Marmaris Bülten
MARMARİSTE DATÇA'DA AKYAKA'DA DALYAN'DA NEREYE GİDİLİR NEREDE KALINIR
Your Voice Your Newspaper... From Marmaris to The World
BEDELLİ ANASI
BEDELLİ ANASI

              Ücreti, tarihi, yaş sınırı, kaç kişinin faydalanacağı, taksit imkanı, kredi seçenekleri henüz belli olmasa da net bildiğimiz, bedelli askerlik son 5 yılda tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar itibarsızlaştırılan TSK'nın bünyesinde yapılacak.
             
Ergenekon, Balyoz, hatta ve hatta Odatv gibi davalarla içi boşaltılan askerlik kavramı, Taraf manşetleri ile vatandaşın kafasında bugünkü yerini aldı;
           
Ya, asker o kadar da masum değil.”
           
Türkiye'nin PKK ile savaşında kuşkusuz en önemli silahı olan TSK'nın da bu itibarsızlaştırılmada payı büyük.
            
Çevresinde TSK ile ilgili olup bitenleri doğrulama gereği duyan vatandaş, komutanlardan beklediği “Külliyen yalan” cevabını alamayınca, daha doğrusu olaylarda gerçeklik payı da mevcut olunca TSK, Cumhurbaşkanı ve Başbakan ardından gelen protokoldeki yerini aralarında Diyanet İşleri'nin de bulunduğu düşük sinyalli kurumlara bıraktı.
            
Aslında önemli olan vatandaşın gönlündeki protokoldü.
            
Gönüllerin sırça köşkünde yaşayan, ulaşılamayan, erişilemeyen, itibar bankası, kutsal, eşsiz asker, komutanları sessiz kalınca vicdanları itelemeye başladı.
              
İşte bu sessizlik, askerin sırça köşkünü yerle bir etti.
              
Askeri düşünce suçundan içeriye tıkan Ergenekon ve Balyoz davalarının yapamadığı yaptı Taraf manşetleri. Vicdanları rahatsız etti. Görev şehitleri, işkence, el bombalı ölümler, kendi mayınına basma gibi haberler inkar edilmeyince ana vicdanı girdi devreye.
              
Bülent Ersoy'un ve bedelli analarının en azından büyük bir bölümünün düşüncesidir bu.
             
Yıllarca özenle, dikkatle, sevecenlikle büyüttüğü, yetiştirdiği oğlunu ne olduğu belirsiz bir savaşa, hükümetlerin “siyasi kavgalarına!...” bazı sadist komutanların ölümcül emirlerine kurban vermek istemeyen anaların kaçış yoludur aslında bedelli.
              
Poşetin de poşetidir, asker bile değildir, emir almaz, nöbet tutmaz ama 28 gün sonra sapasağlam döner evine.
           
Bir çoğumuz olaya parası olan yaşar olmayan ölür gözüyle baksak da olay aslında şudur;
                
Her ana çocuğunun vatanın kurtulmasında görev almasını ister, ülkesinin işgaline, ezilmesine, yok edilmesine izin vermez. Yüzlerce yıldır silahını elinden bırakmamış bu millette her ana çocuğunun silah tutmayı, selam vermeyi, içtimaya girmeyi bilmesini ister. Her ana için asker ocağı kutsaldır. Her ananın oğlu karavana yemelidir, ranza, koğuş paylaşmalı, postal giymelidir. Her ananın zihninde asker olmak er olmak demektir. Er, her ananın zihninde erkekliğe tam adımdır. Kısaca her ananın oğlu asker olmalıdır.
                  
Fakat ölmemelidir.
              
28 gün de olsa 15 ay da, 10 yıl da olsa gidip geri gelmelidir.
                   
Bu yüzdendir ki, bir ananın vicdanı, siyasete, sadist komutana, ne olduğu belirsiz terör oyunlarına değil ancak şerefli bir mağlubiyete izin verir.
             
Şerefli bir muğlubiyet yani gerçek bir ölüm ise bugünkü koşullarda sadece bir hikayedir.
                                               Deniz Kezer
                                    Yenigün Gazetesi Yazarı
 ---------------------------------------------------------------------
 
Marmaris'ten dünyaya İŞ DÜNYASI REHBERİ 
 ayrıntılar için lütfen linke tıklayınız.
http://www.marmarisbulten.com/Haberler/is_Dunyasi_Rehberi/

BEDELLİ ANASI
tarih Tarih: 24.11.2011, 02:45 okunma Okunma: 1609
Yorumla
Ad Soyad
E-Posta (yayınlanmayacaktır)
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
  
2010 ales