Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
KREDİ KARTLARI YA GERÇEKTE ŞEFTALİYSE
KREDİ KARTLARI YA GERÇEKTE ŞEFTALİYSE

            Hayvanat bahçesinde bir kafeste iki maymundan biri  bakmış ki diğer maymun, kafese atılan yiyecekleri yemeden önce poposuna tutuyor .
“Kardeş ne yapıyorsun?”
diye sormuş.
Diğeri, ”
Geçen gün şeftali attılar,çekirdeğini çıkarana kadar ne çektim, bilir misin! Popomdan çıkmaya uygun mu diye ölçüp yutuyorum !..
            İnternette gözüme ilişen
bu fıkrayı okuduğumda çok güldüm ve bana, doğrudan sürekli kullandığımız kredi kartlarını hatırlattı…
………
            Hani alırken şevkle alırız ya, vermek için de ne diller dökerler, bin dereden su getirirler ya. İste o plastik paralar, ben onlara plastik paralar diyorum. Nedense
kredi kartlarını bize bedavadan verilmiş, süper bir hediye gibi hissederiz hep.
           
 Şöyle yüksek limitli bir kartla alış verişe çıkmak ne eğlencelidir(?).. Son model giysileri alırken zevkimize diyecek olmaz. Yeni bir cep telefonumuz, bilgisayarımız olsa fena mı olur yani? Teknolojinin sunduklarına hayır demek mümkün mü?... Yaz tatilerimiz, uçak biletlerimiz, oteller, restauratlar… Öde karttan gitsin!..

ALLAH BİZE BİZ KARTLARA !...
            Aklıma eski  yılbaşı kutlamalarımız geliyor. O zamanlar kediye, köpeğe kadar hediye almak yoktu öyle. Birbirimize verdiğimiz tek hediye yürek sevgimizdi, dışarıdaki soğuğa inat, sımsıcak evlerimiz de kutlardık. Şimdilerde her şey gibi  kutlamalar da sanki bir yarış halinde... Kim nerede, nasıl kutlayacak derken, bir yıl başını daha  kutladık gitti, tabii bir çoğumuzun  kredi kartları da iyice şişti!..  Hic sormaz mıyız kendimize bu değirmenin suyu nereden geliyor?  Elimiz de avucumuzda yokken öde gitsin kartla!..
            Çocukluğumda bakkal defterleri meşhurdu. Kara kaplı veresiye defteri derdik. Ay boyu deftere yazdırılırdı alış verişler. Ay başı geldiğinde öderken suratlar asılırdı, bazıları  ödeyemeyince bakkal hesabı kapatırdı... Büyükler bakkal veresiyeyi kesti, derlerdi... Çocukluk işte gülerdik... O zamanlar sadece para vardı cepler de ama az ama çok. Sonra çekler geldi. Vee derken kredi kartları.. Ve insanlar yoklukta maden bulmuş gibi saldırdı. Kartlar, bir anda bombardıman oldu yaşamlarda.
NELER OLMADI Kİ
            Evlilikler bitti, iflaslar birbirini kovaladı ve hatta intiharlar başladı... Düşünülmeden harcanılan plastik paralar, ödenilemeyince facialara dönüştü.. Bankalar borçlunun gırtlağına yapışınca, icralar evleri boşaltınca, insanlar şaşkın, çaresiz, ruh ve fiziksel sağlığını yitirir hale geldi... Kartına ödeme yapamayan gücü yetersiz kesim, borcunu başka kartlarla kapatmaya çalışıp kapatamayınca, tefecilere de gün doğdu. Borcu borçla kapatma ümidiyle gücü yetersiz halk, daha da büyük bir fakirliğe sürüklendi!..
            Düşünüyorum da
biz eskiden bakkalımızın veresiye defteriyle, mutluyduk yine de… Borçlanırdık ama böyle olmazdık hiç!..
Kredi kartlarının yeni ödeme koşulları malum can yakıyor. Asgari ödeme tutarları durmadan artarken, başlarda hiç sesi çıkmayan kimileri, herkes ayağını yorganına göre uzatsın diyor... Kimisi de acımasız ödeme koşullarına ve düzene isyan ediyor...
            Lüksüne kullananların yanı sıra,
günümüzde çok düşük asgari ücretle yaşam savaşı verenlerin yeri geldiğinde ekmeğini bile karta yazdırdığını, hastasına, öğrenci evladına mecburen kartını kullandığını da unutmayalım...
            Asıl kart mağdurları günümüzde %49 un ana çekirdeği olan, fakir zümre. Parası olan için kart sadece bir araç, olmayan için se yoklukta zoraki  sığındığı tek seçenek. Her ne kadar kızıyor sakta, halkın çoğunluğu bugün gerçekten bedava makarna ve kömüre muhtaç yaşamakta.
            Yeni yıla girer girmez meşhur zamlarımız da  hemen ortalığa dökülmeye başladı. Kaşıkla verilenler kepçeyle alınırken, “Gel de kredi kartı kullanma, diyesim var!..”
Bir ülkede insanların çoğu bir kaç kredi kartı kullanarak yaşamaya çalışıyorsa ve kredi kartı mağduru olmuşsa onları bu duruma düşürenler utansın!..
            Hele ki bir türlü büyütül - meyen asgari ücrete karşın, yapılan astronomik milletvekili maaş zammıyla,  aşağıdakiler ve yukarıdakileri oynamaya devam ediyorsak dikkat, bize yalnızca bizden fayda var!.. Bayram, yılbasi derken,
sevgililer günü yola çıktı bile aman harcamalara dikkat!
Barış ve huzurla nice yıllara…
                                         Nur NIEMELA / İdaho - USA

________________________________
Marmaris'ten dünyaya 
İŞ DÜNYASI REHBERİ
 ayrıntılar için lütfen linke tıklayınız.
http://www.marmarisbulten.com/Haberler/is_Dunyasi_Rehberi/

KREDİ KARTLARI YA GERÇEKTE ŞEFTALİYSE
tarih Tarih: 04.01.2012, 15:35 okunma Okunma: 2301
Yorumlar
Bir işadamının peşinde kart vermek için dolanan gördünüz mü asıl amaç parayı rahat harcasın biz onun herşeyini alalım dedikleri için dar gelirli onlar için biçilmiş kaftan iyi günler
Tarih: 04.01.2012 - 14:46 | Gönderen: necdet taşkın
çok güzel bir konuya değinmişsin canım.... ben şahsen kredi kartlarından muzdarip ve ceremesini çeken biri olarak yazdıklarına aynen katılıyor ve dikkat diyorum....
Tarih: 04.01.2012 - 14:49 | Gönderen: nihal buladanlı
Herseye ragmen biraz ayagimizi yorganimiza göre uzatirsak Nur hanimefendinin de söyledigi gibi.zira borclanma borclunun dostu olmaz..cok tesekkür ediyorum Nut hanima cok önemli birkonuya temas ettigi icin gercekten de bu pilastik paralar cana kiyiyor yuva yikiyor.
Tarih: 04.01.2012 - 15:10 | Gönderen: irfan karaca
Cok tesekkür ediyorum yazarimiza cunki bu kredi kartlarinin toplumda actigi yaralar kücümsenecek cinsten deyil. yok olan canlar yikilan yuvalar bankalarin umurunda bile deyil para kazanmaktan baska amaclari yok en azindan kapasiteye dikkat edebilirler diye düsünüyorum.
Tarih: 04.01.2012 - 15:40 | Gönderen: irfan karaca
Sevgili Nur hassas ve güncel bir konuya dikkat çekmen harika...
Yazılarını BEĞENİYLE TAKİP EDİYORUM
Bugünkü konunun ise çok ince bir duruşu var.
' Ayağını yorganına göre uzat ' diye boşuna söylememiş atalarımız galiba...
Gelirimiz oranında giderimiz olmak zorunluluğu ve sorumluluğunu milletçe yedisinden yetmişine şu son 25 yıldır unutmuş durumdayız.
Lüks yaşam özentisi bazı alışkanlıklarımızı üst sınırlarda değiştirse de ben birey olarak kredi kartına hiç sahip olmadım olamadım...sahip olmak arzusu içinde de hiç olmadım.Eşim yeterince mağdur oldu bu kartlar yüzünden...
Onunla birlikte ben ve çocuklarım da sıkıntısını uzun bir zaman dilimi süresince çektik...
Bu benim ruhsal bedensel sağlığımı bozdu ben hiç kullanmadığım elimin bile değmediği bir plastik kartın yarattığı sıkıntı yüzünden sekiz senedir ağır hipertansiyon hastasıyım. Halâ Kredi Kartı denilince tüylerim diken diken olur.Biz dürüst davranıp tüm borcumuzu ve hatamızın bedelini büyük maddi-manevi kayıplar vererek ödedik.
Rabbim tüm mağdurlara kolaylıklar nasip etsin .
Yazındaki güzel diksiyonunun için kutluyorum harika bir paylaşım olmuş ...kutlarım seni Sevgili Adaşım <3
Tarih: 04.01.2012 - 16:06 | Gönderen: nur saylan
Güzel konuya güzel yorum yapmayacagım konuyu ğüzel işlenmiş başarılarının devamını dilerim umarım kısa zamanda bir kitap yayınlamanı dilerim.NUR hanım.
Tarih: 04.01.2012 - 16:43 | Gönderen: ERCAN GÜMÜŞ
Super bir yorum, süper bir benzetme, ellerinize sağlık, ne yazıkki tüm yazdıklarınız doğru, hepimiz bu kart girdabının içindeyiz, ama zevkimizden değil aldığımız 815 tl lik emekli maaşının yetmemesi nedeniyle el attığımız kredi kartları başımızın belası oldu, sevgiler.....
Tarih: 04.01.2012 - 16:58 | Gönderen: belkıs hakan
Elinize sağlık Nur hanım. Toplumun kanayan bir yarasına esprili bir dille yaklaşmışsınız. Teşekkürler...
Tarih: 04.01.2012 - 17:21 | Gönderen: Hülya Sezgin
Pilastik şeftalilerin kokusu yok tadı yok, ya o bakkal amcanın sattığı şeytalileri hatırlayın bakkalın onünden geçerken bile kokusu burnunuza değer... Değişik renk renk şeftalilerin satıcıları pekde eğitimli: faydalarını bir çırpıda anlatır size. elinize bir tane tutuşturur güzelleiğine hayran kalırsınız içinizden istersem birtanedaha vrirmi dersiniz... nasıl olurrda pilastik şeftali evinizi seni yer bitirirde siz onu sadece... yalarsınız...
Tarih: 04.01.2012 - 17:48 | Gönderen: Korkmaz Şahin
kaleminize sağlıkk..çok güzel bir konu ve çok güzel bir anlatımm.....
Tarih: 04.01.2012 - 19:03 | Gönderen: ender ak
Sevgili Nur Hanım , çok güzel bir konuya değinmişsiniz,akıcı anlatım tarzı ve mizah anlayışınızla konuya renk getirmişsiniz, sizi tebrik ediyorum bu konuda yaptığım arştırmaya göre ;Kredi kartı borçları ve gelen icralar yuva yıkıyor. İcra dosyalarının yüzde 70'ini kredi kartı borcu icralarının oluşturduğu Denizli'de, Baro Başkanı Adil Demir bunun ailelerde yıkıma neden olduğunu ve boşanmaların büyük bölümünün kredi kartı borcu yüzünden olduğunu söyledi. ben fikir olarak kredi kartına karşı değilim ama bizler maalesef kredi kartı kullanmasını bilmeyen bu konuda bilinçlendirilmeyen bir toplumuz. sanki bizlere kredi kartı kolay, haricten gelen bir para olarak algılamamız var bu nedenle çok kolay herşeye luzumlu luzumsuz, krndi aylık gelirimiz bakmadan kullanan insanlarız...düşünebiliyormısunuz bence en büyük suçlu bankalar, kişilerin gelir beyanına bakmadan araştırmadan, bir kimlik fotokobisine yüklü limitli kredi kartları veriyorlar, daha sonra olanlar malum...Ne diyelim Allah bizlere akıl fikir versin......size bu konuya değindiğiniz için tekrar teşekkürler. çok konuşulması gereken bir konu...saygılar
Tarih: 04.01.2012 - 19:42 | Gönderen: isimsiz
kardeşim cok güzel bir yazı olmuş..aslında bu yazı cok kitlelerin okuması gereken bir konu..yinede bir cok kişiye ulaşır umarım...ben bir cok yakınımın halen kartlar yüzünden sıkıntı içinde olduğunu yakinen biliyorum..günümüzde zaten coğu işletmeciler bile orta esnafı söylüyorum..kartlar sayesinde ayaktalar..yani acı gercek bu..kartları artık nakit olarak görüyorlar..ayakta durmaya calışıyorlar..bırak capur cupur harcamayı..harcıyacak paramı kalmış askereyi ödemek için öbür ayı getirmek için borc para arıyorlar..bu tabi orta kesim için gecerli birde orta esnaf için diyerleri için önemli deyil..nerden geliyorsa geliyor .dediyin gibi eskiden bir yılbaşlarında ipin ucunu kacırırdık..oda cok içtiyimiz için..sabah kalktığımızda bukadar cok nerde harcadık parayı derdik:) nerde o eski günler hiç deyilse veresiye alacak bir ekmeyimiz vardı..şimdi süpermarkete gitde bana bir ekmek ver yaz diyemezsin.........saygılarımla..kardeşim
Tarih: 07.01.2012 - 12:05 | Gönderen: SERDAR AYDOĞAN
Öncelikle Toplumun Kanayan Yarasına Değindiği İçin Nur Kardeşim'i Kutluyorum.. Kalemine, Yüreğine Sağlık.. Ülkemiz, Hızla Büyüyen Bir Alışveriş Kültürüyle Tanıştı..Hiper Alışveriş Birimlerinin Çığ Gibi Açılımları, İnternetten Alışverişler,Yazık ki Kaldıramayacağı Vergi Yükü ve Veresiyesi Nedeniyle 'Bakkal'larımız Aynı Hızda Kapanmaktadırlar..Oysa Bakkal Kurumları Yaşatılması Gereken Bir Sosyal İhtiyaçtır..Sosyal Ekonomiyi, Düzeni Onlar Ayakta Tutarlar..Fakir Zümrenin Baş Yardımcılarıdırlar..Çoğu Bakkal,Terazisindeki Fazlalığı Geri Almazlar.. Küsuratları Almazlar..Versiyeye Rağmen Defterlerine Sonra Getirirsin Diye Güvenerek Yazmadığı Anlar da Olur..Bakkalda Satılan Malın Fiatı,O Mal Satılana Kadar Aynıdır..Büyük Marketlerde Bu Sözkonusu Değildir..Etiketler Günlük Değişir.. Raf Etiketiyle, Kasiyere Ödediğiniz Etiketlerde Fark Vardır..Ve, Kuruşuna Kadar Ödersiniz Yada Kartınızın Limitine Kadar..Büyük Marketlerden Bazen Eliboş Çıkabilirsiniz.. Ama Bakkaldan Asla..
Tam Kredi Kartı Almayı Düşündüğüm 2008 Yılında, Kredi Kartı Mağdurları İçin Tartışmalar Yaşanmış, Başbakan ;Çaycıya, Simitçiye Kredi Kartı Veriliyor Diye Benzetme Yapmış,Her Önüne Gelene Kart Verilmesin Demişti..Öyle ki İşlek Caddelerde Standlar Açılır, Kart Dağıtılırdı..
O Tartışmaların Yaşandığı Günlerde, Bir Banka Yetkilisinin,'Biz Zamanında Ödeme Yapanlardan Birşey Kazanmıyoruz.Aksine Ödemeyi Zamanında Yapmayan Yada Hiç Yapamayanlardan Para Kazanıyoruz' Sözünü Aklımdan Çıkaramıyorum..
Ve O Dönemde Kartla Tanıştım..Zamanlada Kartlarla..Ve Bankaları Kazandıranlar Kafilesine Katılanlardan Biriyim..Ancak Alışverişlerimi Öncelik Olarak Bakkaldan Yapmaya Çalışıyorum..
10 Yıl Önce %70 lerle Endekslenen Maaş Zamları,Şimdi %4lere İndirildi..Ve Vatandaş Bunun Bilincinde Değil..Yani Çekirdeğin 'Popo'sundan Nasıl Çıkartacağı Umurunda Değil.. Ama O Çekirdek, Kendi Poposundan Çıkıyor Sonuç Olarak..Son İstatistiklere Göre Halkımız Bankalara Günlük 177.5 Milyon T.L Borçlanmakta..
Bunun Anlamı Doğal Olarak Eleştirdiğimiz, Bedava Kömür Makarna Vesaireye Mahkum Olmaktır..
Sevgili Kardeşim'i Birkez Daha Toplumun Bu Kanayan Yarasına Değinmesinden Dolayı Kutluyorum..Kalemine Sağlık,,Yüreğine Sağlık Sevgili Nur..
Daha, Benzer Yazılarını Bekliyor Olacağız..!
Tarih: 05.01.2012 - 00:48 | Gönderen: Kemal.Istim
canım kardeşimçok güzel bir konuya değinmişsin evet pilastik parlar hep hoşumuza gidiyorama yanlış yapıyoruz kulanmasını bilmıyorsanalmayacaksınsanakimse zorla harca demiyorihtiyacın kadar harca herşeyin fazlası haram ondan sonra hesap veremiyoruz şuç kimde pilastiik parada değilkendimizdeonun için kimseyi suçlamayalım ayağpmppzı yorgana göre uzatalım sonra açıkta kalmayalım
Tarih: 07.01.2012 - 13:48 | Gönderen: i. sami geçit
Canım konusuyla, yazım şekliyle ve özellikle ironik yaklaşımıyla harika bir yazı. Kutlarım, ellerine sağlık...
Tarih: 07.01.2012 - 15:23 | Gönderen: Bige Aksoy
Yorumlar birer harika.Nur hanım'ın güncel konuya güzel bir üslupla değinmesi, günümüzün trajik konumunu gözler önüne sermektedir.Yazık ki, kredi kartı olup sorun yaşamayan yok gibi.Ben dahil.Ancak,yorumumu canı yanmış mağdur edesıyla yazmaktan öte, bazı gerçekleri dile getirmeyi hedefledim.Artık hemen hepimiz bir 'Apartman'hayatı içine girdik.Ne üst, kattakiyle, ne alt kattakiyle,ne yanıbaşımızdaki dairelerde oturanları tanımazlıktan geldiğimiz şu dönemde, maddi olarak en yakınımızla dahi maddi manevi duygulardan uzaklaş(tırıl)dık.Çünkü her fert, kendi geçim derine düşmüş durumdadır.
Ancak..! Kesin olan şu ki, 'Bakkal'larımız, halen bu sosyal yaranın dışında kalmaya devam etmektedirler.Onlar yine veresiyeci, Onlar yine güleryüzlüler.Tuhaf gelmesin.Çoğumuzu da tanırlar.Dükkanına girdiğinizde ...Bey, ...Hanım. hoşgeldiniz diye ismen hitapederler.Ve alışverişinizi sormadan hemen, bir ikramda bulunmak isterler.Bu dünde böyleydi, bugünde böyle.Ve kepeği indirecekleri son güne kadar da defterinde bir sürü alacaklı olduğu halde böyle kalacaklar.Şimdi artık onlarda da kart okuyucular olmasına karşın, veresiye olayını kaldırmazlar.Büyük alışveriş yerlerinde butür enstanteleri göremezsiniz.Paranız yada kartınızın limiti kadar,ama mutlaka fazladan alışverişle çıkarsınız..Yada, eliboş çıkarsınız.yada birkısmını geri bırakarak çıkarsınız.
Bankalar kart verirken mali durumunuzu,ipotek edebileceği mülk yada gelirinizi bilir.Ve şunu çok iyi bilir.Her müşteri,yolunacak 'Kaz'dır.Ve hemen her müşteri, bu trajikomik olayın kahramanıdır.Nur Hanım'ın dediği gibi,mesafemizi baştan ölçmeliyiz.Mümkünse 'Bakkal'larımızın ayakta kalmalarına öncelik tanımalıyız.Peşin yada kredi kartıyla, yada veresiye. Onlara vefa borcumuzu alışverişlerimizle gösterebilmeliyiz.
Hem kartları doğru şekilde kullanmış, aklıllı alışveriş yapmış olur, hem O zümreyi ayakta tutmuş oluruz...
Nur Hanım'ın Türkiye dışında yaşıyor olup toplumsal,güncel yaramıza değinmesi harikulade bir olaydır.Yürekten kutluyorum.Teşekkürler.Kalemine sağlık...
Tarih: 24.01.2012 - 00:03 | Gönderen: Ali Gülersönmez
Harika yorum hayatımızın gerçekleri kredi kartlarıyla yağptığımız yanılmalar güncel hayatımızdaki yaşantımızı nasılda etkiliyor Gerçekten NUR hanımı tebrik ediyorum mutsuz evlilkler aile içi şiidet yaşam koşulları paranın getirdiği olumsuluklar hep yüzden kötü sonuçlara sebep..Dilerim bu harika yazınız tüm insanlığa örnek olmuştur..Anlayabilene... Sevgiye umuda,güzelliklere yüreyibilmek dileği ile sonsuz sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum.Sevgili Nur emeğine sağlık canım gönül güneşin hiç solmasın SEVGİLERLE TATLM ♥
Tarih: 08.02.2012 - 12:08 | Gönderen: Reyhan Can
yorumlarınız teşkisiniz çok dogru nur hanım bugün evlerin yuvaların yıkılması hatta ve hatta intaarların çogalması bilinçsizce yapılan harcamalarının genellik le hiç ödenmiyecekmiş gibi yapılan harcamalardan kaynaklanan bir durum halina geldi,insanlarımızın çogu asgari ücret ile geçinmeye çalişırken çeplerindeki kredi kartlarının liitsiz olması,insanları bu durumlara düşürüyor,bunda yanlış politakanın çok büyük etkisi var ve buna bir an önce çözüm getirilmesi şart,bu konuyu ele aldıgınız için sizi canı gönülden kutluyorum tşk ederim nur hanım
Tarih: 27.03.2012 - 17:47 | Gönderen: Burhan Kurt
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales