YUNUS POLİS EKİPLERİ GÖREVE H...
YOKSA HEDEF 2070' LER Mİ?
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
ANNELER EĞİTİM İÇİN ÇALIŞTILA...
BUSE ÇIKTI DOKUZA İNMEZ SEKİZ...
MARMARİS İSKELESİ ŞENLENDİ
MARMARİS 2010’U SABIRSI...
ANADOLU'NUN ÖZEL ÇOCUKLARI AC...
MARMARİS İŞ DÜNYASI ve KAMU K...
EFELİKLERİNİ İLK DÜĞÜNLERİNDE...
TEKİRDAĞ’LILARA MARMARİ...
MARMARİS BASINI SANSÜR VE BAY...
YANLIŞ HESAP BU KEZ KADIKÖY...
ETEM ÇALIŞKAN O BİR ATATÜRK S...
ZOR OYUNU BOZDU BJK’NİN...
MARMARİS 90.YILDA DA SAVAŞTAN...
MARMARİS TARSUS ADANA VE TÜRK...
MARMARİS GİAD YENİ BAŞKANI ÇO...
MARMARİS BALEVİ MART 2012...
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
MARMARİS’TE YA MADEN YA TURİZM!..
GETOB: “Çevreci uygulamalardan dolayı bir tek ağacın bulunmadığı yerlerde turistik tesis yapımına izin vermeyen kanunların böyle bir çevre katliamına izin vermesi hatta teşvik etmesi hayret verici ve düşündürücüdür.”
Ata Sevgi / Marmaris
Açıklamada Marmaris’te maden çıkarılmasının turizmi bitireceğine dikkat çekilirken; ”Resmi verilere göre 2008 yılı 31 Ekim sonu itibariye 2.942.455 turistin ziyaret ederek tatilini geçirdiği ilimiz; Türkiye genelinde en çok Turist ağırlayan üçüncü il konumundadır.
Şurası unutulmamalıdır ki; Madenciliğin yapıldığı yerde turizm yapılamaz. Kendi sanayimiz kullanmadıkça, üretilen madenler yabancı sanayiye kaynak oluşturmaktadır.
Türk sanayisinin kullanmadığı madenlerin üretilerek, işlenmemiş olarak dışa satılması ülkemizin doğrudan doğruya kaynaklarının soyulmasıdır.
Türkiye asla işlenmemiş maden dış satımına izin vermemelidir. Ancak yeni yasa ile yabancılar bir Türk yurttaşının tüm kazanımlarından, devlet teşviklerin yararlanırken, üstüne üstlük KDV geri ödemesi almakta, su, elektrik gibi girdileri yüzde 50 indirimli almaktadır. 10 kişiden çok işçi çalıştıranların SSK primlerini Türkiye ödemektedir. Üretilen madende madencinin payı yüzde 98 iken devlet payı yalnızca % 2 dir. Bunlara ek olarak madenci isterse, işlettiği toprağın tapusunu da üzerine alabilmektedir.
Diğer taraftan;
Muğla’nın en güzide ilçesi olan Marmaris, Mavinin her tonunun görüldüğü pırıl pırıl denizi ve denizle kucaklaşan eşsiz çam ormanlarıyla gerçek bir doğa harikası olup, ülkemizin turizmde göz bebeğidir.
Doğayı kuruyan ve kollayan, çevreyle bütünleşen bölgemiz insanı, sürdürülebilir Turizm için yaşanabilir bir çevre bilinci içerisinde bölgemizin yegane ve en karlı geçim kaynağının Turizm olduğunu çok iyi bilmekte, ormanları, denizi, ve doğayı gözü gibi korumaktadır.
Sürdürülebilir turizmin amacı, insanın etkileşim içerisinde bulunduğu çevrenin bozulmadan korunup, ekolojik süreçlerin biyolojik çeşitliliğin ve yaşamın devamlılığını sağlayan sistemlerin sürdürüldüğü bir ortamda turizm eylemini gerçekleştirmektir.
Marmaris’i ziyaret eden milyonlarca turistin, kendisine sunulan kusursuz hizmetin yanı sıra, yöremizin eşsiz doğal güzelliği nedeniyle de tercihini Marmaris’ten yana kullandığı bir gerçektir. Günübirlik turlarla bölgemizi karış karış gezen turistler, sadece konakladığı otellerin değil, köylüsüyle kentlisiyle, tüm bölge insanının gelir kaynağı olmaktadırlar.
Bölgemizin yıllık turizm geliri 2,5 ile 3 Milyar Dolardır. Ayrıca turizm yaklaşık 200 ile 300 iş kolunda binlerce kişiye de iş ve aş olmaktadır.
Oysa madencilik bireysel çıkara dayanmaktadır, yarattığı iş istihdamı ise 50 - 60 kişiyi geçmediği gibi, bireysel madencilik geliri ise bir milyon doları geçmemektedir.
Turizm aynı zamanda yerinde, aracısız, navlunsuz, nakliyesiz, gümrüksüz direk ihracat demektir. Yüzlerce çeşit ürünü (Domatesi, biberi, maydanozu, patatesi, kavunu karpuzu yani tüm sebze ve meyveleri, suyu, yoğurdu, ayranı, alkollü ve alkolsüz tüm içecekleri) ülkenizde turiste sunmakta, satmakta yani ihraç etmektesiniz.
Bu nedenlerden dolayı, Turizm ve Orman bölgelerinde maden çıkartılması kabul edilemez. Bizler sürdürülebilir turizmden yanayız. Turizm ile doğal ve yaşanabilir bir çevre ayrılmaz bir bütündür. Madenler bizim zaten öz kaynağımızdır. Bugün değerliyse yarın da bu değerini muhafaza edecektir. Ama maden uğruna doğal çevreyi yok etiğimiz takdirde, ne öğünebileceğimiz doğal güzelliğimiz ve yaşanabilir bir çevre; ne de, ülkemizin döviz, bizlerin geçim kaynağı olan Turizm kalacaktır.
Bilindiği gibi sürdürülebilir turizm artık en başta çevreciliği ile anılmakta ve bu konuda özellikle yabancı operatörler hem sektörü teşvik etmekte hem de gerektiğinde yaptırımlar uygulamaktadır. Çevrecilik konusunda başarısız tesislerle ve gerekirse turizm bölgeleriyle anlaşmalarını gözden geçirebilmektedirler.
Maden konusu gündeme geldiğinden beri özellikle Marmaris’e en çok turist getiren İngiliz tur operatörü temsilcileri de konuyu yakından takip etmekte ve hatta gelişmeleri yakından ve şaşkınlıkla izlemektedirler.
Gelişmiş ülkeler, kendi topraklarında, vatandaşlarına sağlıklı ortamlar sağlamaya çalışırken, ülke dışında da sağlık ve güvenliklerinin sağlanması konusunda duyarlı davranmaktadırlar. Maden gibi direk veya dolaylı yollarla insan ve çevre sağlığına zararları her türlü bilimsel yollarla ispat edilen bir konunun Marmaris çevresinde uygulanması, maden etrafında tarım ve arıcılık ile geçim sağlayan bölge haricinde turizm için de bir katliam olduğu apaçık bir gerçektir.
Turizm bölgesi olduğu halde bizlerin de saygıyla kabul ettiği çevreci uygulamalardan dolayı bir tek ağacın bulunmadığı yerlerde turistik tesis yapımına izin vermeyen kanunların böyle bir çevre katliamına izin vermesi hatta teşvik etmesi hayret verici ve düşündürücüdür. Bölgemiz ve Marmaris’imiz turizmle var olmuştur ve varlığını turizmle sürdürme kararlılığındadır. Gelin doğal güzelliğimize, Marmaris’imize, Turizmimize, dolayısıyla bu yönüyle geleceğimize hep birlikte sahip çıkalım.” denildi. (AjansSevgi)








