Marmaris Bülten
Marmaris Cruise Port MareNostrum Yeşil Marmaris Lines
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
TORBA YASA TASARISI EMEKÇİNİN ALEYHİNE
TORBA YASA TASARISI EMEKÇİNİN ALEYHİNE

                   Muğla Barosu İnsan Hakları Komisyonu yaptığı açıklamada; TBMM’nde görüşülmeye devam edilen Torba Yasa Tasarısı’nın, öne sürüldüğü gibi milli iradenin tecellisi olmadığı, hiç bir siyasi parti ve sivil toplum örgütünün görüşü dikkate alınmadan, topluma tek taraflı sunulmaya çalışıldığına dikkat çekerek,  yasanın tüm yönleri ile incelendiğinde işçiler ve kamu emekçilerinin bir çok kazanımını ortadan kaldırdığı belirtildi.

Ata Sevgi
               Muğla Barosu’ndan bugün (10 Şubat 2011) yapılan yazılı açıklamada;”TBMM genel kurulunda görüşülmekte olan “ torba yasa” olarak adlandırılan yasa tasarısı, yasa yapma tekniği açısından olağanüstü kötü bir örnek oluşturmaktadır. İçeriği bakımından ise kamuoyuna yalnızca; “Genel Sağlık Sigortası kapsamının genişletilmesi”, “esnafa kolaylıklar getirilmesi”  “vergi ve prim affı” gibi geniş kesimlerin hoşuna gidecek bir girişim olarak sunulmuştur. Gerçek gösterilmek istendiği gibi değildir. Çeşitli vesilelerle demokratik kitle örgütleri ve meslek kuruluşları tarafından tasarının hangi olumsuzlukları ne ölçüde taşıdığı kamuoyunun dikkatine sunulmuştur. Özellikle Aydın Baromuz İnsan Hakları Komisyonu tarafından yapılan açıklamada bu hususlar veciz biçimde ifade edilmiştir.
               Bu tasarı ile 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu; 4857 Sayılı iş Kanunu; 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu vb. gibi pek çok kanunda yapılan düzenlemelerle, mevcut durumdan çok daha kötü ve geri düzenlemeler öngörülüyor. “ Çalışma hayatının temel hukuksal alt yapısında
çalışanlar lehine olan sınırlı sayıdaki bir kısım hükümler çalışanlar aleyhine tümden imha ediliyor.
               Neoliberal politikalar doğrultusunda
işverene her türlü kolaylık sağlarken; emekçilerin ücretlerini düşürmek, engellilerin istihdamını azaltmak, çalışma saatlerini yükseltmek, kamu emekçilerinin sürgüne yollanmasının önünü açmak, belediyelerin taşeronlaşmasını hızlandırmak, işsizlik fonunu kalıcı olarak işverene açmak, esnek çalışmayla iş güvencesini kaldırmak, kamuda kadrolaşmayı ve biat kültürünü yaygınlaştıracak rekabetçi bir anlayışın hakim olduğu bir yapı inşa etmektir. Torba yasa, çalışma hakkını, sağlık hakkını, sosyal ve ekonomik hakları, toplu eylem ve grev hakkını, sendika hakkını, kadın haklarını, ciddi ölçüde ihlal eden maddeleri, yeni yasakları ve baskıları kapsamaktadır.
             
Söz konusu yasa tasarısı işçiler ve kamu emekçilerinin bir çok kazanımını ortadan kaldırmaktadır. Demokratik ve katılımcı ülkelerde yasalar siyasi partiler sivil toplum örgütleri v.s.nin görüşleri alınarak hazırlanırken, ülkemizde yasalar son yıllarda alelacele, hiç bir siyasi parti ve sivil toplum örgütünün görüşü dikkate alınmadan,  kamuoyunda tartışılmadan çıkarılmaktadır. Yapılan düzenlemelerin hiçbiri kamuoyu gündemine alınmamış, tartışılmamıştır. Adeta
“yasama kurnazlığı” yapılarak bu önümüze  “milli iradenin tecellisi” diye konulmak istenmektedir.
             
Bugün torba yasa tasarısını TBMM Genel kurul  gündeminde görüşen tasarı sahiplerinden beklenen, söz konusu tasarıyı kamuoyunun da gündemine taşımaları ve tasarıyı yalnızca tek tarafı ile değil tüm yönleri ile tartışmaları ve toplumsal uzlaşma ile yasayı çıkarmalarıdır. Aksi halde demokratik ve sosyal hukuk devletinin gereği yerine gelmeyecektir. Demokrasi önce Çoğulculuk ve katılımcılık demektir.
             Tasarı panoramik olarak incelendiğinde; Tasarıya göre “Cebinden prim yatırmayan hiç kimse ömür boyu emekli olamayacaktır.” “Uzaktan çalışma”, “evden çalışma” , “çağrı üzerine çalışma” gibi isimlerle; “esnek çalışma “ yöntemi en vahşi biçimiyle yasalaştırılmakta,
kadınların insan hakları” özel bir biçimde çiğnenerek, cinsiyetçi çifte sömürünün yolu açılmaktadır. Cumhuriyetin büyük kazanımı olan kadınların çalışma yolu ile sosyal hayata katılmaları böylece engellenmekte, “kadının yeri evidir” anlayışı ile  kadınların  ev içine hapsedilmesinin zemini oluşturulmaktadır.
                 
Tasarı 18-30 yaş arasındaki erkeklerle, 18 yaş üstü kadınların  sigorta primlerini , İstihdamı teşvik ediyoruz adı altında  devletin üzerine yıkılıyor. Bu hangi pratik sonucu verir İşverenler açısından “30 yaş ve üzeri işçi istihdamından kaçınmak.” Yani işten çıkarma…
                İşçiler için
deneme süresini 2 aydan 4 aya çıkartılıyor. Neden? Bunun işçilerin sömürülmesine ve her türlü toplu faaliyetlere karşı baskı altına alınması değimlidir?
                
Memleketimizde kısmi çalışanların sigorta primlerinin eksik yatırıldığı bir gerçektir.
Eksik süre için primi işveren yatırmazsa işçi kendisi yatıracak, 30 güne tamamlayacak… Tamamlamazsa hastanede muayene olamaz.  Bu hükümler Anayasal Sosyal Devlet ilkesinin mezarının kazılmasıdır. AİHS 2. Kuşak insan haklarına ağır bir aykırılıktır.
               
Tasarı ile; İş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin bireysel alacaklarına ilişkin şikayetlerini incelemede Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bölge müdürlüğü memurları bakabilecek ve böylece  mesleki bakımdan yeterlilikleri tartışmasız olan iş müfettişleri dışlanacaktır. Neden? Memur sözcüğü “emir” kipinden gelir de ondan…
                657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu değiştiriliyor.  Sözleşmeli ve ücretli çalıştırma gibi bir  istihdam yolu döşeniyor. İşçiler gibi Memurlar da başka kurumlara “ödünç” verilebilecek… Bunlar kamu emekçilerinin “güvenceli çalışma” hakkının sonunu getirecektir.
Norm kadro fazlası kamu emekçilerine “ihtiyaç fazlası personel” olarak 4/C yolu gösteriliyor. Bu doğru mudur? Hak mıdır?
            
Üstü çikolata kaplanmış acı zehir bu tasarıda da bir yöntem.  Sözleşmeli çalışanlara sendika üyeliği hakkı geliyor diyorlar… Ancak toplu eylem ve greve başvurmalarını tamamen yasaklanıyor. Islanmadan yıkanılmasını” istiyorlar.
Bu tasarı, ÇHD açıklamasında belirtildiği gibi
kamu çalışanlarının kaderini  Vali ve Kaymakamların insafına terk etmekte, kamu çalışanlarını, sürgün edilme, işten çıkarılma tehdidi ile koşulsuz bir şekilde itaat etmeye mecbur bırakmakta; bir kamu çalışanının diğer  kurum ve kuruluşlarda 6 ay geçici olarak görevlendirilmesi suretiyle, sürgünleri, yasal hale getirmektedir.
Baromuzun sorunu; bu tasarıya destek olmak yada karşı çıkmak sorunu değil. Sorun; Hukukçu vicdanımızın, biz sustukça bizleri içten içe yaralayan sesidir. Bu tasarı Anayasanın 2. Maddesindeki Sosyal Devlet ilkesine, 5. md, 18.md, 49.md,  50/2 md, v.d hükümlere aykırıdır ve Anayasa madde 90 nın yaptığı yollama sonucu AİHS ile iç hukukumuzun bir parçası olan 2. Kuşak  hak ve özgürlüklere karşı açık ve ağır bir ihlaldir.” denildi. (AjansSevgi / Marmaris)

TORBA YASA TASARISI EMEKÇİNİN ALEYHİNE
tarih Tarih: 10.02.2011, 09:40 okunma Okunma: 334
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales