YUNUS POLİS EKİPLERİ GÖREVE H...
YOKSA HEDEF 2070' LER Mİ?
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
ANNELER EĞİTİM İÇİN ÇALIŞTILA...
BUSE ÇIKTI DOKUZA İNMEZ SEKİZ...
MARMARİS İSKELESİ ŞENLENDİ
MARMARİS 2010’U SABIRSI...
ANADOLU'NUN ÖZEL ÇOCUKLARI AC...
MARMARİS İŞ DÜNYASI ve KAMU K...
EFELİKLERİNİ İLK DÜĞÜNLERİNDE...
BU GİDİŞLE MARMARİS KENT MEYD...
TEKİRDAĞ’LILARA MARMARİ...
MARMARİS BASINI SANSÜR VE BAY...
YANLIŞ HESAP BU KEZ KADIKÖY...
ETEM ÇALIŞKAN O BİR ATATÜRK S...
ZOR OYUNU BOZDU BJK’NİN...
MARMARİS 90.YILDA DA SAVAŞTAN...
MARMARİS TARSUS ADANA VE TÜRK...
MARMARİS GİAD YENİ BAŞKANI ÇO...
MARMARİS BALEVİ MART 2012...
SEL’İN CEZASI 61 GÜN
Bağnaz lezbiyenler. Tutucu belediyeler. Gerici memurlar. Yeşil alanı kaldırıp, ağaçları söküp, zaten var olan caminin yanına bir yenisini yapmaya çalışan örümcek kafalı belediye başkanları. Takunyalı tarikat liderleri rahatça yürüyor artık sokaklarda, Sofu ‘hu’ hu’cular fink atıyor meydanlarda. Softalar (Eskiden medrese öğrencilerine verilen isim) ellerinde kitaplarıyla dolaşıyor artık. Şeriatçılık bugünlerde yasak bir kavram değil. Bir dolusu sokaklarda… Millet ‘ben yobazım’ diye övünebiliyor.
Ve sen çıkıyorsun ortaya. Yukarıdaki tüm yeni oluşumların baş mimarı…
Mutaassıpsın. Türkiye’nin en büyük ilini yönetiyorsun. Tüp geçitler yapıyorsun. Yerin altını ağ gibi örüyorsun metroyla. Dev dev iş merkezleri kuruyorsun. Yeni yeni toplu taşıma araçları alıyorsun. Bir de yeni havalimanı yapıyorsun. Kolay değil, 13 milyonluk koca bir kent. Ama devasa bir bütçe var arkanda. Tam da bu ülkeyi mutaassıpların yönetmesi gerektiği fikrinde birleşen İstanbul’a, bağnaz eşcinselleri, hu hucuları, tarikat liderlerini, takunyalı memurları kabul ettirmişken gök gürlüyor. Sakin olun diyorsun, şimdi geçecek. Sen harıl harıl 3. köprüyü nereye kuracağını düşünürken mübarek Ramazan’da adamları suya gömüyorsun.
Bu ülkede altyapıya yatırım yapan başkanlar beş yıldan fazlasını göremez asla.
İstanbul’daki gibi üste yaparsan mutaassıp kesilir birden en Cumhuriyetçisi.
Öyle de oldu İstanbul’da… On üç milyon insanı kendinden biri yaptın.
Sel ile gitti tüm getirdiklerin. Benden bir öneri; Eğer sel yüzünden boğularak ölen insanların diyetini ödeyeceksen bir mutaassıba yakışan en güzel şeyi yapacaksın. Belediye görevlilerini yollayacaksın evlere.
Selin meydana geldiği günlerde kaç kişinin oruç tuttuğunu, kaçının orucunu sel ile bozduğunu öğreneceksin.
Para ile adam tutup, orucunu erken bozan adamlar için 61 gün oruç tutturacaksın.
Bu da İstanbul’da bir diğer dönem için tekrar belediye başkanı seçilebilme önerisi olsun benden.
En azından cennetle cehennem arasındaki ayrımı yapmış olursun, kefaret orucunu bir mutaassıp gibi tutarsan belki sağa kayar çoktan ağırlığını sola basmış terazin.
Şimdi soruyorum size, oy isterken bin bir yalana bin bir dolana maruz kalan, iftarını bir nehir dolusu sel suyu ile açan İstanbul halkının BBG evi yerine fuhuş batağına atılan kızlardan ne farkı var?
Unutmadan en az Kemal Sunal filmi kadar izlenme oranı yakalayan İstanbul Valisi’nin kriz açıklamaları, eski Emniyet Müdürünün olmayışı yüzünden bir hayli reyting kaybettiriyor televizyonlara.
Deniz Kezer
Yenigün Gazetesi Yazarı








