YUNUS POLİS EKİPLERİ GÖREVE H...
YOKSA HEDEF 2070' LER Mİ?
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
ANNELER EĞİTİM İÇİN ÇALIŞTILA...
BUSE ÇIKTI DOKUZA İNMEZ SEKİZ...
MARMARİS İSKELESİ ŞENLENDİ
MARMARİS 2010’U SABIRSI...
ANADOLU'NUN ÖZEL ÇOCUKLARI AC...
MARMARİS İŞ DÜNYASI ve KAMU K...
EFELİKLERİNİ İLK DÜĞÜNLERİNDE...
YANLIŞ HESAP BU KEZ KADIKÖY...
ETEM ÇALIŞKAN O BİR ATATÜRK S...
ZOR OYUNU BOZDU BJK’NİN...
MARMARİS 90.YILDA DA SAVAŞTAN...
MARMARİS TARSUS ADANA VE TÜRK...
MARMARİS GİAD YENİ BAŞKANI ÇO...
MARMARİS BALEVİ MART 2012...
HEPİMİZİN ÇOCUKLARI İÇİN SEVG...
VE MARMARİS YENİ TANSAŞ AÇILD...
MARMARİS’İN MASKOTU DOĞUM GÜN...
Neden bu başlığı attık?.. Hatırlarsanız Merhum Gazeteci Yazar Duygu Asena’ nın “Kadının adı yok “ adlı romanı geldi aklımıza…
Çünkü bugün 5 Aralık 2010, Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakları’nın verilişinin 76 .yıl dönümü.
Geçen yıllardan çok uzak, Marmaris’te Türk kadınını sadece iki kurum hatırladı bu yıl. Önceki gün Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Marmaris Şubesi’nden gelen açıklama ve bugün de (Her ne kadar biraz geç olsa da, çünkü Saat: 15.53’te geldi) CHP Marmaris İlçe Kadın Kolu’ndan
gelen açıklama.
Ne yazık ki her geçen yıl unutulmaya yüz tutan ve asla unutulmaması gereken olayı, etik gazetecilik gereği bir kez daha hatırlatıyoruz: “Türkiye Cumhuriyeti; Kadınlara siyasi haklarını kazandıran, dünyanın ilk ülkelerinden biri. Türk kadını; 20 Mart 1930’da çıkarılan Belediye Kanunu ile ilk kez belediye seçimlerine katılma hakkı elde ederken, 5 Aralık 1934’te de, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun 10. ve 11. maddeleri değiştirilerek milletvekili seçme ve seçilme hakkı kazandırıldı ve 1 Mart 1935’te ilk kadın milletvekilleri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yerlerini aldı."
Ata Sevgi
Bugün Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakları’nın verilişi’nin 76. yıl dönümü. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Marmaris İlçe Kadın Kolu Başkanı Dilek Akcan bugün yazılı yaptığı açıklamada; 5 Aralık’ın kadın ve erkeğin eşit bir toplum oluşturma çabasının en önemli basamaklarından biri olduğuna dikkat çekerek;” Cumhuriyet aynı zamanda bir kadın devrimidir. Cumhuriyet’le başlayan o büyük toplumsal dönüşümün temel ekseni kadın erkek eşitliği olmuştur. Bu Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük projesidir.
1930’da belediye yasası çıkartıldı. Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı.
1934’de anayasa değişikliği ile kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanındı.
Atatürk, Türk kadının seçme ve seçilme hakkının verilmesinin ardından şöyle seslenmiştir: ‘’ Bu karar Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. ‘’
Medeni memleketlerin bir çoğunda kadınlardan esirgenen bu hak, bugün kadının elindedir ve onu selahiyet ve liyakatla kullanacaktır. Bu tarihsel süreç, kısaca bize nereden nereye ve nasıl geldiğimizi açıklamakta ve hatırlatmakta. Nereden geldiğini bilmeyen nereye gideceğini de bilmez. Biz nereden geldiğimizi biliyoruz. Bize yolumuzu açan Cumhuriyet’tir. Biz Cumhuriyet’in yollarında yürüdük. Okullarında okuduk, öğrendik, öğrettik, birey olduk, topluma karıştık, çalıştık, kazandık.
Biz Cumhuriyet’in kızları, kadınları, anneleri, onurlu vatandaşlarıyız. Atatürk’ün kurucusu olduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadınları olarak seçme ve seçilme hakkına sahip oluşumuzun 76. yılında bizim görevimiz seçme ve seçilme hakkımızı bilinçli olarak kullanmaktır.” dedi. (AjansSevgi / Marmaris)

.Kadın hakları ve kadınların erkeklerle eşitliği konusunda geçen asırdan itibaren batı ülkelerinde yoğun mücadelelerin verildiği bilinmektedir. Ülkemizde, gerek Osmanlı İmparatorluğu ve gerek Cumhuriyet döneminde kadınlarımızın kendi hakları konusunda, batı ülkelerindekine benzer şekilde mücadele ettiklerini söylemek mümkün değildir. Ama biz kadınlara birçok batı ülkesinden daha evvel bu hak Atatürk tarafından verilmiş ve hatta adeta sunulmuştur...Yukarıda da bahsedildiği gibi...Kadınların erkekler ile eşit toplumsal varlıklar olarak toplum içinde yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır ve Atatürk Devrimleri' nin en önde gelenlerinden birisidir. 1926 yılında Büyük Millet Meclisi tarafından kabulle yürürlüğe giren ve Türk kadınlarını "şeriat" zincirinden kurtaran Medeni Kanun ile, Türk kadınına bin yıl evvel kaybettiği hakların iade edilmesinin temeli oluşmuştur. Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Haklarının Verilmesi Medeni Kanun ile erkeklerle eşit haklara sahip olan Türk kadınına, 3. TBMM tarafından 3 Nisan 1930' da kabul edilen bir yasa ile belediye seçimlerine katılma hakkı tanınmıştır. 1931 yılında da Türk kadını ilk kez tıp dünyasında varlığını göstermiş ve ilk kadın cerrahımız çalışmaya başlamıştır. 4 Mayıs 1931' de ilk toplantısını yapan IV. TBMM tarafından 26 EKim 1932' de kabul edilen bir yasa ile Türk kadınına muhtar, köy ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme ve seçme hakkı tanınmış; ertesi yıl da, 8 Ekim 1934' de kabul edilen ve 5 Aralık 1934'de yürürlüğe giren bir başka yasa ile kadın-erkek eşitliği alanında bütün haklar, "Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı" nın tanınmasıyla verilmiş oluyordu. Atatürk' ün Kadın Hakları Konusundaki Görüşleri ve Gerçekleştirdikleri, bugün dünya aydınlarının ve Birleşmiş Milletler Teşkilatı 'nın yaymaya çalıştığı kadın hakları ile ilgili görüşler, Atatürk tarafından çok önceleri dile getirilmiştir!!!..
Buna rağmen...ülkemde kadına uygulanan ikinci derecede insan muamelesi hala devam etmekte...kadın hala cinsel tacize uğramakta...ve hala fiziki ve sözel şiddete maruz kalmaktadır...Hala doğuda kadın, töre denilen cehalete kurban gitmektedir...işte bu nedenledir ki...ben 5 aralık ta hep böyle buruk olurum....ne zaman ki ülkemde kadın Atatürk'ün kadın anlayışı ile eşit seviyeye gelir...işte o gün ülkemde rahatlıkla 5 aralık kadınlar günü olarak kutlanır...hakederek...
Tarih: 05.12.2010 - 21:10 | Gönderen: Hülya Dedeoğlu / Kuşadası









