YUNUS POLİS EKİPLERİ GÖREVE H...
YOKSA HEDEF 2070' LER Mİ?
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
ANNELER EĞİTİM İÇİN ÇALIŞTILA...
BUSE ÇIKTI DOKUZA İNMEZ SEKİZ...
MARMARİS İSKELESİ ŞENLENDİ
MARMARİS 2010’U SABIRSI...
ANADOLU'NUN ÖZEL ÇOCUKLARI AC...
MARMARİS İŞ DÜNYASI ve KAMU K...
EFELİKLERİNİ İLK DÜĞÜNLERİNDE...
TEKİRDAĞ’LILARA MARMARİ...
MARMARİS BASINI SANSÜR VE BAY...
YANLIŞ HESAP BU KEZ KADIKÖY...
ETEM ÇALIŞKAN O BİR ATATÜRK S...
ZOR OYUNU BOZDU BJK’NİN...
MARMARİS 90.YILDA DA SAVAŞTAN...
MARMARİS TARSUS ADANA VE TÜRK...
MARMARİS GİAD YENİ BAŞKANI ÇO...
MARMARİS BALEVİ MART 2012...
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
Hayvanat bahçesinde bir kafeste iki maymundan biri bakmış ki diğer maymun, kafese atılan yiyecekleri yemeden önce poposuna tutuyor .
“Kardeş ne yapıyorsun?” diye sormuş.
Diğeri, ”Geçen gün şeftali attılar,çekirdeğini çıkarana kadar ne çektim, bilir misin! Popomdan çıkmaya uygun mu diye ölçüp yutuyorum !..
İnternette gözüme ilişen bu fıkrayı okuduğumda çok güldüm ve bana, doğrudan sürekli kullandığımız kredi kartlarını hatırlattı…
………
Hani alırken şevkle alırız ya, vermek için de ne diller dökerler, bin dereden su getirirler ya. İste o plastik paralar, ben onlara plastik paralar diyorum. Nedense kredi kartlarını bize bedavadan verilmiş, süper bir hediye gibi hissederiz hep.
Şöyle yüksek limitli bir kartla alış verişe çıkmak ne eğlencelidir(?).. Son model giysileri alırken zevkimize diyecek olmaz. Yeni bir cep telefonumuz, bilgisayarımız olsa fena mı olur yani? Teknolojinin sunduklarına hayır demek mümkün mü?... Yaz tatilerimiz, uçak biletlerimiz, oteller, restauratlar… Öde karttan gitsin!..
ALLAH BİZE BİZ KARTLARA !...
Aklıma eski yılbaşı kutlamalarımız geliyor. O zamanlar kediye, köpeğe kadar hediye almak yoktu öyle. Birbirimize verdiğimiz tek hediye yürek sevgimizdi, dışarıdaki soğuğa inat, sımsıcak evlerimiz de kutlardık. Şimdilerde her şey gibi kutlamalar da sanki bir yarış halinde... Kim nerede, nasıl kutlayacak derken, bir yıl başını daha kutladık gitti, tabii bir çoğumuzun kredi kartları da iyice şişti!.. Hic sormaz mıyız kendimize bu değirmenin suyu nereden geliyor? Elimiz de avucumuzda yokken öde gitsin kartla!..
Çocukluğumda bakkal defterleri meşhurdu. Kara kaplı veresiye defteri derdik. Ay boyu deftere yazdırılırdı alış verişler. Ay başı geldiğinde öderken suratlar asılırdı, bazıları ödeyemeyince bakkal hesabı kapatırdı... Büyükler bakkal veresiyeyi kesti, derlerdi... Çocukluk işte gülerdik... O zamanlar sadece para vardı cepler de ama az ama çok. Sonra çekler geldi. Vee derken kredi kartları.. Ve insanlar yoklukta maden bulmuş gibi saldırdı. Kartlar, bir anda bombardıman oldu yaşamlarda.
NELER OLMADI Kİ
Evlilikler bitti, iflaslar birbirini kovaladı ve hatta intiharlar başladı... Düşünülmeden harcanılan plastik paralar, ödenilemeyince facialara dönüştü.. Bankalar borçlunun gırtlağına yapışınca, icralar evleri boşaltınca, insanlar şaşkın, çaresiz, ruh ve fiziksel sağlığını yitirir hale geldi... Kartına ödeme yapamayan gücü yetersiz kesim, borcunu başka kartlarla kapatmaya çalışıp kapatamayınca, tefecilere de gün doğdu. Borcu borçla kapatma ümidiyle gücü yetersiz halk, daha da büyük bir fakirliğe sürüklendi!..
Düşünüyorum da biz eskiden bakkalımızın veresiye defteriyle, mutluyduk yine de… Borçlanırdık ama böyle olmazdık hiç!..
Kredi kartlarının yeni ödeme koşulları malum can yakıyor. Asgari ödeme tutarları durmadan artarken, başlarda hiç sesi çıkmayan kimileri, herkes ayağını yorganına göre uzatsın diyor... Kimisi de acımasız ödeme koşullarına ve düzene isyan ediyor...
Lüksüne kullananların yanı sıra, günümüzde çok düşük asgari ücretle yaşam savaşı verenlerin yeri geldiğinde ekmeğini bile karta yazdırdığını, hastasına, öğrenci evladına mecburen kartını kullandığını da unutmayalım...
Asıl kart mağdurları günümüzde %49 un ana çekirdeği olan, fakir zümre. Parası olan için kart sadece bir araç, olmayan için se yoklukta zoraki sığındığı tek seçenek. Her ne kadar kızıyor sakta, halkın çoğunluğu bugün gerçekten bedava makarna ve kömüre muhtaç yaşamakta.
Yeni yıla girer girmez meşhur zamlarımız da hemen ortalığa dökülmeye başladı. Kaşıkla verilenler kepçeyle alınırken, “Gel de kredi kartı kullanma, diyesim var!..” Bir ülkede insanların çoğu bir kaç kredi kartı kullanarak yaşamaya çalışıyorsa ve kredi kartı mağduru olmuşsa onları bu duruma düşürenler utansın!..
Hele ki bir türlü büyütül - meyen asgari ücrete karşın, yapılan astronomik milletvekili maaş zammıyla, aşağıdakiler ve yukarıdakileri oynamaya devam ediyorsak dikkat, bize yalnızca bizden fayda var!.. Bayram, yılbasi derken, sevgililer günü yola çıktı bile aman harcamalara dikkat!
Barış ve huzurla nice yıllara…
Nur NIEMELA / İdaho - USA
________________________________
Marmaris'ten dünyaya İŞ DÜNYASI REHBERİ
ayrıntılar için lütfen linke tıklayınız.
http://www.marmarisbulten.com/Haberler/is_Dunyasi_Rehberi/

Tarih: 04.01.2012 - 14:46 | Gönderen: necdet taşkın
Tarih: 04.01.2012 - 14:49 | Gönderen: nihal buladanlı
Tarih: 04.01.2012 - 15:10 | Gönderen: irfan karaca
Tarih: 04.01.2012 - 15:40 | Gönderen: irfan karaca
Yazılarını BEĞENİYLE TAKİP EDİYORUM
Bugünkü konunun ise çok ince bir duruşu var.
' Ayağını yorganına göre uzat ' diye boşuna söylememiş atalarımız galiba...
Gelirimiz oranında giderimiz olmak zorunluluğu ve sorumluluğunu milletçe yedisinden yetmişine şu son 25 yıldır unutmuş durumdayız.
Lüks yaşam özentisi bazı alışkanlıklarımızı üst sınırlarda değiştirse de ben birey olarak kredi kartına hiç sahip olmadım olamadım...sahip olmak arzusu içinde de hiç olmadım.Eşim yeterince mağdur oldu bu kartlar yüzünden...
Onunla birlikte ben ve çocuklarım da sıkıntısını uzun bir zaman dilimi süresince çektik...
Bu benim ruhsal bedensel sağlığımı bozdu ben hiç kullanmadığım elimin bile değmediği bir plastik kartın yarattığı sıkıntı yüzünden sekiz senedir ağır hipertansiyon hastasıyım. Halâ Kredi Kartı denilince tüylerim diken diken olur.Biz dürüst davranıp tüm borcumuzu ve hatamızın bedelini büyük maddi-manevi kayıplar vererek ödedik.
Rabbim tüm mağdurlara kolaylıklar nasip etsin .
Yazındaki güzel diksiyonunun için kutluyorum harika bir paylaşım olmuş ...kutlarım seni Sevgili Adaşım <3
Tarih: 04.01.2012 - 16:06 | Gönderen: nur saylan
Tarih: 04.01.2012 - 16:43 | Gönderen: ERCAN GÜMÜŞ
Tarih: 04.01.2012 - 16:58 | Gönderen: belkıs hakan
Tarih: 04.01.2012 - 17:21 | Gönderen: Hülya Sezgin
Tarih: 04.01.2012 - 17:48 | Gönderen: Korkmaz Şahin
Tarih: 04.01.2012 - 19:03 | Gönderen: ender ak
Tarih: 04.01.2012 - 19:42 | Gönderen: isimsiz
Tarih: 07.01.2012 - 12:05 | Gönderen: SERDAR AYDOĞAN
Tam Kredi Kartı Almayı Düşündüğüm 2008 Yılında, Kredi Kartı Mağdurları İçin Tartışmalar Yaşanmış, Başbakan ;Çaycıya, Simitçiye Kredi Kartı Veriliyor Diye Benzetme Yapmış,Her Önüne Gelene Kart Verilmesin Demişti..Öyle ki İşlek Caddelerde Standlar Açılır, Kart Dağıtılırdı..
O Tartışmaların Yaşandığı Günlerde, Bir Banka Yetkilisinin,'Biz Zamanında Ödeme Yapanlardan Birşey Kazanmıyoruz.Aksine Ödemeyi Zamanında Yapmayan Yada Hiç Yapamayanlardan Para Kazanıyoruz' Sözünü Aklımdan Çıkaramıyorum..
Ve O Dönemde Kartla Tanıştım..Zamanlada Kartlarla..Ve Bankaları Kazandıranlar Kafilesine Katılanlardan Biriyim..Ancak Alışverişlerimi Öncelik Olarak Bakkaldan Yapmaya Çalışıyorum..
10 Yıl Önce %70 lerle Endekslenen Maaş Zamları,Şimdi %4lere İndirildi..Ve Vatandaş Bunun Bilincinde Değil..Yani Çekirdeğin 'Popo'sundan Nasıl Çıkartacağı Umurunda Değil.. Ama O Çekirdek, Kendi Poposundan Çıkıyor Sonuç Olarak..Son İstatistiklere Göre Halkımız Bankalara Günlük 177.5 Milyon T.L Borçlanmakta..
Bunun Anlamı Doğal Olarak Eleştirdiğimiz, Bedava Kömür Makarna Vesaireye Mahkum Olmaktır..
Sevgili Kardeşim'i Birkez Daha Toplumun Bu Kanayan Yarasına Değinmesinden Dolayı Kutluyorum..Kalemine Sağlık,,Yüreğine Sağlık Sevgili Nur..
Daha, Benzer Yazılarını Bekliyor Olacağız..!
Tarih: 05.01.2012 - 00:48 | Gönderen: Kemal.Istim
Tarih: 07.01.2012 - 13:48 | Gönderen: i. sami geçit
Tarih: 07.01.2012 - 15:23 | Gönderen: Bige Aksoy
Ancak..! Kesin olan şu ki, 'Bakkal'larımız, halen bu sosyal yaranın dışında kalmaya devam etmektedirler.Onlar yine veresiyeci, Onlar yine güleryüzlüler.Tuhaf gelmesin.Çoğumuzu da tanırlar.Dükkanına girdiğinizde ...Bey, ...Hanım. hoşgeldiniz diye ismen hitapederler.Ve alışverişinizi sormadan hemen, bir ikramda bulunmak isterler.Bu dünde böyleydi, bugünde böyle.Ve kepeği indirecekleri son güne kadar da defterinde bir sürü alacaklı olduğu halde böyle kalacaklar.Şimdi artık onlarda da kart okuyucular olmasına karşın, veresiye olayını kaldırmazlar.Büyük alışveriş yerlerinde butür enstanteleri göremezsiniz.Paranız yada kartınızın limiti kadar,ama mutlaka fazladan alışverişle çıkarsınız..Yada, eliboş çıkarsınız.yada birkısmını geri bırakarak çıkarsınız.
Bankalar kart verirken mali durumunuzu,ipotek edebileceği mülk yada gelirinizi bilir.Ve şunu çok iyi bilir.Her müşteri,yolunacak 'Kaz'dır.Ve hemen her müşteri, bu trajikomik olayın kahramanıdır.Nur Hanım'ın dediği gibi,mesafemizi baştan ölçmeliyiz.Mümkünse 'Bakkal'larımızın ayakta kalmalarına öncelik tanımalıyız.Peşin yada kredi kartıyla, yada veresiye. Onlara vefa borcumuzu alışverişlerimizle gösterebilmeliyiz.
Hem kartları doğru şekilde kullanmış, aklıllı alışveriş yapmış olur, hem O zümreyi ayakta tutmuş oluruz...
Nur Hanım'ın Türkiye dışında yaşıyor olup toplumsal,güncel yaramıza değinmesi harikulade bir olaydır.Yürekten kutluyorum.Teşekkürler.Kalemine sağlık...
Tarih: 24.01.2012 - 00:03 | Gönderen: Ali Gülersönmez
Tarih: 08.02.2012 - 12:08 | Gönderen: Reyhan Can
Tarih: 27.03.2012 - 17:47 | Gönderen: Burhan Kurt









