YUNUS POLİS EKİPLERİ GÖREVE H...
YOKSA HEDEF 2070' LER Mİ?
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
ANNELER EĞİTİM İÇİN ÇALIŞTILA...
BUSE ÇIKTI DOKUZA İNMEZ SEKİZ...
MARMARİS İSKELESİ ŞENLENDİ
MARMARİS 2010’U SABIRSI...
ANADOLU'NUN ÖZEL ÇOCUKLARI AC...
MARMARİS İŞ DÜNYASI ve KAMU K...
EFELİKLERİNİ İLK DÜĞÜNLERİNDE...
BU GİDİŞLE MARMARİS KENT MEYD...
TEKİRDAĞ’LILARA MARMARİ...
MARMARİS BASINI SANSÜR VE BAY...
YANLIŞ HESAP BU KEZ KADIKÖY...
ETEM ÇALIŞKAN O BİR ATATÜRK S...
ZOR OYUNU BOZDU BJK’NİN...
MARMARİS 90.YILDA DA SAVAŞTAN...
MARMARİS TARSUS ADANA VE TÜRK...
MARMARİS GİAD YENİ BAŞKANI ÇO...
MARMARİS BALEVİ MART 2012...
ADD Genel Başkan Vekili Saim Sezen; Demokrasi Şehidi Gazeteci Uğur Mumcu’nun katledilişinin 17. Yıldönümü’nde yaptığı yazılı açıklamada, “24 Ocaklar bizler için Uğur’suz ve uğursuz günlerdir.
Ne hazindir ki Uğur Mumcu’nun cenazesinde mikrofonu elinden kimseye bırakmayan ve bizimle birlikte katillere lanet okuyan malum şöhret şimdi AKP’nin Kültür Bakanı. Bu bütün Kemalistlere ve Uğur Mumcu dostlarına bir ders olsun.
Uğur Mumcu, Türkiye’yi bekleyen tehlikelere işaret etti, haklı çıktı. Uğur Mumcu’nun sorduğu sorular bu gün de geçerlidir. “Siyaset-Ticaret-Medya” ilişkisine karşı çıktı, haklı çıktı!..”
Ata Sevgi
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Vekili Saim Sezen Demokrasi Şehidi Gazeteci Uğur Mumcu’nun katledilişinin 17. Yıldönümü’nde; “Uğur Mumcu’yu ve tüm şehitlerimizi anıyoruz.” başlıklı yaptığı yazılı açıklamada, “ 24 Ocaklar bizler için Uğur’suz ve uğursuz günlerdir. Hukukçu-Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu 24 Ocak 1993’de karanlık eller tarafından katledildi. Türkiye’de her anlayıştan insanımız Uğur Mumcu’nun dürüstlüğüne, bilgisine, Kemalizm’e olan inanç ve bağlılığına güvenir ve saygı duyar. Onun içindir ki ölümünden sonra arkasından milyonlar yürümüş ve sahip çıkmıştır.
Ne hazindir ki Uğur Mumcu’nun cenazesinde mikrofonu elinden kimseye bırakmayan ve bizimle birlikte katillere lanet okuyan malum şöhret şimdi AKP’nin Kültür Bakanı. Bu bütün Kemalistlere ve Uğur Mumcu dostlarına bir ders olsun. Ne zaman, nerede, niçin, kiminle dost, arkadaş, yoldaş olacaklarına özen göstersinler.
Bu vesile ile ve bu hafta Mustafa Fehmi Kubilay’dan Muammer Aksoy’a, Bahriye Üçok’tan Ahmet Taner Kışlalı’ya, Turan Dursun’dan Çetin Emeç’e, Eşref Bitlis’e, Gaffar Okkan’a, Necip Hablemitoğlu’na, Mustafa Yücel Özbilgin’e ve daha nice isimsiz şehidimize kadar tüm devrim ve Cumhuriyet şehitlerimizi saygı ile anıyoruz.
Uğur Mumcu Araştırma Gazetecilik Vakfı (um:ag) 24-31 Ocak tarihlerini “Adalet ve Demokrasi Haftası” ilan etmiştir. Her yıl um:ag tarafından bir tema belirlenir ve hafta boyunca etkinlikler o başlık altında yapılır. Bu yılın teması: “Hukuk Devleti, Hepimiz İçin” olarak belirlenmiştir. Gerçekten de Hukuk Devleti ve Yargı bağımsızlığı hepimiz için çok önemlidir.
Uğur Mumcu, Türkiye’yi bekleyen tehlikelere işaret etti, haklı çıktı. Uğur Mumcu’nun sorduğu sorular bu gün de geçerlidir. “Siyaset-Ticaret-Medya” ilişkisine karşı çıktı, haklı çıktı.
Uğur Mumcu’nun köşesini devralan ve o köşeye layık olarak yazılarını sürdüren Sayın Mustafa Balbay 324 gündür tutuklu.
Uğur Mumcu sağ olsaydı bu günlerde köşesinde acep ne yazardı?
Herhalde; “Avucumu yalarlar” diyen ve işçileri sokağa terk eden faşist bir yönetim anlayışına karşı Tekel işçilerinin haklı direnişini yazardı. İllegal Fethullah örgütünün ipliğini pazara çıkaran araştırmalarını yazardı. Türk Ordusuna karşı yıpratma kampanyası yürütenlerin kimliklerini, finans kaynaklarını kimler adına çalıştıklarını açığa çıkaran araştırmalarını yazardı.
Kemalizm’e ve Cumhuriyete saldıran haddini bilmezlerin suratına boş bir eldiven gibi fırlatacağı yazıları ile Kemalizm’e ve ulusal kimliği, bölünmez bütünlüğü, tam bağımsız karakteri ile laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olmasını istediği Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkan düşüncelerini yazardı. Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin adalet için vazgeçilmez zorunluluğunu ve iktidarın kendi emrinde yargı ve yargıç yaratma çabasını yazardı.
Medreseleştirilen üniversiteleri, inanç ve dinin yerine akıl ve bilimin neden gerekli olduğunu yazardı. Türkiye Cumhuriyeti’ni bekleyen tehlikeleri, ihanet odaklarını, görevini yerine getirmekte acze düşen yurtseverleri yazardı.
24 Ocak aynı zamanda IMF ve Dünya Bankası v.b. örgütleri ile emperyalizmin Ülkemizde uygulamaya soktuğu bir toplum mühendisliği projesinin yani 24 Ocak karalarının Türkiye Cumhuriyetine kabul ettirildiği uğursuz bir tarihtir. Ne yazık ki bu toplum mühendisliği projesinin hayata geçirilmesi için 12 Eylül faşist Cuntası vasıtası ile Türk Ordusu da kullanılmıştır. İçinde yaşadığımız Ekonomik Sosyal, Siyasal ve Kültürel ortam ve hatta ülkemizi bu gün yönetmekte olan iktidar bu projenin ürünüdür.
Emperyalistler işgal yıllarında açık açık saldırmışlardı. Şimdi maske takarak saldırıyorlar. O yılların Sait Molla’ları, Ali Kemal’leri şimdi kılık değiştirip yeniden ortaya çıktılar!
Emperyalistler işgalden önce kendileri için “alan temizliği” operasyonları yaparlar. Saygı değer aydınlarımızın aramızdan alınışı, Atatürkçülerin hukuka aykırı biçimde baskı altına alınışı alan temizliği operasyonlarının uygulamasıdır. En seçkin aydınlarımızın aramızdan alınışı boşuna değildir.
Tetikçi olarak kimler kullanılırsa kullanılsın, asıl suçlu emperyalizm ve işbirlikçileridir. Aydınlarımızın, askerlerimizin, yargıçlarımızın ve bütünüyle ulusumuzun başına çuval geçirmek ve istedikleri yöne götürmek istiyorlar. Ulusal devletimiz, üniter yapımız, birliğimiz parçalanmak isteniyor. Özgürlük ve bağımsızlık bizim karakterimizdir. Bu özelliğimizi atalarımızdan aldık ve Mustafa Kemal’den öğrendik. Biz teslim olup, düşman çizmelerini yalayan insanlar değiliz. Birliğimize-Varlığımıza kastedenler, yeraltı-yerüstü kaynaklarımızı alıp götürüyorlar. Ekmeğimize-Suyumuza göz dikiyorlar. Türk Dilini, Türk malını ve değerlerimizi aşağılıyorlar. Aşağıdakiler derin uykudayken, yukarıdakiler şeytani bir uyanıklık içindedir. Bilgiler kirletiliyor, gerçekler çarpıtılıyor. Ülkemizin işgal edildiği günleri unuttuk, uyuduk, gene geldiler!
Gericiliğe, bölücülüğe, işgale, sömürüye, her türlü yozlaşmaya ve yabancılaşmaya ve tüm bunların suçlusu emperyalizme karşı direnmek ve mücadeleyi kazanmak Mustafa Kemal’in manevi mirasçıları olarak hepimizin görevidir. Şimdi derin uykulardan uyanma zamanıdır.
Kandilden gelen teröristlerin alay-ı vala savcılarımız ve hâkimlerimiz tarafından karşılanıp salınması, İmralı’daki bebek katilinin muhatap alınması, Abdi İpekçinin katili M.Ali Ağca’nın davul-zurna ile karşılanması, Toplumun adalet duygusunu örseliyor, yok ediyor. Mağdur edilen insanlarımızın yaralarını kanatıyor. Vicdanı olanların vicdanlarını sızlatıyor.
Bağımsız cumhuriyetimizin ve Atatürk Devrimlerinin savunucusu Anayasal kurumumuz Türk Ordusunu emperyalizm aşağılamak istiyor! Türk bağımsızlığına karşı emperyalist emellere alet olan işbirlikçiler ise akıl tutulması içindedir. Madalyalı kahramanlarımızı suçlayıp, teröristlere ve katillere alkış tutulmasını hiçbir akıl ve vicdan sahibi insan kabul edemez.
Bu ülke, bu Cumhuriyet sahipsiz değildir. Ulusal birliğimize ve kardeşliğimize sahip çıkarak düşmanları gene şaşırtacağız.
Buradan Ankara’da ekmek kavgası veren emekçilere, Tekel İşçileri kardeşlerimize Uğur Mumcu ve devrim şehirlerimiz adına dayanışma duygularımızı ve selamlarımızı gönderiyoruz.” dedi. (AjansSevgi / Marmaris)










