YUNUS POLİS EKİPLERİ GÖREVE H...
YOKSA HEDEF 2070' LER Mİ?
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
ANNELER EĞİTİM İÇİN ÇALIŞTILA...
BUSE ÇIKTI DOKUZA İNMEZ SEKİZ...
MARMARİS İSKELESİ ŞENLENDİ
MARMARİS 2010’U SABIRSI...
ANADOLU'NUN ÖZEL ÇOCUKLARI AC...
MARMARİS İŞ DÜNYASI ve KAMU K...
EFELİKLERİNİ İLK DÜĞÜNLERİNDE...
BU GİDİŞLE MARMARİS KENT MEYD...
TEKİRDAĞ’LILARA MARMARİ...
MARMARİS BASINI SANSÜR VE BAY...
YANLIŞ HESAP BU KEZ KADIKÖY...
ETEM ÇALIŞKAN O BİR ATATÜRK S...
ZOR OYUNU BOZDU BJK’NİN...
MARMARİS 90.YILDA DA SAVAŞTAN...
MARMARİS TARSUS ADANA VE TÜRK...
MARMARİS GİAD YENİ BAŞKANI ÇO...
MARMARİS BALEVİ MART 2012...
TAŞIYICI ANNELİK ZİNAYA GİRİYORMUŞ
“ Diyanet İşleri Başkanlığı, anneden alınan yumurta ile babadan alınan spermin laboratuar ortamında döllenmesiyle oluşan embriyonun, başka bir kadının rahmine yerleştirilmesi anlamına gelen “taşıyıcı anneliğin İslam Dini’ne göre caiz olmadığını duyurdu.
Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Mehmet Zeki Karakaya yaptığı açıklamada, taşıyıcı anneliğin dinen uygun olmadığını belirtti. Karakaya, “Döllenen embriyo bir başka kadının rahminde büyüyor. Bu durumda soy karışır. O nedenle dinen uygun değildir" dedi.
Diyanet İşleri Başkanlığı ayrıca, kocası dışında yabancı bir erkekten alınan sperm ile bir kadının gebeliğinin sağlanmasına yönelik "sperm bankası" yöntemiyle hamile kalınmasının da insanlık duygularını rencide etmesi ve zina unsurlarını taşıması sebebiyle caiz olmadığını belirtti. ..”
Zina suçu T.C. yasalarında tanımlanmış olan bir suç olup, bunun dışında hiçbir tanım ve yorum kendini yasaların üzerinde gören kişi ve kuruluşa bırakılamaz.
Taşıyıcı anneliğin dinen caiz olmadığı ve soy bozulmasına neden olduğu, kocası dışında yabancı bir erkekten alınan spermle hamile kalan kadına yapılan işlemin zina unsuru taşıdığı Diyanet tarafından açıklanmıştır. Bu durumda; din ve zina konusundaki uzmanlıkları nedeniyle Diyanet yetkilileri tarafından şu konulara da açıklama getirilmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır;
Hamile kalamamak, tıbben tanımlanmış olan bir rahatsızlık olup bu rahatsızlığın tedavisinin sağlanması ve soyun devam ettirilmesi için sperm bankası ve taşıyıcı annelik yöntemleri ile insanların bu rahatsızlıklarına çare bulunmaktadır. Tıpkı böbrekleri iflas eden insanlara diyaliz yoluyla başkasının kan nakli yapılarak kanlarının temizlenmesi, kan kanseri olanlara başkasının iliklerinin nakledilmesi sonucu Allahın verdiği canın yaşamının sürdürülebilmesi için değişik tedavi yöntemleri uygulanması gibi bu örnekleri artırmak mümkündür. Organları iflas eden veya yetersiz çalışan insanlara hayatını kaybeden kişilerden organ nakli yapılması da söz konusu kişilerin yaşamını kurtarmak amacıyla yapılan tedavilerdir.
Tedavi etmek hastalıklara şifa vermek ve sorunları sona erdirmek amacıyla yapılan bu müdahalelere de bu mantıkla mı yaklaşmak gerekmektedir? Eğer başkasının hücreleri veya bu hücrelerden oluşan organları başka bir vücutta kullanmak caiz değilse tüm hastaları ölüme mi terk etmek caiz olacaktır?
Dinimizin en yetkili kurumunun başındaki alimlere (ulema) on puanlık bir soru daha yöneltelim ve cevaplarını merakla bekleyelim: İmam nikahı kıyıp bir gece birlikte olup cinsel ilişki sona erdiğinde boş ol deyip boşanmak ve bunu sıklıkla tekrarlamak da zinaya girer mi?..










