YUNUS POLİS EKİPLERİ GÖREVE H...
YOKSA HEDEF 2070' LER Mİ?
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
ANNELER EĞİTİM İÇİN ÇALIŞTILA...
BUSE ÇIKTI DOKUZA İNMEZ SEKİZ...
MARMARİS İSKELESİ ŞENLENDİ
MARMARİS 2010’U SABIRSI...
ANADOLU'NUN ÖZEL ÇOCUKLARI AC...
MARMARİS İŞ DÜNYASI ve KAMU K...
EFELİKLERİNİ İLK DÜĞÜNLERİNDE...
BU GİDİŞLE MARMARİS KENT MEYD...
TEKİRDAĞ’LILARA MARMARİ...
MARMARİS BASINI SANSÜR VE BAY...
YANLIŞ HESAP BU KEZ KADIKÖY...
ETEM ÇALIŞKAN O BİR ATATÜRK S...
ZOR OYUNU BOZDU BJK’NİN...
MARMARİS 90.YILDA DA SAVAŞTAN...
MARMARİS TARSUS ADANA VE TÜRK...
MARMARİS GİAD YENİ BAŞKANI ÇO...
MARMARİS BALEVİ MART 2012...
PARTİ KAPATILMASINDAN MEMNUN DEĞİLİZ AMA…
Bir dizi görüşmeler için; DSP Genel Başkan Yardımcısı Tayyibe Gülek, DSP Balıkesir Milletvekili Hüseyin Pazarcı ile birlikte Brüksel’de bulunan Sezer, Alman Friedrich-Ebert Vakfı’nda ''Türkiye'deki mevcut siyasi durum'' konulu bir konuşma yaptı.
DSP Genel Merkezi’nden alınan bilgiye göre, Türkiye’de, ülkenin iç ve dış sorunlarını çözmekte başarısız olan iktidarın, puan toplamak hevesiyle, gündemi türban konusuna kilitlediğini anlatan Sezer, “Belki de ‘bu konu çözümsüz kalsın, oy toplamaya devam edelim' anlayışı var. Bu, son derece tehlikeli bir yaklaşım. Aslında başörtüsü nedeniyle üniversitelerde okuyamayanların oranı yüzde 1. Tersinden bakarsanız ekonomi gibi diğer nedenlerle okuyamayanların oranı yüzde
Sezer, türbanla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bulunduğuna dikkat çekerek, “O yüzden konunun üstüne, üstüne giderek toplumu gerginleştirmenin gereği yok'' dedi. Kendisinin, türbanla ilgili Anayasa değişikliği çalışması yapılırken, liderlerle görüştüğünü ve kutuplaşmanın durdurulmasını istediğini ancak istediği karşılığı bulamadığını anlatan Sezer, “Eğer o günkü girişimimiz karşılık bulsaydı, belki bugün bu noktaya gelinmezdi” görüşünü dile getirdi.
Sezer, DSP’nin parti kapatılmasından hiçbir zaman memnuniyet duyacak bir yaklaşımda olmadığını kaydetti ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Laikliğin savunucusuyum'' sözlerini anımsatarak “O halde bunu kanıtlayıp toplumda gerilimi düşürecek şekilde hareket etmeli” dedi.
AKP’ye açılan kapatma davası hakkında da değerlendirmelerde bulunan Sezer, iktidara yüklendiği konuşmasında, şunları söyledi:
“Ne yazık ki bu aşamaya gelinmiş olmasını hiç doğru bulmuyoruz. Aslolan, siyasetçiler olarak Türkiye'nin geleceğini karartmayacak duruş içinde olmaktır. Madem Brüksel'de, demokrasiyi içine sindirmiş insanlarla birlikteyiz, Türkiye'yi bu aşamaya getirmeye kimsenin hakkı yoktur. Parti kapatılmasıyla ilgili iddianamede Başbakan’a, bazı bakanlara siyasi yasak isteniyor. Bu durumda Avrupa'nın hangi ülkesinde o başbakan, bakan görevinde kalmaya devam eder? Davanın selameti açısından istifa etmeleri uygun olurdu.”
Sezer, kamu görevlileri hakkında açılan davalarda ilgili kişilerin açığa alındığını anımsatırken, “Eğer AKP aleyhindeki davadan bazı yasaklamalar çıkarsa, şu anda çok önemli kararlar alınıyor, bunlar da tartışmaya açılır'' dedi.
Ergenekon soruşturması hakkında da değerlendirmelerde bulunan DSP lideri, “1970'lerde Türkiye'de kontrgerillanın varlığını komuoyuna ilk duyuran kişi, Başbakan Bülent Ecevit idi. Biz kontrgerillanın üzerine hep gittik” görüşünü dile getirdi.
DSP’nin her türlü darbeye ve derin devlet örgütlenmesine karşı çıktığını anlatan Sezer, “Eğer suç işleyen varsa, eğer derin devletçilik oynayan varsa üzerine gidilmeli'' dedi.
Ergenekon operasyonu kapsamında yaklaşık bir yıl önce tutuklanan kişilerin hala mahkeme önüne çıkarılmamış olmasından kaygı duyduğunu ifade eden Sezer, bunun Avrupa değerleriyle de bir uyumu olmadığını söyledi.
Sezer, DSP’yi anlatırken, “Solu, evrensel değerleri ve Türkiye'ye özgü yaklaşımlarla birleştirerek yeniden tanımlayan bir partiyiz” dedi. DSP’nin Türkiye’deki diğer sol partilerden farklı olduğunu dile getiren Sezer, şunları söyledi:
“Laikliği mutlaka korumak yanında, inançlara saygıda en küçük bir kusur göstermeyen ve insanlara özgürce inançlarının gereğini yapma ortamı sağlama çabasında olan bir partiyiz
DSP 1980 sonrasında siyasi partilerin kapatılmasının ardından gerçekten tabandan bir sol parti hedefiyle yola çıktı. Ecevit, askeri yönetimden icazet alınarak sol parti kurulamayacağını söylüyordu. Bunu içine sindiremedi. Diğer taraftan halka uzak durarak, belli bir devlet çizgisinden giderek sol parti olunamayacağı görüşündeydi.
DSP toplumun tümünü kucaklayan parti olma iddiasını taşımaktadır. 1960 sonrasında Türkiye'de solun sadece bizim kurucumuz Ecevit ile birkaç kez iktidar olma fırsatını yakalayabilmesi boşuna değildir”
Laikliğin, çok önemli olduğunu belirten DSP lideri, “Laiklik çok önemli. Laiklik yoksa demokrasi yok'' dedi. Sezer, “Biz üniversitedeyken derslere başörtülü girenler vardı ve bu sorun olmazdı. Çünkü o dönemde, bu konu siyasi mesele yapılmadı” dedi.
(AjansSevgi)








