Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
Düşleyebilmek...
Düşleyebilmek...

                “Bu dünya ile işin bittiğinde yani hemen onun sonrası, pamuk ile vücut ilişkisinin ardından kendini kapkara bir uçurumda bulursun. Ya üstündeki ince köprüden geçecek, ya da ayağın kayacak düşeceksindir...” diye başlar hikaye.

Ondan sonrasını bilen yoktur.

Hikayeyi tamamlamak için mutlaka ölmen gerekir.

İki bilinmeyenli problemler olur ya, ondan da zordur bu.

Bilineni yoktur.

Sözüm, 2010’a kadar gelip 2011’i düşleyemeyenlere. 

Her şey demokrasi ile başladı aslında.

Demokrasi fakiri Türkiye 2000’lerden sonra kayıp parçayı aramaya koyuldu.

‘Çakması’ 2002’de şans eseri bulundu.

Aradan geçen 8 yılda demokrasi arayışçısı Türkiye askeri yıpratırken, önemli belgeleri televizyonlardan görebilir oldu. Genelkurmay’ın dediği gibi K. Irak değil, askeriye BBG evine döndü.

Tüm bu şeffaflığa rağmen dokunulmazlık nedeniyle milletvekillerini yargılayamadı Türkiye.

Kevgire döndürdü ülkeyi 8 yıl.

Her şeyi konuşacağız, tartışacağız derken, Mustafa Kemal’i, kazanımlarını tartışanlar çıkardık aramızdan.

Kimi zaman Atatürk büstü olmayan okullar görürken, kimi zaman din kültüründen sınıf birincisi, tarih kültüründen sınıf tekrarlayan canına okunmuş beyinlere denk geldik 8 yılda.

O, okullarda unutturuldu önce.

Sonra gerçek hayattan sıyırıp attılar.

Yargı elbet el atar dedik.

El attığında kalanı da aldı bizden.

Tam asker diyecekken bulaşıkçı suikastçi, aşçı gözcü, marangoz katil, elektrikçi işkenceci çıktı.

Ondan da eser kalmadı.  

80’lerin çocukları iyi tanır Ata’sını.

Fikirlerini irdelemiş, Cumhuriyetini sahiplenmiştir.

Öğretmen olmuşlar, miniklere aşılamaya başlamışlardır.

90’ların çocukları da Ata’sını iyi bilir.

Şimdi birçoğu öğretmen adayı.

Onlar da anlatacak öğrencilerine.

2000’lerinki pek bilmez Ata’sını, malum sebepten.

Ya öğretmen olursa diye korkar 80’liler 90’lılar.

Özetle;

Birçoğumuz kullanılmayan bir valize kaldırsak da Atatürkçülüğü...

Doğru yoldan çoktan sapmış olsak da,

Son günlerde yaşananlara üzülerek değil de gülerek baksak da,

Cumhuriyetçiliği bırakıp ümmetçi, sakallı, cübbeli, sarıklı olsak da,

Artık durup düşünme vaktidir.

2000’lerin çocukları 2020’lerde öğreten olmadan önce yeterli zamana sahiptir şalteri indirilmiş Atatürkçüler.

Sonu bilinmeyen hikaye anlatılmadan önce, popomuza yakıştırılan pamuk iade edilmelidir.

Şalter kaldırılmalıdır.

İnsanlar yeniden düşleyebilmelidir.

 

Düşleyebilmek...
tarih Tarih: 08.01.2010, 02:07 okunma Okunma: 1672
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales