o gece gerçekten bir talihsizlik yaşamış, herkesin başına gelebilir. Fakat medya hakkını kullanıp insanları karalamak, deşifre etmek yanlıştır. Çünkü ortada bir suç yoktur. Bu nedenle Turunç Beldesini pahalı olarak tanımlayarak esnafın ve o arkadaşın ekmeğine engel olmaya hakkınız yoktur.
Bu olayın en üzücü yanı bu yazının halkımız tarafından desteklenmesi. Birileri “Turunç pahalı oraya gitmeyin, giderseniz de kazıklanmayı göze alın “ diyor, biz onu alkışlıyoruz, haklısın diyoruz. Kimseye zorla bir şey satılmıyor, ya da Turunç girişinde para kesilmiyor. İsteyen para harcar, istemeyen harcamaz. Hem halk dilinde ne derler “ yiyen yemeyen belli olsun”.
aktuelmarmaris.com Yazarı Özgül EFECİK ÖZDEMİR

Tarih: 29.07.2011 - 22:30 | Gönderen: Ata Sevgi
Çok sünmüş olay sanki. Salla gitsin be ağabey...
Tarih: 30.07.2011 - 02:22 | Gönderen: Uğur BAŞYİĞİT
sayın hocam madem ilk yorumunuzda neden alinin iş bitirir tarafını söylemedinizde ağır itamlarda bulundunuz ali yinede sabırlı birisi ben olsam böyle davranmazdım hukuk çerçevesinde hakkımı arardım hem ali yeterince adamdır siz kendinize bakın topuguna çıkmıcak insanlarla polemiğe girmez önce herkez kendine bakmalı

Tarih: 30.07.2011 - 19:57 | Gönderen: ..
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales