YUNUS POLİS EKİPLERİ GÖREVE H...
YOKSA HEDEF 2070' LER Mİ?
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
ANNELER EĞİTİM İÇİN ÇALIŞTILA...
BUSE ÇIKTI DOKUZA İNMEZ SEKİZ...
MARMARİS İSKELESİ ŞENLENDİ
MARMARİS 2010’U SABIRSI...
ANADOLU'NUN ÖZEL ÇOCUKLARI AC...
MARMARİS İŞ DÜNYASI ve KAMU K...
EFELİKLERİNİ İLK DÜĞÜNLERİNDE...
BU GİDİŞLE MARMARİS KENT MEYD...
TEKİRDAĞ’LILARA MARMARİ...
MARMARİS BASINI SANSÜR VE BAY...
YANLIŞ HESAP BU KEZ KADIKÖY...
ETEM ÇALIŞKAN O BİR ATATÜRK S...
ZOR OYUNU BOZDU BJK’NİN...
MARMARİS 90.YILDA DA SAVAŞTAN...
MARMARİS TARSUS ADANA VE TÜRK...
MARMARİS GİAD YENİ BAŞKANI ÇO...
MARMARİS BALEVİ MART 2012...
Muğla Barosu Başkanı Mustafa İlker Gürkan; 6 Nisan 2011’ de çıkarılan, 636 sayılı kanun hükmünde kararnamenin, Anayasa’ya aykırı olduğunu iddia ederek; “Bu KHK ile Çevre, Orman ve Şehircilik Bakanlığı kurulmuştur. Bu KHK’ye göre; ilgili mesleki hizmetlerin ve bu meslek mensuplarının kayıtlı oldukları meslek odalarının mevzuatını, norm ve standartlarını hazırlamak, geliştirmek, uygulanma TMMOB bünyesindeki odalara yapılan bu saldırı aslında Hukuk devletinin sıfırlanmasına yönelik son adımlardan biridir.
Kuvvetler birliği fiilen ve hukuken gerçekleştirilmek yolundadır. 636 sayılı KHK Anayasanın Hukuk Devleti ilkesine de aykırıdır.” diyerek tepki verdi.
Ata Sevgi
Muğla Barosu’ndan bugün (12 Temmuz 2011) yazılı yapılan açıklamaya göre Gürkan açıklamasında; “ 6 Nisan 2011 de çıkarılan yetki yasasına dayanılarak, 636 sayılı kanun hükmünde kararname çıkarılmıştır.
Bu KHK ile Çevre, Orman ve Şehircilik Bakanlığı kurulmuştur. KHK ye göre : {mad. 2/1.a}"... ilgili mesleki hizmetlerin ve bu meslek mensuplarının kayıtlı oldukları meslek odalarının mevzuatını, norm ve standartlarını hazırlamak, geliştirmek, uygulanmasını sağlamak, ilgililerin kayıtlarını tutmak." Bakanlığın yetki ve görevi kapsamına alınmıştır.
Bakanlık bünyesinde kurulacak Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü ise, {mad.12/1} "yerleşmeye ve yapılaşmaya yönelik mühendislik, müşavirlik, müteahhitlik hizmetlerine ilişkin düzenleme yapmak, mesleki yeterlilik, yetkinlik çalışmalarının yanı sıra mimarlık mühendislik meslek kuruluşlarına ilişkin mevzuat düzenlemeleri yapmak, denetlemek" görevlerini yerine getirecektir.
Bakanlık özetle ve esas olarak demektedir ki : “Odalar; Mimar-Mühendisleri yönetir Odaları da biz yönetiriz” Nasıl yönetecekler? İşte 2/1.a “Faaliyet alanlarının sınırlarını, faaliyet biçimlerini belirleyecek denetleyecekler.” Anayasanın 135. maddesine ve yasaya göre Bakanlığa Kanunla verilmemiş bir yetki KHK ile veriliyor. "Mevzuat, norm ve standart hazırlamak" Oysa AY 135/6 “idari ve mali denetime ilişkin kuralların kanunla düzenleneceğini” söylüyor. Kanunla düzenlenirse idari ve mali denetim mevzuat, norm ve standart düzenlemesini bakanlık yapamaz.
Kaldı ki: AY 135/1 Kendisinden sonraki bütün fıkralar yol gösteren bir fıkradır bütün alttaki fıkralar buna göre yorumlanır. Anayasa 135/1'in anlamı üzerinde “hukuk devleti” kavramı açısından durmak gerekiyor.
KKNMK ları ve üst kuruluşları kuruluş amaçları 135/1de belirlenmiştir.
Anayasada belirtilen ve Kuruluşların “Bağımsız idari otorite” olmalarına getirilen sınırlamalar; a) Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasî partilerin aday göstermeleri (135/5) ve b) Amaçları dışında faaliyette bulundukları iddiası dışında kanunla da olsa hiç bir idari denetime tabi tutulamazlar.(134/4) Çünkü Anayasanın idareye verdiği yetki 135/1 deki amaca uygunluğun idari denetimidir.(Yoksa; Oda Yönetim Kurulunun yada Genel Kurulun aldığı kararların her türlü denetimi değil)
Başka bir sınırlama yetkisi Yürütmeye de Yasamaya da tanınmamıştır. Diğer bir husus : Bu düzenleme : Kolektif haklar kapsamında Kişiler ve Meslek Kuruluşu aleyhine idare lehine bir demokratik hak kısıtlanmasıdır. Demokratik toplum düzeninin bu kısıtlamayı gerektirdiğine dair bir gerekçe var mıdır? Bir ölçülülük var mıdır? Kısıtlama Anayasanın sözüne ve özüne uygun mudur? Bütün cevaplar olumsuz. Bu KHK Anayasaya aykırıdır.
Tümel olarak baktığımızda ise; Bu kanun hükmünde kararname "tek başına, aniden ortaya çıkmış bir işlem" değildir. Bu 2009 da Cumhurbaşkanının isteği üzerine DDK raporuyla başlayan "Uluslararası Sivil Toplum Destekleme ve Geliştirme Derneğince" düzenlenen “Türkiye’deki Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları, Sivil toplum ve Demokrasi” konulu proje ile sürdürülen ve propagandası “Liberal Düşünce Topluluğu”nca devam ettirilen… Ve Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşlarının Yürütmeyi denetleyen ve frenleyen varlığına son vermeyi bir baskı gurubunu tasfiyeyi amaçlayan…. Yeni "Küçük fakat Etkin Devlet" projesinin bir tezahürüdür.
F.Fukuyamanın : “Devletin sonu gelmiştir derken yanılmışız. Mülkiyetin korunması için ihtiyacımız olan şey etkin ve fakat küçük bir devlettir." biçimindeki görüşlerinin uzantısıdır.
Buradaki mülkiyet emperyalist tekellerin mülkiyetidir. Amaç "küçük ve fakat etkin devlet", Niçin? "Mülkiyeti korumak için"... Yani "muhafız=Polis devlet " bunun önündeki engellerden başlıcası "Hukuk Devleti".. Hukuk devletinin temeli; "Kuvvetler ayrılığı"
“Polis devlet” için ihtiyaç olan ise yürütmenin inisiyatifinde "kuvvetler birliği" dir. Kuvvetler birliğini sağlamak için yürütmeye fren görevi yapan kurumların başında Yargı gelir... O halloldu! Sonra bağımsız ve/veya özerk idari otoriteler gelir... Üniversiteler ve KKNMK bunlardandır...
Üniversiteler de halloldu! Sıra geldi KKNMK na bu gün TMMOB-Odalar yarın Barolar v.s.
TMMOB bünyesindeki odalara yapılan bu saldırı aslında Hukuk devletinin sıfırlanmasına yönelik son adımlardan biridir. Kuvvetler birliği fiilen ve hukuken gerçekleştirilmek yolundadır.
636 sayılı KHK Anayasanın Hukuk Devleti ilkesine de aykırıdır. Günümüz dünyasında mesleklerin evrenselleştiği ve mesleklerinde uluslararası normlara göre icra edildiği bir gerçektir. Bu normların en başında ise “özerklik” gelmektedir. Yani mesleğe giriş, mesleğin yürütülmesi, sürdürülmesi koşulları, meslek kuruluşlarının iç işleyişi v.b diğer bütün düzenlemeler yürütme karşısında KKNMK nın bağımsızlığını sağlayacak ve koruyacak biçimdedir. Avrupa da hiçbir Oda ya da meslek kuruluşu ”Genel müdürlük statüsünde “ değildir ve olamaz.
636 sayılı KHK Anayasanın Demokratik Devlet ilkesine de aykırıdır. Anayasanın devleti tanımlayan temel ilkelerinden biri “demokratik” olmasıdır. Demokrasi öncelikle “katılım” demektir.
TMMOB yasasının md. 2/d bendi : “Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla İşbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fennî şartnameleri incelemek ve bunlar hakkında görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir. “ diyor.
Bu KHK hazırlanırken TMMOB ve bağlı odaların hiçbir görüşü alınmamıştır. Maddenin “mevhumu muhalifinden” çıkan anlam: Mevzuatların hazırlanmasında ilgili yürütme veya yasama organının TMMOB ve Oda’lara danışılması yükümlülüğü olduğudur. Buda gerçekleşmemiştir. Kanunun katılımı zorunlu kıldığı bir alanda katılım sağlanmadan KHK çıkarmak keyfiliktir.
Hukukun üstünlüğünü savunmakla görevli olan Baromuz kendisini de yakından ilgilendiren bu gelişme karşısında suskun kalamaz. Ulusal ve ulusal üstü hukuka, demokratik hukuk devleti ilkelerine, kanuna ve idare hukukunun modern yönetim ilkelerine aykırı olan… Ve bizzat kendisi içeriği ve çıkarılışı bakımından anayasaya aykırı bulunan 6 Nisan 2011 günlü yetki yasasına dayanılarak çıkarılan 636 sayılı KHK karşısında TMMOB ve bağlı odaların aldığı tavrı desteklediğimizi, mimar-mühendis yurttaşlarımızla ve meslek örgütleriyle dayanışma içinde bulunduğumuzu, Kamuoyuna ilan ederiz.” dedi. (AjansSevgi / Marmaris) ____________
İNANILMAZ AMA GERÇEK!
5 YILDIZLI İÇMELER
AQUA HOTEL HALKA AÇILDI!..
Ayrıntılar için lütfen linke tıklayın:
http://www.marmarisbulten.com/Haber/icMELER_AQUA_HOTEL_HALKA_AciLDi/










