YUNUS POLİS EKİPLERİ GÖREVE H...
YOKSA HEDEF 2070' LER Mİ?
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
ANNELER EĞİTİM İÇİN ÇALIŞTILA...
BUSE ÇIKTI DOKUZA İNMEZ SEKİZ...
MARMARİS İSKELESİ ŞENLENDİ
MARMARİS 2010’U SABIRSI...
ANADOLU'NUN ÖZEL ÇOCUKLARI AC...
MARMARİS İŞ DÜNYASI ve KAMU K...
EFELİKLERİNİ İLK DÜĞÜNLERİNDE...
BU GİDİŞLE MARMARİS KENT MEYD...
TEKİRDAĞ’LILARA MARMARİ...
MARMARİS BASINI SANSÜR VE BAY...
YANLIŞ HESAP BU KEZ KADIKÖY...
ETEM ÇALIŞKAN O BİR ATATÜRK S...
ZOR OYUNU BOZDU BJK’NİN...
MARMARİS 90.YILDA DA SAVAŞTAN...
MARMARİS TARSUS ADANA VE TÜRK...
MARMARİS GİAD YENİ BAŞKANI ÇO...
MARMARİS BALEVİ MART 2012...
SAVUNMA HUKUKU HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL!..
Muğla Barosu Başkanı Av. Mustafa İlker Gürkan, 10 Temmuz Dünya Hukuk Günü nedeniyle bu gün (10 Temmuz 2009) yaptığı açıklamada, ülkemizde savunma hukukunun hak ettiği yerde olmadığına dikkat çekerek;”Hukuk insan ilişkilerini hak ve insafla düzenleyen kurallar bütünüdür. İlk dayanağı evrensel kardeşlik ilkesidir. “Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkalarına yapma ve başkaları için isteme.”
Hukukun üstünlüğü ilkesi ise demokrasinin temellerini oluşturan “çoğulculuk-katılımcılık-açıklık” ilkelerinin yanı sıra en temel 4 ilkesinden biridir.
Demokratik bir toplumda bu ilkelere uyulmadığı takdirde; yönetim makamlarında bulunanların seçilmiş yada atanmış olmaları, sivil yada resmi olmaları, bu ilkelerin toplum hayatındaki önemini ve yerini değiştirmez.
Anlatmak istediğimiz şudur: Demokrasinin kurumlaşması, yerleşmesi ve gelişmesi için çaba gösterirken, gelişmeleri ve olayları değerlendirirken “sivilleşme”, seçilmişler” v.b. gibi biçimsel ölçütler kullanmak yerine belirttiğimiz bu dört kavrama öncelik tanımak gerekir. Aksi temel kavramları “aşmak” yada “dolanmak” için yapılan “örtmece” faaliyetidir.
Bu dört temel ilkenin bir tanesi olan “hukukun üstünlüğü” için ise en başta gelen ölçüt: hukukun içinde “savunmanın yeri-hakları ve olanakları” dır.
Ülkemizde “savunma”; pozitif hukuk içinde hak ettiği yerde değildir. Yürütme gücü; savunmanın güçlenmesini, “hükmünün yürümesine engel olur” diye düşündüğü için… Yasama gücü; savunmanın toplum yaşamındaki rolünü yeterince önemsemediği ve yürütmenin yönlendirmelerinin etkisinde olduğu için…
Yargı gücü; savunmanın yargının olmazsa olmazı, yargıya meşruiyet/hukukilik kazandıran unsuru olduğu gerçeğini içselleştiremediği için…
Toplumsal baskı gurupları ise; en kolay suçlanabilecek unsur olarak savunmayı gördüğü için… Savunma hak ettiği yerde değildir.
Ama bilinmesini istiyoruz ki; Hukuk yalnız ve ancak savunma ile var olur. :Yargıç ve iddia makamı her sistemde vardır.. Ve yine bilinmelidir ki ; yeterli haklar ve olanaklar sağlanmadığı sürece savunmanın biçimsel varlığı bu sistemde “hukukun üstünlüğü mer’idir” denilmesine dayanak olamaz. İster beğenilsin, ister itiraz edilsin, isterse başka şeyler söylensin… Ülkemizde durum budur.
Ve ne gariptir ki bize “evet haklısınız” diyenler, bunu hep savunmaya ihtiyaçları olduğu zaman söylüyorlar.. Şimdiki “efendilerin” gelecekte söyleyecekleri gibi.. “ dedi. (AjansSevgi / Marmaris)








