Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
KÖY ENSTİTÜLERİNE YENİDEN İHTİYACIMIZ VAR
KÖY ENSTİTÜLERİNE YENİDEN İHTİYACIMIZ VAR

                     Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940 yılında kuruldu. Bu bir devrimdi. Cumhuriyet devrimi, tüm devrimler gibi, eğitime ve öğretmene büyük bir öz görev yüklüyordu.  Bu devrimin düşünürü ve hazırlayıcısı Atatürk’tür.
                        
Atatürk Kurtuluş savaşı yıllarında; eğitimin ulusal, bilimsel ve işlevsel açıdan yepyeni niteliklere sahip olması gerektiğini vurgulamıştır.
                       
Atatürk TBMM‘de 01 Mart 1922 tarihinde yaptığı konuşmada ; “Bu yurdun gerçek sahibi, toplumumuzun büyük çoğunluğunu oluşturan köylüdür. İşte bu köylüdür ki bu güne kadar bilgi ışığından yoksun bırakılmıştır. Bundan ötürü bir yandan bilgisizliği gidermeye çalışırken, öte yandan da, yurt çocuklarını toplumsal ve ekonomik alanlarda etkin ve üretken kılmak için gerekli olan bilgileri uygulatarak öğretme yaklaşımı, ulusal eğitimimizin temelini oluşturmalıdır” demiştir.
                      
Köy Enstitülerinin kuruluşunun üstünden tam 71 yıl, kapatılışının üzerinden de 57 yıl geçti. Köy Enstitülerini kuran başta Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç, Ferit Oğuz Bayır, Rauf İnan hala unutulmuyor. Orada uygulanan eğitim unutulmuyor.
                      
Bu gün uygulanan ezberci, hantal ve yenilenmeye, değişime kapalı, katılım anlayışı olmayan, tepedenci, sınav merkezli, üretken olmayan bir zihniyetle yapılan bir eğitim bizlere ne verebilir?..
                  
Oysa Köy Enstitüleri gerçek eğitim yuvalarıydı. Hasan Ali Yücel’in dediği gibi “ Köy Enstitüleri ilkesi, bu pratik ilke tamamen bizimdir. Taklit değildir. Türkçe buluştur. Benzersizdir. Çünkü İlhamını millet sevgisinden almıştır. Pedagoji kitapları yazmaz, klasik pedagoji bilmez, bilmezler. Çünkü bir eğitim kuramı değil, Ulusal bir kalkınmanın temel ilkesi ve onun gerçekleşmesi, hayata geçmesi atılımıdır.
                
Köy Enstitüleri, eşitlikçi, laik, parasız, bilimsel, yerel ve evrensel, insan- sanat-demokrasi merkezli, bilgiyi iş haline getirip uygulamak için proğramlarda esneklik, yöreye çevreye, çocuğa görelilik bir eğitim içerirdi.  Köy Enstitülerinde projeler, bir değişim ve dönüşüm projesiydi. İşlevseldi. Doğa ile bilimin, sanat ile kültürün eğitim süreçlerinde yaşama geçtiği bir özgün kazanımdı.
                
Köy Enstitülerinde eğitim; insan olma, yurttaş olma, kendi olma süreciydi. Yaşadığı toplumun ve insanlığın evrensel zenginlikleriyle tanışma ve korkuları yenme süreciydi. Bir özgürleşme süreciydi. Köy Enstitüleri Cumhuriyetin, Anadolu çıkartmasının adıdır. Köy çocuklarının korkuları yenmesinin destanıdır.
                  
Hasan Ali Yücel bu eğitim seferberliği için şöyle demiştir. “ Türk Vatanının dağlarında, bayırlarında ve kırlarında, hatta en ücra yerlerinde kendi kendine açıp solan çiçek bırakmayacağız.” Fakir Baykurt‘ da, “Ben Bileşik kapları Tınas Dağı’ndan Gönen Köy Enstitüsüne su getirdiğimde öğrendim” demiş ve o dönemde eğitimin önemini vurgulamıştır. Eğitimde gaflet içinde olanlar artık yeniden Köy Enstitülerini başlatmak durumundadırlar.
                    Tüm Eğitim Gönüllülerine, Hükümet yetkililerine ve özellikle Milli Eğitim Bakanına bu duygularla sesleniyorum. Bu ülke hepimizin, bu çocuklar, bu gençler hepimizin yarın çok geç olabilir.

                                  Halil İbrahim ELDEMİR                                    
                                          Atatürkçü Düşünce Derneği
                                       
                               Marmaris Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi

KÖY ENSTİTÜLERİNE YENİDEN İHTİYACIMIZ VAR
tarih Tarih: 16.04.2011, 22:25 okunma Okunma: 2921
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales