Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
NEREDE O ESKİ DOSTLUKLAR
NEREDE O ESKİ DOSTLUKLAR

                              Daha dün gibi iyi hatırlıyorum…
            Bundan 25 yıl kadar öncesini. Henüz 19 - 20 yaşlarında genç bir kızdım. O zamanları hatta daha öncelerini çok iyi hatırlıyorum.
Dostluklar aklıma geliyor; komşuluk ilişkileri, insanlara verilen değer, saygı geliyor zamanlar insanlar o kadar saygılıydı ki büyük küçüğü, küçük de büyüklerini çok sayardı. 
                  Büyüklerimizin yanında fazla konuşamaz, onlar söz vermedikçe sesimizi çıkaramazdık. Hatta bahriyelim nişanlı iken bize geldiğinde otururken, kalkarken, doğrulurken de müsaade isterdi…
                 Büyükler konuşurken sözünü kesmez, hep dinlerdi. Onlardan öğreneceğimiz çok şeyler var derdik. Ailemizin yanında el ele samimi bir şekilde oturamazdık, utanırdık. Saygı, görgü kuralı vardı. Annemizin, babamızın sözünden çıkmaz, herkese hoşgörü ile yaklaşırdık. Otobüslerde yaşlılara, hamilelere, hastalara yer verirdik. 
                  Komşumuza kapımızın anahtarını verecek kadar güvenir, hatta her şeyimizi emanet ederdik. O zamanlar da sözler verilirdi. O söz namus sözüydü, yerine getirilirdi. Yüze gülen; ama arkasından kuyu kazanlar çok az sayıda, yok denecek kadardı. Kimsenin canına, malına zarar vermez. Bir şey emanet edildiğinde gözümüz gibi korurduk. Mahallemizde çoğu esnaf tanırdı. Bazen veresiye alışveriş ederdik. Aybaşı gelince de ilk işimiz borcumuzu ödemek olurdu.
                 Kapımıza geleni geri çevirmez, borç içinde kıvranan ya da sıkıntısı olan komşumuza, bir yakınımıza elimizden geldiğince yardım ederdik. O yıllarda annemize açılamazdık, bazı şeylerin çok ayıp olduğu öğretilirdi. Eğer kızın birinde gönlü varsa ulu orta yerde sevdiğini söyleyemezdi. Annesi babası duyar diye korkardı. Görücü usulü ile evlenilirdi. Eğer kızın gönlü yoksa ailesine öyle ben istemem diyemez, davranışları ile üzüntüsüyle belli ederdi. Eğer birine sevdalanmışsa karşındakine: “Seni seviyorum” diyemez, teklifin karşı taraftan gelmesini beklerdi. Annesiyle bu konuları konuşamazdı: “Eğer baban duyarsa! ”sözü yeterdi. Ne olursa olsun evlilikler sağlam temellere dayanırdı.
                 Anlaşma devresi, çıkmalar, gezmeler olmazdı. Bunlar ancak yabancı filmlerde olurdu, zaten çok korkardık babamızdan. Bize öğretilen: “Kızlar asla leke kaldırmaz! Adı çıkarsa kimse onunla evlenmez. Kızlar ağır başlı, hanım hanımcık olmalı, iffetini, namusunu korumalı.” cümleleriydi.
                Akşam sokağa ya da bir başkasının evine gidemezdik, ancak ailemizle giderdik. Kızı varsa annemizin, babamızın bir bakışı yeterdi. Sabah kahvaltısını, akşam yemeğini biz kurardık.
                Anne, baba bir köşede beklerdi, kahvelerini yapardık. Kendimiz de içemezdik hele de önlerinde hiç!.. Bulaşık makinaları yoktu, bütün bulaşıkları elimizde yıkardık. İnsanlar elindekilerle yetinmesini ve paylaşmasını bilirdi. Çıkara dayalı ilişkiler yoktu. Kardeş kardeşin kuyusunu kazmaz, insanlar olmadık şeyler için kavga etmez, elini kana bulamazdı. Hatta birileri kavga ederken onları ayırıp barıştırmaya çalışırlar öylece seyrine bakmazlardı. “Aman ne halleri varsa görsünler!" demezlerdi.  Hanımlar evlerinde yemek pişirdiklerinde, komşu hakkı diye paylaşır, en az üç komşuya yaptıklarından verirlerdi.
Sokağa çıktığında karşından gelene selam verilirdi.
                Mahalle bekçileri vardı, onlar mahalle arasında dolaşır, güvenliği sağlardı.
Herkes birbirine saygılı, güler yüzlüydü. Daha bunlar gibi nice güzellikler vardı.
Peki, şimdi nereye gitti? Ne oldu da bu değerlerimiz bir bir yok oldu? Neden yüzler asık, insanlar mutsuz? Vurdumduymazlık, bana dokunmayan yılan bin yaşasın misali olmak had safhada?.. Nerede o gelenek, göreneklerimiz eli kınalı gelinlerimiz? Şimdiki gelinlerin elinde sadece sembolik olarak yakılan kınalar var. Parmakları ojeli gelinlerin. Bir kız evlendiği zaman gelin olduğu kılık kıyafetiyle, konuşmasından oturmasına, kalkmasına dikkat eder, büyüklerine hürmet ederdi.
Kocası işten eve geldiğinde önce cebindeki parayı değil, halini hatırını sorardı.
           
 Hafta sonu alışveriş merkezlerinde şuursuzca harcamalar yapmazlar, idare ederlerdi. İnsanlar ay sonu geldiğinde kabarık kredi kartları yüzünden mağdur, cep delik cepken delik bir vaziyette değildi.
Nerede o eskilerin sözü? Artık yorgan ayağa göre olmuyor kollarında kalıyor. Sanki üzerinden yüz yıl geçmiş gibi...
           
Zamanı ve kültürümüzü nasıl da tüketiyoruz. Bir koşuşturmadır
, bir doyumsuzluktur alıp başımızı gidiyoruz. Biz kimleri örnek alıyoruz? Batı toplumunu mu?
 Eskiden onlar bizi örnek alırken, onlar bize özenirken bizim kültürümüzün ne kadar değerli kıymetli olduğunu bilirken, örf ve adetlerimizi takdir ederken şimdi biz onlara özeniyoruz.
      
       Egenin karşı kıyısı, komşumuz Yunan halkı bile örf ve adetlerine sıkı sıkı bağlı. Onların kültürü bile bize benziyordu. Yüz yıllardır Türkler herkese örnek olmuşlardı. Ahlakı, yiğitliği, mertliği, yaşamları giyim kuşamları, adetleri, dostluğu, korkusuzluğumuz ile dünyanın dört köşesine nam salmıştık.
             Savaşırken bile acze  yaşlıya, hastaya, çocuklara, kadınlara silah sıkmamıştık. Hatta onları dini, ırkı ne olursa olsun hep korumuş, ekmeğimizi aşımızı paylaşmıştık. Türklüğümüzle her zaman gurur, onur duyacağız ve ebediyen biz Türk kalacağız.
Her zaman kültürümüze, örf ve adetlerimize sahip çıkarak, büyüklerimize saygımızla, gençlerimize ve çocuklarımıza örnek olarak başaracağız. 
         Bizi savaşta yenemeyeceğini anlayanlar, kardeşi kardeşe düşman ederek şanlı Türk ordumuza çamur atarak yıkmaya, bölmeye çalışıyorlar. Bizim halkımız bu oyunlara gelmeyecek kadar zeki bir millettir. İnanıyorum bunları da aşacağız, hepimiz kardeşçe yaşayacağız. Bizim ülkemizde, dost olan herkese yer vardır.
             
Yeter ki biz, biz olalım; başkası olmayalım… 
                                           Yazar Zeynep Batımor - İZMİR
                            "DÜŞLERİMDEKİ BEYAZ ÜNİFORMA"
 kitabından.

BAYRAMI KUTLARKEN KAZANMAK İSTER MİSİNİZtıklayın!
http://www.marmarisbulten.com/Haber/KURBAN_BAYRAMi_KUTLAMALARi_2013/
____________________________________
MÜŞTERİLERİNİZİN SİZE ULAŞMASINA KESİN ÇÖZÜM bir tık yeter!..
http://www.marmarisbulten.com/Haberler/is_Dunyasi_Rehberi/
 

NEREDE O ESKİ DOSTLUKLAR
tarih Tarih: 04.10.2013, 03:23 okunma Okunma: 1754
Yorumlar
Benim bu önemli, "NEREDE O ESKİ DOSTLUKLAR" başlıklı yazımı yayınladığınız ve dostlukların daha var olduğunu gösterdiğiniz için, Marmaris Bülten Gazetesi sayın Ata Sevgi Beyefendiye çok teşekkür ederim... nice dostlukların var olması dileklerimle... başarılarınız daim olsun
Tarih: 10.10.2013 - 13:25 | Gönderen: Zeynep Batımor
unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi ne güzel dile getirmişsiniz,yüreğinize,kaleminize sağlık sayın Batımor...
Tarih: 06.10.2013 - 22:28 | Gönderen: mutlu narin
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales