YUNUS POLİS EKİPLERİ GÖREVE H...
YOKSA HEDEF 2070' LER Mİ?
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
ANNELER EĞİTİM İÇİN ÇALIŞTILA...
BUSE ÇIKTI DOKUZA İNMEZ SEKİZ...
MARMARİS İSKELESİ ŞENLENDİ
MARMARİS 2010’U SABIRSI...
ANADOLU'NUN ÖZEL ÇOCUKLARI AC...
MARMARİS İŞ DÜNYASI ve KAMU K...
EFELİKLERİNİ İLK DÜĞÜNLERİNDE...
TEKİRDAĞ’LILARA MARMARİ...
MARMARİS BASINI SANSÜR VE BAY...
YANLIŞ HESAP BU KEZ KADIKÖY...
ETEM ÇALIŞKAN O BİR ATATÜRK S...
ZOR OYUNU BOZDU BJK’NİN...
MARMARİS 90.YILDA DA SAVAŞTAN...
MARMARİS TARSUS ADANA VE TÜRK...
MARMARİS GİAD YENİ BAŞKANI ÇO...
MARMARİS BALEVİ MART 2012...
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
Uluslar arası Kadına Karşı Şiddete Hayır Günü; 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti’nde, askeri diktatörlüğe karşı mücadele ederken tecavüz edilip öldürülen üç kız kardeş olan Mirabel kardeşlerin öldürüldüğü günün anısına, Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından 1999 yılında kabul edildi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Marmaris İlçe Kadın Kolları’nın bugün (25 Kasım 2010) yaptığı basın açıklamasında;” Uluslar arası Kadına Karşı Şiddete Hayır Günü; dünyanın her yerinde kadına yönelik şiddetin en yaygın, en sıradan insan hakları ihlali olarak yaşanmakta olduğuna dikkat çekmek için var. 1960 yılında dominik cumhuriyetinden askeri diktatörlüğe karşı mücadele ederken tecavüz edilip öldürülen üç kız kardeşin, mirabel kardeşlerin öldürüldüğü günün anısına 1999 da Birleşmiş Milletler’de kabul edildi.
25 Kasım, sadece kadınlara değil, hepimize kadınların şiddetten ölmemesi, şiddete uğramadan yaşamaları için ciddi bir mücadele vermek gerektiğini, şiddetten uzak bir dünya yaratmanın hepimizin görevi olduğunu hatırlatıyor. Bütün dünyada ve Türkiye’de kadınlar kadın oldukları için şiddete uğruyorlar. Kız bebek olduğu için doğmasına izin verilmemekten, yaşlılıkta yaşadıklarına kadar yaşamın her döneminde kadınların hayatlarının bir gerçeği şiddet.
Ne yaş, ne medeni hal ne eğitim durumu, ne gelir düzeyi… Her yaştan her durumdan kadın her hangi bir zamanda evinde, sokakta, iş yerinde bulunduğu her hangi bir yerde şiddete, taciz ve tecavüze uğrayabilir. Yoksulluk, kıtlık, savaş gibi hallerde kadınları şiddete karşı daha bir korumasız hale getiriyor.
Kadına yönelik şiddet oldukça, aile içi şiddet devam ettikçe ne ailemiz sağlıklı ve demokratik olabilecek ne toplumumuzda demokrasi geri dönülmez şekilde yerleşik hale gelecek. Şiddete uğrayan kadınlardan ve bu şiddete tanık olan çocuklardan başlayarak herkese bütün toplumu etkileyen kadına yönelik şiddetin varlığını sürdürmesi Türkiye’nin ayıbıdır. CHP olarak, iktidarda ve muhalefette ülkemizin başta Mustafa Kemal olmak üzere kurucularının arzu ettiği aydınlık ve mutlu insanlar ülkesini oluşturmak için çalışıyoruz, çalışacağız.
Kadın kolları olarak bu çabanın içindeyiz. Kadına yönelik şiddetin olmadığı bir dünya arzumuz, hedefimiz bu nedenle bugün bu saatte bütün Türkiye’de CHP kadın kolları olarak iktidarda ve muhalefette, kadına yönelik şiddetin sona ermesi için sürekli bir çaba içinde olduğumuzu ve olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Bugün burada söz veriyoruz. Gül Dünya Yasası’nı çıkartmak iktidarımızın ilk icraatlarından biri olacaktır. AKP’nin yapamadığını yaparak, namus cinayetlerinin en ağır şekilde cezalandırılması için Türk ceza kanununda, gerekli düzenlemeyi yapacağız. Namus cinayetlerine namus adı altında kadınların öldürülmesine, sakat bırakılmasına karşı kararlı bir mücadele içinde olacağız. Genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’ndan aramıza bu sabah katılan en yeni üyemize kadar hepimiz kadın ve erkek eşitliğine inanıyoruz. Demokratik kalkınmış modern bir ülke kadın erkek eşitliği olmadan gerçekleşemez. Kadına yönelik şiddette ancak demokratik bir ülkede sona erebilir.
Bizim iktidarımız eşitlik yolunda değişim için ikirciksiz bir yol açacaktır. Kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesinin öngördüğü tüm alanlarda hızlı adımlar atmak için geçici özel önlemler alacak, kadına karşı şiddeti sona erdirmek amaçlı ülke eylem planımızı her şeyden önce eşitlik anlayışına dayandıracağız. Kadına yönelik şiddetle mücadelenin gerektirdiği ve kadınların ihtiyaçlarını esas alan her türlü çalışma ve hizmeti geliştirecek, bu amaçla merkezi ve yerel yönetimlerde gerekli bütçe ödeneklerini ayıracağız. Kadın ve çocukların yarar ve ihtiyaçlarına odaklanan danışma merkezleri ve kadın sığınma evleri başta olmak üzere sosyal yardım ve hizmetleri, yargı uygulamalarını polis - jandarma hizmetlerini, sağlık ve rehabilitasyon hizmetlerini, eğitim ve istihdam hizmetlerini şiddetin sona ermesi hedefine uygun çalışmalarla güçlendireceğiz.
Gençlere özel bir önem verecek ama tüm toplumda eşitlik bilgisi ve inancının yaygınlaşmasına ve yerleşmesine yönelik çalışmalar yapacağız. Şiddeti önlemek ve mağdurların ve hatta saldırganların güçlüklerini aşmalarına katkıda bulunacak yeni hizmetler oluşturmakta atılımcı olacağız. Bütün bu alanlarda kadın hareketinin oluşturduğu deneyime dayalı bilgiden yararlanmaya önem ve değer vermeyi ihmal etmeyeceğiz.” denildi. (AjansSevgi / Marmaris)










