Marmaris Bülten
MARMARİS'TE NE NEREDE TIKLAYIN!..
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
TÜRKEŞ GÜVEN TAZELEDİ!
TÜRKEŞ GÜVEN TAZELEDİ!

            Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin üyesi değilim. Çeşitli kereler yönetiminde de yer almış olmama rağmen uzun yıllar önce istifa ettim. Sonra da ne kongrelerine ne de etkinliklerine (zaten yılda bir balo yapılır) katılmadım.

            Şükürler olsun bir “muhalif gazeteci” olarak eksikliğini de duymadım. Sadece başka ilerdeki Gazeteciler Cemiyetlerine bakıp, kıskandım “Neden biz başaramadık” diye hayıflandım. Sayın Ünal Türkeş’in yönetiminde Gazeteciler Cemiyeti hepimizin (gerçek gazetecilerin) “evi” olması gerekirken, il genelinde gazetecilerin dağınıklığına, yeni meslek adamları yetişmesine uygun iklim yaratamamaktan, “jakoben bir yapı oluşturmaktan” ve “statükonun arka bahçesi” olmaktan öte bir işlev göremedi.

            Hafta sonunda cemiyetin genel kurulu varmış. Haberim yoktu. Aynı gün bizim “Aktif Gazeteciler Platformu”nun toplantısında haberim oldu. Tek liste ile yapılan genel kurulda Sayın Türkeşgüven tazelemiş”… Nasıl tazelemiş oralara girmeyeceğim. Çünkü cemiyet yaşamımda yok!

            Gerçekten bu mesleği yürüten arkadaşlarımın büyük kesiminin yaşamında da yok. Olsaydı genel kurulda da olurlardı! Tabi adama “Bükemediğin eli öpeceksin” de derler. Ama şahsen ben o eli bükmekten vazgeçeli yıllar oldu. Vazgeçenlerde “özellikle resmi ilan alan gazetelerin denetimine Cemiyet Başkanı’nın da katılması yanlışının giderilmesinden sonra” çoğalmaya başladı.

            Elbette “Demokrasilerde 4. kuvvet” olarak nitelendirilen (bu gün 4. kuvvetlik de tartışılır) bu mesleğin insanları örgütsüz de kalamazlar. Nitekim iki ay kadar önce Muğla merkezdeki gazeteciler “platform” haline geldik. İlçelerden de platforma kabul bekleyenler var.  Bu anlamda beni hafta sonunda yapılan Cemiyet Genel Kurulu’nun “platform cephesi” ilgilendiriyor.

            Genel Kurulun ardından aynı gün bizleri Platform Sekreterimiz Kayber Avcı toplantıya çağırdı. Neden çağrıldığımızı bilmeden hepimiz toplantı yerindeydik. “Demek ki gerçekten platform olmuşuz.” diye sevindim, ama…

         İki arkadaşımız toplantıda yoktu. Biri o gün yapılan genel kurulda Divan’da görev yaparken, biri de yeni seçilen yönetimde yer almıştı.

            Elbette platforma soracak değillerdi. Tercih meselesi…

            Demek ki platform “platform” olmuştu da iki arkadaşımız “platform üyesi” olamamıştı!  Kimi erken gelir, kimi geç… Platformun kapısı “ekmeğini gazetecilik mesleğinden yiyenlere” her zaman açık…

            Genel Kurulun ardından yapılan platform toplantısında “cemiyet kurulması” görüşünde olan arkadaşlarımız oldu. Bunu tartıştık. Bu yönde bir karar çıkmadı. Platformun “il genelinde genişlemesi” kararına varıldı.

            Sevindim…

            Çünkü bizlerin bu saatten sonra “birilerini bir yerlere seçtirme platformu haline gelme” yanlışı içine düşmeye hakkımız olmadığı gibi, “jakoben” bir tutumla “Biz merkezdeyiz, cemiyeti kurarız, siz ilçelerdekilerde gelip katılırsınız.” deme lüksüne ve hakkına hiç sahip değiliz.

            Umarım yanlış düşünüyorum, bu tutum nedeniyle platform bir, iki fire verebilir. Versin. Aceleye gerek yok. Aksi taktirde bu güzel platform, ikinci jakoben ve statükonun arka bahçesi bir yapı haline gelir ki buna gerek yok. Zaten bir tane var… Tersini düşünenler giderler o yapıdaki bükülemeyen eli öperler veya o eli bükmenin mücadelesini verirler!

            Bu platform elbette zamanı gelince “resmi bir yapı” haline gelecektir. Belki de genişlediğinde yola “platform” olarak devam etme kararlılığı ortaya çıkacaktır.

            Aceleye gerek yok…
            Hepimizin özleminin en azından bir “Antalya Gazeteciler Cemiyeti” olmak olduğunu biliyorum.

            Muğla’nın Antalya’dan eksiği ne?..
 
            Eğer bu platformun derdi “Antalya Gazeteciler Cemiyeti” gibi bir yapıya kavuşmak haline gelirse, o çatının altında ve yönetiminde yer alacak arkadaşlarımızın meşrebine, hangi siyasal düşüncenin, mezhebin, etnik kökenin “insanı” olduğuna bakmadan “meslek örgütümüzü” de oluştururuz.

            Ancak öncelikle oluşturduğumuz bu platformda kendimizi rehabilite, tedavi etmeye, hastalıklarımızdan, egomuzdan arınmaya çalışmalıyız ve bunu başarmalıyız. Ortak aklı yakalayıp, ortaya koymalıyız…

            Kimsenin ve hatta birbirimizin adamı olmadan, birer “meslek adamı” bilinci içinde yeni bir “arka bahçe olmama” kararlılığımızı pekiştirmeliyiz.

            Elbette farklı düşünenler olabilir. Onlara da tercih ettikleri yolda başarılar dileriz.

                                                ÖZGÜRCE / Özcan Özgür - MUĞLA

___________________________     ___        
Marmaris'ten dünyaya İŞ DÜNYASI REHBERİ
http://www.marmarisbulten.com/Haber/MARMARiS_iS_DUNYASi_ve_KAMU_KURUMLARi_REHBERi/

TÜRKEŞ GÜVEN TAZELEDİ!
tarih Tarih: 23.04.2012, 12:04 okunma Okunma: 2572
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales