Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
MARMARİS TÜRK BASINI VE SANSÜRSÜZ 105 YIL
MARMARİS TÜRK BASINI VE SANSÜRSÜZ 105 YIL

            Aslında üzülmüyorum
          Hala basında sansür var diyenler,  özellikle kimi basın mensupları hala sansürcülerden nemalanmaktalar!..
          
Neden mi?
            Kurucuları arasında yer aldığım Marmaris Gazeteciler Derneği ( MGD), içimizdeki meslektaş sansürcüler tarafından büyük bir keyifle yok edildi.
           
 Ve şimdi biz Marmaris Gazeteciler Derneği’ni, kuruluşunun 10. Yılında saygıyla anıyor aynı zamanda da daa, “24 Temmuz Türk Basını’ndan Sansürün Kaldırılışı’nın 105. Yıl Dönümü ve Basın Bayramı” nedeniyle, onurumuza verilen  bir çok davete katılıyor, meslek onuruyla (!) kutlamaları kabul ediyoruz…
              Dışarıdan sansürcü aramaya gerek yok, içimizde meslektaş sandığımız sabotörlerimiz var ya!..
                   Hatta dahada ileriye gidelim;
o sabotörleri bulmanız çok kolay aslında.  Bizde olmayan ama diğer meslektaşlarımız(!) da ısrarla yayınlanan, ilgili kutlama mesajları ve haberlere dikkat edin yeterli, en basit şekliyle... 
                 Sözü olan?..
                                       Ata Sevgi
                        Bülten Gazetesi Yetkilisi
            Yenigün Gazetesi Muğla İl Temsilcisi

            Şimdi gelelim bu yılki kutlama mesajlarına (Geliş sırasına göre ve hiçbir yazım hatasına da dokunmadan):

                  “Gücünü  kamuoyu desteğinden alan, halkın haber alma hakkının kullanılmasını  sağlayan basın, önemli ve etkin bir denetim organı olma konumuyla, demokrasinin temel unsurlarındandır.
            Bu bakımdan, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlerlik kazanması, iyi işleyen bir medya yapısıyla mümkündür. Medyanın güçlü olması, gerek ifade özgürlüğünün temini, gerek kamuoyunun istek ve taleplerinin doğru yansıtılması  açısından hayati öneme sahiptir. Bundan dolayı gazetecilik, günümüzün en dinamik ve fedakârlık isteyen mesleklerin başında gelmektedir.
            Basın, doğru ve hızlı biçimde bilgi ve haber verme, kamu yararını  ilgilendiren konu ve olaylarda kamuoyu oluşturma ve toplumu aydınlatma işlevini yerine getirirken, meslek ilkelerini ve etiğini gözetmeli, kişilik haklarına, özel yaşama, gizlilik alanına saygı göstermeli, doğru olmayan haberlerden kaçınmalıdır.
            Bu duygu ve düşüncelerle; İlçemizde görevli tüm basın mensuplarımızın 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramını kutlar, çalışmalarında başarılar dilerim. 
                                                 Ali Galip SARAL
                                  Marmaris Kaymakamı

            “Basının geçmişte olduğu gibi günümüzde de toplumsal yaşantımızda oldukça önemli bir yeri vardır. Kamuoyunu bilgilendirebilmek için her koşulda her ortamda, mesai saati gözetmeksizin sorumluluk duygusu içinde, toplumun haber alma özgürlüğü adına görevlerini yerine getiren medya çalışanlarımızın çalışmalarını takdir ediyor, bu duygu ve düşüncelerle, basında sansürün kaldırılışının yıldönümü ve 24 Temmuz basın bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor, başarılı çalışmalarınızın devamını diliyorum.”
                                         Muhammet TOKAT
                                Milas Belediye Başkanı

             “Padişah II.Abdülhamit’in tahttan indirilişinin bugün 105.yılını yaşamaktayız.Tahta geçtiği 1876 yılında I.Meşrutiyeti yürürlükten kaldıran Padişah II.Abdülhamit tahttan indirildiği 24 Temmuz 1908 tarihine kadar Türk basınına sansür uygulamıştı.
            Uyguladığı sansür ile gazeteleri yayınlanmadan önce gözden geçiren Padişahlık, uygun görmediği yazıları gazeteden silerek yayınlanmasına engel olmuştu. Bu uygulama Türk aydınlarının büyük tepkisine neden olmuştu.
            Bu aydınların öncülüğünde gerçekleştirilen 24 Temmuz 1908 II.Meşrutiyet hareketi, hedeflediği söz ve yazıda özgürlük ilkeleriyle Cumhuriyeti karşılayan en güçlü demokratik halk hareketi kimliğini kazanmıştı.
            Bugün Cumhuriyetimizin 90.yılı içindeyiz.
            Acıyla söylemek gerekirse bugün II.Meşrutiyetin hedeflemiş olduğu ideal basın özgürlüğünün tümünü henüz kavramış değiliz.
            Ellerindeki en büyük güç olan kalemleriyle ve bu kalemlerinden damlayan akıl ve kültür birikimleriyle Türk gazetecileri yine yıllardır başlarında Demokles’in Kılıcı gibi asılı duran soruşturma ve ceza tehditlerinden henüz kurtulabilmiş değillerdir.
            Basının Milli iradeyle seçilmiş Milletvekili temsilcilerini hüküm giymedikleri halde zanlı olarak hapiste tutmak, basın özgürlüğünün tek kelimesini bile anlayamamış olmakla eşdeğerlidir.
            Zanlı olarak yıllarını hapishanelerde çürüten düşünce ve kalem insanlarının bir an önce hukukun normal yargılama yoluna indirilmelerini istemekteyiz.
            24 Temmuz 1908’in asıl amacının böylece gerçekleşeceğine yürekten inanmaktayız. Bugün ayrıca 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşmasının 90.yılını yaşamaktayız.
            Özgür ve bağımsız bir Türkiye’nin yaratılması amacıyla 19 Mayıs 1919’da yola koyulan Mustafa Kemal Paşa’nın askeri yolculuğu 9 Eylül 1922’de İzmir’de denize dökülen emperyalizmin yenik ordularıyla zirveye ulaşmıştı.
            Ulusumuzun bağımsızlık kaderini çizen ve vatanımızın Misaki Milli sınırlarını dünyaya kabul ettiren Lozan, siyasi zaferlerimizin içindeki mümtaz yeriyle hala Türk ve dünya gündeminin baş sıralarında yer tutmaktadır.
            Türkiye’nin en uzun süreli İçişleri Bakanlığını  yapan ve yine Cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren Muğla’nın TBMM’ndeki üyeleri arasında yer alan Şükrü Kaya’nın Danışman olarak bulunduğu Lozan Barış Antlaşmasını mutlulukla ve onurla anmaktayız.
            Bu antlaşmanın baş delegesi İsmet Paşa’yı yurduna ve ulusuna yaptığı benzersiz hizmetlerin kahramanı olarak kalbimizin en mutena köşesinde saklı tutmaktayız.
            Her iki tarihin aynı güne rastlamasını her iki önemli olayın organizatörleri arasında yer alan mesleğimizin büyük önderi Yunus Nadi’nin seçkin kişiliğinde yeniden selamlamaktayız.
                  Ünal Türkeş
  Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanı

             “Her yıl 24 Temmuz günü, bilindiği üzere ‘Basında Sansürün Kaldırılışı ve Gazeteciler Bayramı’ olarak kutlanıyor. Demokrasinin gelişmesi sürecinde ‘olmazsa olmaz’ bir faktörü teşkil eden basın, milletin müşterek sesi olması dolayısıyla da çok sesliliğin bir diğer tarifidir. Toplumun doğru bilgilendirilmesi çok büyük bir öneme haiz olduğu gibi, bunu mümkün kılabilmek için de özgür bir basına ihtiyaç vardır. İçinde bulunduğumuz bilişim çağı, takdir edilmelidir ki kitle iletişim araçlarına çeşitlilik, bilgi akışına ise hız kazandırmıştır. Kuşkusuz böyle bir ortamda basın-yayın kuruluşlarıyla birlikte basın çalışanlarının sorumlulukları da artmıştır. Bu sorumluluklardan en önemlisi ise kamuoyunun doğru bilgilendirilmesidir. Meslek ilkelerine uygun, kişi hak ve hürriyetlerine saygılı, tarafsız ve objektif bir yayıncılık anlayışı, toplumun basına duyduğu güveni artıracak olmakla birlikte kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesinin önüne de geçecektir. Bu duygu ve düşüncelerle, şehrimizdeki yerel ve yaygın basın-yayın kuruluşlarında görev yapan tüm gazetecilerin 24 Temmuz Basın Bayramı’nı kutluyorum.”
                                          RENGİN ÖVER  
                  ÖZEL YÜCELEN MUĞLA HASTANESİ


            BASIN HALA VESAYET ALTINDA
            Ak Parti Muğla Milletvekili Ali Boğa Türk Basınında Sansürün Kaldırılışının Yıl Dönümü "Basın Bayramı" dolayısıyla yayımladığı mesajında, 90 yıllık demokrasi mücadelesine rağmen, Demokrasinin hala tehdit altında olduğu, vesayetin hüküm sürdüğü bir ortamda, basın özgürlüğünden, ifade hürriyetinden ve sağlıklı bir medya işleyişinden bahsetmenin mümkün olmayacağına işaret ederek, basın hürriyetinin sadece yasal düzenlemelerle ve iktidarın tek taraflı çabalarıyla sağlanamayacağını söyledi.
            Hiçbir basın mensubunun mesleki faaliyetleri dolayısıyla baskı görmesine, bu baskılar yoluyla basın özgürlüğünün tehdit edilmesine müsaade etmedik, demokrasimizin standartlarının yükselmesi ve basın mensuplarımızın daha özgür bir ortamda mesleklerini icra edebilmeleri için çaba gösterdik. Ancak medya özgürlüğü bundan ibaret değildir, ekonomik bağlar, çıkar ilişkileri ve uluslararası vesayet ilişkileri medyayı maalesef baskı altında tutmaktadır.
            Basın özgürlüğü deyip meydanlara çıkanlar, bazı basın kuruluşlarının Mısır'da yaşanan darbe olayını, Gezi Parkı eylemlerinde göstericilerin kırıp döktükleri görüntüleri verdikleri için eleştirilmektedirler.
            Ya da hiç kimse; yıllardır örgütlü olan bir basın sendikasının ulusal bir gazetede yaklaşık 7 yıldır devam eden grevle ilgili hiçbir adım atmaması, açıklama dahi yapmaması konusunda konuşmamaktadır.
            Tutuklu gazetecilerden dem vuranlar bu tutukluluğun gazetecilik meslekleriyle alakalı olmadığını göz ardı etmektedirler. Unutulmamalıdır ki hiç bir meslek, mensubuna hukuk karşısında üstünlük sağlamaz.
            Uluslararası medya kuruluşlarının tek taraflı ve menfaat ilişkisine dayalı haber anlayışı karşısında yerli, milli ve özellikle mahalli basın ise ekonomik zorluklar içerisinde habercilik yapma mücadelesi vermektedir.
            Bütün bu karmaşık ve zor ilişkiler karşısında hala ilkeli, namuslu, dürüst ve özellikle basın ahlakına uygun yayıncılık yapan, özgür ve tarafsız medya mücadelesi veren basın mensuplarının Basın Bayramı’nı kutluyorum.
   Ak Parti Muğla Milletvekili Ali Boğa        

 
            “Değerli Muğlalılar;
            Bugün, Türk basınında sansürün kaldırılışının 105. yıldönümünü kutlamaktayız. Toplumun bilgi edinme ve haber alma ihtiyacını karşılamanın yanında, ülke yararına her konuda toplumu aydınlatma gibi, önemli bir kamu görevini yerine getirmekte olan basın, demokrasinin vazgeçilmez bir unsurudur.
            Bir toplumda basın özgürlüğünün olması o toplumun doğru bilgilendirilmesi anlamına gelmektedir. Basın mensupları açısından ise, görevlerini en verimli şekilde yerine getirmeleri bakımından basın özgürlüğünün anlamı büyüktür.
            Bu vesileyle gece gündüz demeden en zor şartlarda bile halkımızın haberlere hızlı ve doğru şekilde ulaşması için çaba harcayan, halkın sorunlarını, sıkıntılarını ve mutluluklarını kamuoyuna yansıtan tüm gazeteci arkadaşlarımızın “24 Temmuz Basın Bayramı”nı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
                        Mustafa Hakan Güvençer
                                 Muğla Valisi

            Değerli Basın Emekçileri,
            24 Temmuz Basın Bayramınızı; medyanın baskı altına alınmadığı, özgürce haber yapabilmenin mümkün olduğu barış dolu günlerde kutlamanız temennisi ile,
İyi çalışmalar dilerim.
                      İlhan Recep BARLAS
                             MARMARİS

            Demokrasilerde hayatın vazgeçilmez unsurlarından birisi Haber Alma ve Haber yayma işlevini tarafsız ve doğru habercilik anlayışı içerisinde yapmasıdır. Bu itibarla yazılı ve görsel Basın'ın yaptığı  görevin  önem arzettiğini, toplumu bilgilendirmede ve yönlendirmede ciddi anlamda bir güç olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.
            Çeşitli zorlukları aşarak görevini en iyi biçimde yapma gayreti içerisinde olan tüm Basın çalışanlarımızın 24 Temmuz Basın Bayramını şahsım ve GETOB adına en içten dileklerimle kutluyor, fedakarca yaptıkları görevlerinde başarılar diliyorum.
                   GETOB Başkanı
              Bülent BÜLBÜLOĞLU

            24 TEMMUZ DİRENİŞ GÜNÜ OLMALI
            Bugün 24 Temmuz, basında sansürün kaldırılışın yıl dönümü.
            Sansürün kaldırılışından bu güne kadar bir aşırı aşkın süre geçti. Buna karşın ülkemizde halen basın özgürlüğü  tartışılan bir konu olarak güncelliğini korumaktadır.
            Bugün,   bizi yönetenlerin faşizan uygulanmalarından başta gazeteciler nasibini almaktadır. Özgürce görevini yapmak isteyen gazeteciler, şu, bu adı altında gerçekleşen operasyonlarla gözaltına alınmış ve tutuklanmışlardır.
            Birçoğunun hakkında da soruşturma açılarak, gazetecilere aba altında soba gösterilmektedir..
            Bugün itibarıyla sadece habercilik görevini yaptığı için 73 gazeteci hapis de yatmaktadır. Ülkemizde 13 bin gazeteci görev yapmaktadır. Bunlardan 5 bini hakkında soruşturma açılmıştır. İki bin gazeteci hakkında da dava açılmış durumdadır.
            Bu tablo göstermektedir ki, neredeyse, Ülkemizde görev yapan her iki gazeteciden biri suçlu konuma düşürülmüştür.
            Ülkemiz, Dünya da en fazla gazetecinin tutuklandığı bir ülke konumuna gelmiştir.

İleri demokrasiden söz edenler, kendilerinden olmayan, yandaş ve yalaka olmayan gazetecilere nasıl baskı kurduklarını, yukarıdaki rakamlar ortaya koymaktır.
            12 Eylül Faşizm döneminde bile,  gazetecilere bu kadar baskı kurulmamıştır. Bu kadar gazeteci tutuklanmadı, bu kadar gazeteci hakkında soruşturma açılmadı. 
            Bu haliyle Türk basını sansürün kaldırıldığı  1908 yılının gerisine düşmüştür.
            Bu bilgiler ışığında, 24 Temmuz’u bir bayram değil, bir direniş  günü ilan edilmesini teklif ediyorum. Baskılara ve zulümlere boyun eğmeyen, AKP iktidarının zindanlarına meydan okuyan gazetecilere selam olsun diyor, saygılar sunuyorum.
                                Fevzi TOPUZ
Muğla Bütün Şehir Belediye Başkanı Aday adayı
                                                                                               
            Marmaris'te zor şartlarda görev  yapan tüm basın emekçileri arkadaşlarımızın Basın Bayramını Kutlarız..
Marmaris Çevrecileri Derneği
Yönetim Kurulu  MÇD

            Günün her saatinde mesai kavramı gözetmeksizin büyük bir özveriyle çalışan tüm basın mensuplarımızın “24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı”nı kutlarız!
                    Marmaris özel yücelen hastanesi.

BAYRAM GELİYOR KUTLARKEN
KAZANMAYA NE DERSİNİZ?
 
Tıklayın!..
http://www.marmarisbulten.com/Haber/RAMAZAN_BAYRAMi_KUTLAMALARi_2013

MARMARİS TÜRK BASINI VE SANSÜRSÜZ 105 YIL
tarih Tarih: 25.07.2013, 04:19 okunma Okunma: 862
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales